Zonguldak’ta 31 yıl evvel işletmeye alınan Kızılcapınar Barajı’nda suların çekilmesiyle birlikte terk edilmiş yapılardan kimileri gün yüzüne çıktı.
Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Ova köyü mevkisindeki çay üzerine 1994 yılında inşa edilerek işletmeye alınan 36 milyon metreküp kapasiteli Kızılcapınar Barajı’nda suların azalmasıyla birlikte eski yapılan gün yüzüne çıktı. Su düzeyi 100 kotunda olan barajda, suların çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan görüntü dron ile havadan görüntülendi.
Barajın inşası sebebiyle meskenlerin terk edilerek köyün üst bölgedeki yamaca inşa edildiğini; birtakım köy sakinlerinin de ilçe merkezine taşındığını anlatan Ova Köyü Muhtar Azası Osman Sevim, “Bu yapılar 1975’li yıllarda yapıldı. 1992 yılından sonra baraj inşaatının başlamasıyla birlikte kimi köy sakinleri öteki yere taşındı. İlçe merkezine taşınanlar oldu. Yeri olanlar köyü üst taşıyarak konutlarını yaptı. Baraj geldikten sonra kullanılmayan bu meskenler su altında kaldı. Sular çekildi. Su meskenlerin hududuna kadar geliyordu. Dolduruyordu. Bu yapılar gözükmüyordu. Sular çekilince meskenler gözükmeye başladı. Bu suyun altında insanların yeri vardı, fındığı vardı. Mezarlıklar vardı. Hepsi suyun altında kaldı. Yolda vardı. Köyün bir başından giriyordu Kızılcapınar istikametine kadar gidiyordu. Mezarlıkları çıkartılabilenler çıkartıldı. Daha evvelce defnedilenler kaldı. Zira yerleri aşikâr değildi. Yerleri bilinen definler alındı” diye konuştu.
Barajdaki suyun Nisan ayına kadar beklenen yağışlarla birlikte yine yükselmesi öngörülürken vatandaşların bilhassa bahçe sulama, araç yıkama hususlarında hassas davranmaları, suyu tasarruflu kullanmaları istendi.


Kızılcapınar Barajı’nda sular çekilince terk edilmiş yapılar ortaya çıktı
Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı
Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.
Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.
“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”
Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.
“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”
Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

