Karabük Postası tarafından
19 Ekim, 2015 14:34 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Kesgin ve Pala: “BBP olarak milletimizi safını belirlemeye davet ediyoruz”

BBP Milletvekili Adaylarından Gazetemize Ziyaret Büyük Birlik Partisi Karabük Milletvekili Adayları Murat Kesgin ve Temel Pala Alperen Ocakları Başkanı Dursun Kıraç ile birlikte gazetemize ziyarette bulundu. Çarşı Pazar dolaşarak seçim çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini ifade eden BBP Milletvekili Adayları Kesgin ve Pala yaptıkları açıklamada; Ülkemizin zor ve meşakkatlı dönemlerden geçtiği şu günlerde bir kez daha seçim atmosferine girdik. Öncelikle millet vicdanının ekseri tecellisiyle sonuçlanmasını umut ettiğimiz 1 Kasım seçimleri ülkemize, milletimize, Karabük’ümüze hayırlar getirir inşallah… Hz. İbrahim’in kıssasındaki karınca misalince milletimizin oy kullanacağı 1 Kasım seçimleri bir saf belirleme ve var olan saflarımızı sıklaştıran seçimdir. Bizler bu seçimde BBP olarak milletimizi safını belirlemeye davet ediyoruz. Milletimiz ; ya yıllardır küresel emperyalizmanın piyonu hüviyetine bürünmüş vatan, millet, bayrak sevgisinden yoksun insanlarla birlikte olacak ya da vatan ve bayrak sevdalısı alperen bir kadronun yanında saf tutacak. Safını belirle! İhtinamız sadece bir slogandan ibaret ve madde kimliğiyle anlaşılacak sözler değildir. Safını belirle! Karıncanın manadaki hüviyetine bürünmektedir! Karabük’ümüzün yıllardır milletvekili olup Karabük’e bir çivi dahi çakmayan, Karabük’ün ve Karabüklünün sorunlarından habersiz, ilimiz için yapacağı hiçbir şey olmayan insanlara karşı artık safını belirlemedir. Hemşerilerimiz y Karabük için projeleri olanlara Karabük’ün ve Karabüklünün yüküne omuz verenlerle saf tutacak ya da milletvekili olduktan sonra Karabük’e adım atmayanlarla saf tutacak! Türk Milletinin feraseti şüphesiz ki çok keskindir. En büyük karanlıklarda doğru yolu seçebilecek keskinliğe sahip gözleriyle oy pusulasında kendisini karanlıktan çıkarabilecek tek siyasi hareketle saf tutacaktır. Bizim çağrımız hizbe değil birliğedir, çağrımız ayrışmaya değil, Bayrak Birlik olmayadır. Çağrımız birlikte saf tutmayadır” dediler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
01 Şubat, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?

2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.

Buna neden gerek duyuldu?
Bizi buna zorlayan ne idi?
Güvenlik kaygılarımız mı vardı?
Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi?
Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik?
Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik?
O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.

Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.

Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz.
Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor;
ABD 8133 ton
Almanya 3350 ton
İtalya 2452 ton
Fransa 2437 ton
Rusya 2330 ton
Çin 2304 ton
İsviçre 1040 ton
Hindistan 880 ton
Japonya 846 ton
Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )

Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının
1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede
Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.

blank

"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"

Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik!
Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti..
Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı.
Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.

Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz.
Teşekkürler Sayın Albayrak

Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.