KESK Bölge toplantısı Karabük’te yapıldı. Toplantıya; SES Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri İlhan Yiğit, KESK Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit katıldı. Öğretmenevinde yapılan Toplantıya Bartın, Zonguldak, Çankırı ve Kastamonu’dan Sendika Başkanları, Yönetim kurulu üyeleri ve temsilciler katılırken, toplantının açılış konuşmasını yapan KESK Eğitim, Örgütlenme ve Basın Yayın Sekreteri İlhan Yiğit, Kasım ayında yapılan bütçe görüşmelerini eleştirdi, bütçeyi kabul etmediklerini söyledi. Yiğit konuşmasında “Hepinizin takip ettiği gibi Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2015 yılı bütçe kanun tasarısı kabul edilerek Genel Kurul’a sevk edildi. 2015 Merkezi Yönetim Bütçesi daha öncekiler gibi, demokratik katılımcılığı esas almadan, toplumun en geniş kesimlerinin müzakere ve onayına başvurulmadan antidemokratik bir anlayışla hazırlanmıştır.Bu dönemde talebini yüksek sesle dillendiren emekçilerin payına yine her zaman olduğu gibi polis şiddeti, gaz, gözaltı düşmüştür.Önümüze sunulan bu bütçe; Emekçi halkı yoksullaştıran, sermayeyi kayıran bütçedir! Sermayeye teşvikler, vergi afları gibi uygulamalarla kaynak aktarma bütçesidir! Yağma ve talan bütçesidir!Piyasalaştırmayı, özelleştirmeyi, taşeronlaştırmayı ve iş cinayetlerini daha da arttıran bir bütçedir!Vergi yükünü doğrudan ya da dolaylı olarak emekçi sınıf ve halkların omuzlarına yükleyen bir bütçedir!Elektrik, su, doğalgaz gibi zorunlu ihtiyaçların fiyatlarını yüksek tutarak bütçe gelirlerinin yükünü halka ödeten bir bütçedir!Kaynakların içeride ve dışarıda savaşa ayrıldığı bir savaş bütçesidir!Giderek otoriterleşen bir devletin bütçesidir!Toplumu muhafazakarlaştıran, siyasal-İslam bütçesidir! Kadınları yok sayan, cinsiyetçi bir bütçedir!Daha fazla kar elde etmek için doğayı azgınca talan eden bir bütçedir!Yani; Halkın ihtiyaçlarını gözeten bir bütçe değildir!Emekçi sınıfların üretimden adil pay almalarını sağlayan bir bütçe değildirHalkın yaşam alanını, doğayı çevreyi koruyan bir bütçe değildir!Halkın bütçe hakkını gözeten, halkın katılımıyla hazırlanmış bir bütçe değildir!Kürt sorununu demokrasi ekseninde çözmeyi hedefleyen bir bütçe değildir!Aleviler ve diğer inanç gruplarına eşit yaklaşan bir bütçe değildir!Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan bir bütçe değildir” dedi Bütçe Kanunu Tasarısı’na göre, 2015yılında Türkiye’de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 1,9 trilyon TL olacak, yapılacak kamu harcaması 473 milyar TL ve toplanacak vergi gelirleri 427 milyar TL olacaktır diyen YİĞİT “Bunun anlamı şudur; Devlet işçilerin, emekçilerin bir yılda ürettikleri değerin yaklaşık dörtte birine el koyacaktır. Bütçe dışı fonlar, örtülü ödenek gibi mekanizmalarla emekçilerden aktarılan kaynak gerçekte üçte biri bulmaktadır.Bu gasp yetmezmiş gibi çift haneye yaklaşmış enflasyon karşısında kamu emekçilerine, işçilere 2015 yılı için yüzde 3’lük zam dayatılmaktadır. Bunun adı gasptır, soygundur! En iyimser araştırmalar bile son 11 yıl içinde kamu emekçilerinin maaşlarında %23’lük bir kayıp yaşandığını ortaya koyarken ve AKP-Memur Sen tarafından yapılan 2014 yılı satış sözleşmesinden kaynaklı bu kayıp daha da büyürken, %3’lük zam demek, emekçilerle alay etmek, emeklerini aşağılamak demektir! Bugün brüt olarak 1,102 TL olan asgari ücretten işçilerin eline 868 TL kalmaktadır. Asgari ücretlinin öğün başına sadece 75 kuruş ayırabildiği ülkemizde devlet bu 75 kuruşun bile peşine düşmektedir. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemiyle asgari ücretin yüzde 44’üne devlet vergi adı altında el koymakta, kalanını da dolaylı vergiler kanalıyla işçinin elinden almaktadır. En son Ermenek’te iş cinayeti sonucu kaybettiğimiz işçi kardeşimizin babası Recep amcanın delikli ayakkabısı hepimizin gerçekliğidir. İşçi sağlığı ve güvenliğini maliyet olarak gören, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırmayla işçileri ölüme terk eden bu düzen işçilerin yoksulluğundan, işlerin kanından beslenmektedir. Savunma ve güvenlik bütçesindeki artışın yarısından fazlasının tek başına Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesinde yapılmış olması, Türkiye’nin bir süredir başta toplumsal muhalefeti baskı altına almak adına çıkarılan İç Güvenlik Yasası olmak üzere, gerek yasal düzenlemelerle, gerekse pratik uygulamalarla “polis devleti” olma yolunda hızla ilerlediğinin kanıtıdır. 2015 yılı bütçesinde savunma, güvenlik ve istihbarat harcamaları yani diğer bir ifade ile savaş harcamaları 2014 yılı bütçesine göre yüzde 14, 2007 yılına göre ise 2 katından fazla bir artış göstermektedir.AKP döneminde sadece örtülü ödenekten savaşa aktarılan kaynak önceki dönemlere göre 20 kat artmıştır.” Dedi Taleplerini sıralayan Yiğit “AKP-Memur Sen Satış Sözleşmesinden kaynaklanan maaşlarımızdaki kayıplar derhal telafi edilmelidir.Emeklilikteki sefalet ücretine son verilmeli, ek ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır.Bütçe, gelir dağılımını daha da bozucu değil, gelir dağılımındaki adaletsizliği giderici bir işleve sahip olmalıdır.Bütçenin hazırlanmasında demokratik süreçler işlemeli, sendikalar, demokratik kitle örgütleri bütçe hazırlık süreçlerinde yer almalıdır. Halkın bütçe öncelikleri konusunda kararlara katılımını sağlayacak mekanizmalar geliştirilmelidir.Bütçenin hazırlanmasına toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele esas alınmalı, kadınların ekonomik kaynaklara, kamusal hizmetlere, eğitime, sağlığa ve sosyal koruma haklarına adil ve eşit bir şekilde erişimi sağlanmalıdır.Silahlanma, şiddet ve savaş politikalarına dayanan bütçe anlayışından vazgeçilmelidir.Kamu harcamaları işsizliği, yoksulluğu, gelir dağılımı adaletsizliklerini giderici olmalıdır, bütçe bu yönde şekillendirilmelidir.Kamu hizmetlerinin eşit, ücretsiz, nitelikli ve herkese ulaşılabilir olması sağlanmalıdır.Asgari ücret yoksulluk sınırı dikkate alınarak yükseltilmeli ve vergiden muaf tutulmalıdır.Eğitime ve sağlığa ayrılan pay toplumsal ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden belirlenerek artırılmalıdır.Vergide adalet sağlanmalı, kamu emekçilerinin vergi dilimi artışından etkilenmemesi için gerekli düzenleme yapılmalıdır” dedi
