Ordu’da kahverengi kokarca zararlısına karşı farklı ve tesirli bir gayret prosedürü geliştirildi. Altınordu ilçesi Eyüplü Mahallesi’nde yaşayan Avukat Mehmet Yıldırım, canlı olarak getirilen her bir kahverengi kokarcayı sembolik olarak 1 TL karşılığında satın alıyor. Toplanan böcekler ise biyolojik çaba kapsamında kullanılmak üzere Giresun’daki Fındık Araştırma Enstitüsü’ne gönderiliyor.
Zararlıyla gayret samuray arısıyla olacak
Çiftçilikle de uğraşan Mehmet Yıldırım, bu yıl mahallelerinde görülmeye başlanan kahverengi kokarcanın mahsullere önemli ziyan verdiğini belirterek, vatandaşları teşvik etmek hedefiyle canlı kokarcaları fiyat karşılığında almaya başladı. Toplanan ziyanlı böcekler, samuray arılarının çoğaltılması gayesiyle Fındık Araştırma Enstitüsü’ne teslim ediliyor. Samuray arıları, kahverengi kokarcanın doğal düşmanı olarak biliniyor ve biyolojik gayrette aktif biçimde kullanılıyor.
"Bu böcek dünyanın sonunu getirebilir"
Kampanyanın değerine dikkat çeken Avukat Yıldırım, "Bu zararlı böcek, sadece Türkiye’de değil dünyada da süratle yayılıyor. Tarıma verdiği ziyan büyük. Şu anda mahallemizde ağır halde görülüyor. Devletimizin uğraşına takviye vermek ismine bu türlü bir teşebbüste bulunduk. Bu yalnızca kişisel değil, toplumsal bir çaba olmalı" tabirlerini kullandı.
260 kokarca toplandı, gaye yaygınlaştırmak
Yıldırım, uygulamanın yeni başladığını ve bugüne kadar 260 kokarcanın toplandığını belirterek, talebin arttığını, farklı bölgelerde de benzeri çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Enstitünün kokarcaları samuray arısı üretiminde kullandığını, karşılığında da arı temin ederek zararlının doğal yolla denetimini sağlamayı hedeflediklerini söz etti.
"Para için değil, fındık için topluyoruz"
Mahalle sakinlerinden Semiha Coşkun ve Türkan Türkmen ise çalışmayı gönülden desteklediklerini söyledi. Türkmen, "Kokarca fındığımıza ve başka eserlere önemli ziyan veriyor. Biz bu çabayı para için değil, eserlerimizi ve tabiatımızı korumak için yapıyoruz" dedi.
Bakan Tunç: “Adaleti sadece köhne binalardan kurtarmadık, darbecilerin ve vesayetçilerin kontrolünden kurtardık”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük Adalet Sarayı’nın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye genelinde 395 müstakil adalet binası inşa ettiklerini belirterek, adaletin sadece fiziki mekanlarla değil vesayetçi ve darbeci anlayışlardan arındırılarak milletin yargısı haline getirildiğini söyledi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Karabük’te yapımı gerçekleştirilecek Adalet Sarayı’nın temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Tunç, AK Parti iktidarları döneminde Karabük’ün önemli yatırımlar aldığını belirtti. Bakan Tunç, Karabük’ün eğitimden sağlığa, ulaşımdan kamu hizmet binalarına, sanayi tesislerinden altyapı projelerine kadar birçok önemli esere kavuştuğunu ifade ederek, "AK Parti iktidarlarıyla Karabük’ümüz çok önemli yatırımlar aldı, birçok esere sahne oldu. Türkiye genelinde olduğu gibi eğitimden sağlığa, ulaşımdan kamu binalarına, kamu hizmet yapılarından sanayi tesislerine varıncaya kadar Karabük’ümüz çok büyük eserlere kavuştu. Bugün de bunun devamını sağlamış oluyoruz" dedi.
Adalet sarayının Karabük için önemli bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Tunç, göreve geldikleri ilk günden itibaren çalışmaların başlatıldığını belirterek, "Kamu hizmet binalarımızdan bir eksiğimiz vardı. Adalet binamızın bir an önce yapılması noktasında valimiz ve milletvekillerimiz, Bakanlığımızın ilk günlerinde ‘hayırlı olsun’ ziyaretine gelir gelmez, memleketimize bir adalet binası kazandıralım dediler. Biz de ilk günden itibaren hemen proje çalışmalarına başladık" ifadelerini kullandı.
Bakan Tunç, adalet sarayının yapım sürecine ilişkin ise şu bilgileri paylaştı:
"Saraylı binamızın temelini attıktan sonra, inşallah 600 gün süresi olan bu projeyi müteahhit firma 2 yıldan önce bitirerek Karabük’ümüze bu güzel eseri kazandıracak. Böylece adalet hizmetlerinin daha uygun bir mekânda, adaletin makamına yakışır bir şekilde yürütülmesini sağlamış olacağız."
Türkiye genelinde adalet altyapısına yönelik yatırımlara da değinen Tunç, "Biz bugüne kadar Türkiye genelinde 395 müstakil adalet binası yaptık. 78 olan sayı, üç yüz doksan beşe yükseldi" dedi.
Sadece bina yapmakla yetinmediklerini dile getiren Tunç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Tabii bunu söylediğimizde ‘Sadece bina mı yaptınız? Bina yapmakla adalet gerçekleşir mi?’ deniliyor. Hayır, biz sadece adalet binaları yapmakla kalmadık. Eğitimden sağlığa, üniversitelerden tünellere, limanlardan altyapı ve üstyapı projelerine kadar Türkiye’nin fiziki kalkınmasını sağlarken, ekonomik ilerlemesini de destekledik. Kamu binalarımızı da yeniledik, adaleti köhne binalardan kurtardık."
Adaletin vesayetçi anlayıştan kurtarıldığını vurgulayan Tunç, "Ama biz adaleti sadece köhne binalardan ya da merdiven altı duruşma salonlarından kurtarmadık. Adaleti birilerinin arka bahçesi olmaktan, darbecilerin ve vesayetçilerin kontrolünden kurtardık ve milletin yargısı haline getirdik" şeklinde konuştu.
Anayasal reformlara değinen Tunç, "Anayasada ‘darbeciler yargılanamaz’ anlayışı vardı. Sizin oylarınızla bunlar değişti. 30-40 yıl sonra 12 Eylül darbecileri ve 28 Şubat postmodern darbecileri yargı huzuruna çıkarıldı ve millet önünde hesap vermeleri sağlandı" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin demokratikleşme sürecine dikkat çeken Tunç, terörle mücadele konusunda da kararlı olduklarını belirterek, "İnşallah terörsüz bir Türkiye’yi de hep birlikte inşa edeceğiz. Terörden kurtulacağız ve bu noktada kararlı bir çalışmamız var" dedi.
Terörün sona erdirilmesine yönelik yürütülen sürece de değinen Tunç, "İnşallah terörün sona erdirilmesi ve terör örgütünün tasfiyesiyle ilgili süreci şu anda yürütüyoruz. Terör örgütü silah bırakma kararı aldı" ifadelerini kullandı.
Sürecin Meclis ve devlet kurumlarının koordinasyonu içinde sürdüğünü vurgulayan Tunç, Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına da değinerek, terörün kalıcı olarak Türkiye gündeminden çıkarılması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla butonlara basılarak adalet sarayının temeli atıldı.