KBÜ’yü Yasa Boğan Ölüm - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Ekim, 2014 12:01 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’yü Yasa Boğan Ölüm

Safranbolu Meslek Yüksekokulu Giyim Teknolojisi Bölümü öğretim görevlisi Meral Köktürk Evinde Ölü Bulundu

Karabük Üniversitesi Safranbolu Meslek Yüksekokulu Giyim Teknolojisi Bölümü öğretim görevlisi Meral Köktürk (46), yalnız yaşadığı evinde ölü bulundu. Banyoda düşüp başını çarparak öldüğü tahmin edilen Köktürk’ün kesin ölüm nedeni otopsiyle belirlenecek.

Edinilen bilgiye göre, Meral Köktürk, okulda rahatsızlanınca yönetimden izin alarak yalnız yaşadığı evine gitti. Köktürk’ün durumunu merak eden yeğeni Berna Köktürk Dalcalı, Safranbolu’da Cemal Caymaz mahallesindeki evine gitti. Köktürk’ün kapıyı açmaması üzerine yedek anahtarla kapıyı açıp içeriye giren yeğeni, öğretim görevlisi teyzesini banyoda hareketsiz yatarken gördü. Durumun 112’ye bilgi verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Köktürk’ün öldüğü belirlendi.
Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal ile KBÜ Turizm Fakültesi Dekanı ve Safranbolu Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ahmet Gürbüz ve akademisyen arkadaşları, evde Köktürk’ün ölümüyle ilgili görevlilerden bilgi alırken büyük üzüntü yaşadı.

Banyoda düşüp başını çarparak öldüğü tahmin edilen Meral Köktürk’ün cesedi, savcının evde yapılan incelemesinin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…