Keskinkılıç, 3 Nisan Sanayi Gününü Meclis kürsüsüne taşıdı - Karabük Haber Postası
xxxxxxxxxx
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
02 Nisan, 2026 15:51 tarihinde yayınlandı
0
0

Keskinkılıç, 3 Nisan Sanayi Gününü Meclis kürsüsüne taşıdı

AK Parti Karabük Milletvekili TBMM KİT Komisyonu Katip Üyesi D. Ali Keskinkılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada 3 Nisan Sanayi Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekerek Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın Türk sanayi tarihindeki kritik rolünü vurguladı.

Keskinkılıç, konuşmasına Gazi Meclis üyelerini ve aziz milleti selamlayarak başladı. Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık hedefinin temellerinin Birinci İktisat Kongresi’nde kabul edilen Misak-ı İktisadi ile atıldığını hatırlatan Keskinkılıç, bu hedefin en somut adımlarından birinin 3 Nisan 1937’de temelleri atılan Karabük Demir Çelik Fabrikaları olduğunu ifade etti.

Henüz 13 haneli bir köy olan Karabük’te yakılan sanayi meşalesinin genç Cumhuriyetin büyük kalkınma hamlesinin simgesi olduğunu belirten Keskinkılıç, fabrikanın yalnızca bir üretim tesisi değil, aynı zamanda Türkiye’nin ağır sanayide kendi kendine yetebilme yolunda attığı dev bir adım olduğunu dile getirdi.

Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın “fabrika yapan fabrika” unvanıyla Türk sanayi tarihine geçtiğini belirten Keskinkılıç, tesisin Türk sanayisinin gelişiminde öncü rol oynadığını söyledi. İlk yüksek fırının “Fatma” adıyla kurulduğunu, doğurganlığı simgeleyen bu ismin ardından “Zeynep” ve “Ülkü” yüksek fırınlarının da devreye alındığını ifade etti.

Fabrikanın Türkiye’nin sanayileşme sürecinde bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Keskinkılıç, bu yatırımla birlikte Türkiye’nin demir-çelik üretiminde dışa bağımlılığının azaldığını ve ekonomik bağımsızlığın güçlendiğini belirtti.

Türkiye’nin tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişte ilk adımını Karabük’te attığını kaydetti.

Karabük’ün aynı zamanda planlı bir sanayi şehri olarak doğduğunu ifade eden Keskinkılıç, işçi ailelerinin yerleşimi, eğitim kurumlarının açılması ve sosyal hayatın gelişmesiyle kentin modern Türkiye’nin ilk sanayi şehirlerinden biri haline geldiğini söyledi. Karabük’ün Türkiye’nin sosyal dönüşümünün en somut örneklerinden biri olduğunu dile getirdi.

1995’li yıllarda başlayan özelleştirme sürecine de değinen Keskinkılıç, Karabük halkının fabrikasına sahip çıkarak dünyada örneği az görülen bir dayanışma sergilediğini ifade etti. İşçiler, esnaf ve iş insanlarının birlik içinde hareket ederek Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nı devraldığını belirtti.

2000’li yıllarda yaşanan finansal krizlere rağmen Karabük’ün yeniden ayağa kalktığını belirten Keskinkılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle kentin ikinci bir kalkınma sürecine girdiğini söyledi. Günümüzde Karabük’ün organize sanayi bölgeleri, lojistik merkez projeleri ve Filyos Limanı ile Kalkınma Yolu bağlantılarıyla gelişimini sürdürdüğünü ifade etti. Ayrıca Karabük Üniversitesi’nin de uluslararası alanda rekabet eden bir kurum haline geldiğini belirtti.

Konuşmasında 3 Nisan Sanayi Günü’nün önemine de geniş yer ayıran Keskinkılıç, bu özel günün işçilerin, mühendislerin, teknisyenlerin ve tüm sanayi çalışanlarının emeğini anmak açısından büyük bir anlam taşıdığını vurguladı. Sanayinin Türkiye’nin kalkınmasındaki vazgeçilmez rolüne dikkat çekti.

Keskinkılıç, emekçilerden mühendislere, teknisyenlerden nakliyecilere ve sanayicilere kadar tüm kesimlerin 3 Nisan Sanayi Günü’nü kutlayarak, bu günün Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının simgesi olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda Meclis’teki milletvekillerine de çağrıda bulunan Keskinkılıç, Karabük’ün kuruluş yıl dönümünün ve Türk sanayicisinin Sanayi Günü’nün anılmasının önemine dikkat çekti.

AK Parti Karabük Milletvekili D. Ali Keskinkılıç, sözlerini “3 Nisan Sanayi Günümüz kutlu olsun” diyerek tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
beun acik deniz teknolojileri merkezi kutuphanesi hizmete sunuldu b6TRCsjU
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim, kültür ve eğitimin buluşma noktası olacak yeni bir eseri daha öğrencileriyle buluşturdu. Çaycuma Kampüsünde hayata geçirilen Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi, düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı.

BEUN Çaycuma Kampüsü bünyesinde akademik gelişime katkı sunacak bu önemli yatırım, bilgiye erişimin kolaylaştığı ve geleceğin inşa edildiği bir merkez olarak kapılarını araladı. Açılış törenine; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, ilçe protokolü, akademik ve idari personel, basın mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan müzik dinletisi katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesiyle devam eden program, açılış konuşmalarıyla devam etti.

Günün anlam ve önemine dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, şu ifadeleri dile getirdi:

“Bugün burada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile Subsea7 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirmenin büyük mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, böylesine kıymetli bir eseri üniversitemize ve Zonguldak’a kazandırmak bizler için ayrıca anlam taşımaktadır. İnanıyorum ki bu kütüphane; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları bir alan olmanın ötesinde, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri bir yaşam alanı olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak, hayatlarında unutamayacakları izler bırakacaktır. 144 metrekarelik kullanım alanına sahip olan kütüphanemizde, 1500’ün üzerinde basılı kaynak titizlikle kataloglanarak öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bunun yanı sıra RFID altyapısı, gelişmiş otomasyon sistemi, katalog tarama ve self-check cihazlarıyla donatılan bu merkez, kullanıcılarımıza hızlı, pratik ve çağın gereklerine uygun bir deneyim sağlamaktadır. Ayrıca zengin elektronik kaynak altyapımız sayesinde tüm kampüs kullanıcıları bilgiye her an, her yerden erişim imkânına sahiptir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma ve bir parçası olmaktan gurur duyduğum Subsea7 ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserin, başta öğrencilerimiz olmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür’ün ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu müstesna zamanda böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Atalarımızın veciz ifadesiyle ‘Bir mekânın değeri, orada bulunan o anı anlamlı kılan insanlarla ölçülür.’ İşte bugün bu ortam; kıymetli çalışma arkadaşlarım, değerli öğrencilerimiz ve bu mutlu günümüze değer katarak ilme gönül veren siz saygıdeğer misafirlerimizle anlam kazanmaktadır. Nitekim bugün Kütüphaneler Haftası’nda yalnızca bir kütüphanenin kapılarını hizmete aralamıyoruz. Bilginin ve ilmin sayfalarını gençlerimizin ufkuna açıyoruz. Bilimin ışığıyla öğrencilerimizin ilerlediği kutlu yolu aydınlatıyoruz. Ecdadımız, kitaplarla dolu mekânları en kıymetli hazinelerden üstün görmüş; kütüphaneleri adeta birer ilim bahçesi olarak değerlendirmiştir. Bu sebeple kütüphaneler, yalnız kitapların bulunduğu mekânlar değildir. Aynı zamanda aklın, vicdanın ve hakikatin buluştuğu müstesna irfan ocaklarıdır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu güzide eser de geleceğe bırakılan güçlü bir mirastır. Burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma, üretilecek her fikir, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin Baki’nin de ifade ettiği gibi ‘hoş bir sada’ olarak yarınlara taşınacaktır. Bu anlamlı eserin hayata geçmesinde büyük emeği olan başta Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür Hanımefendi olmak üzere tüm Subsea7 ailesine verdikleri kıymetli desteklerden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken; kütüphanemizin üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca kütüphanemizden faydalanacak öğrencilerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum.”

Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından Subsea7 yönetim ekibine plaket takdim edildi. Program, kurdele kesimiyle devam ederken katılımcılar kütüphaneyi ziyaret edip çalışmaları yerinde inceledi.

BEUN’dan Bilim ve Geleceğe Değer Katan Yatırım

Modern altyapısı, zengin kaynakları ve teknolojik donanımıyla dikkat çeken Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi; öğrencilerin akademik gelişimine katkı sunarken, bölgenin bilimsel ve kültürel hayatına da önemli bir ivme kazandıracak. BEUN’un vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen bu anlamlı yatırım, üniversitenin bilgi üretme ve paylaşma misyonunu daha da ileriye taşırken; gençlerin hayallerine, araştırmalarına ve geleceğine ışık tutacak güçlü bir ilim merkezi olarak hizmet verecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin