KBÜ’de ÜNİDES kapsamında Yapay Zeka Paneli düzenlendi - Karabük Haber Postası
ffff 5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Temmuz, 2025 14:09 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de ÜNİDES kapsamında Yapay Zeka Paneli düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Yapay Zekâ Kulübü tarafından, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yürüttüğü Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında “Yapay Zeka Paneli” düzenlendi.

Karabük Üniversitesinde düzenlenen panelde yapay zekânın sağlık, eğitim, sanayi ve etik alanlardaki etkileri akademik bakış açısıyla münazara gerçekleşti.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Panelin açılışında konuşan Yapay Zekâ Kulübü Başkanı Tuncay Kayalar, etkinliğin teknolojiye ilgi duyan gençler için yeni fikirler geliştirme ortamı sunduğunu belirtti.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, açılışta bir konuşma yaparakyapay zekânın ancak doğru kullanıldığında insanlığa katkı sağlayabileceğini vurgulayarak, “Yapay zekâ veriyle beslenir. Veri olmadan anlamlı sonuçlar üretmesi mümkün değildir. Bu nedenle etik ve güvenlik konuları büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Emrullah Demiral iseyüksekokulun geçen yıl kurulmasına rağmen üç aktif programla eğitim-öğretime güçlü bir başlangıç yaptığını ve bu yıl yeni açılan 3 programla birlikte toplamda 6 program olduğunu belirtti. Demiral, Türkiye genelinde başlangıçta yalnızca altı üniversitede açılan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokullarından birinin üniversitemizde var olmasının Karabük Üniversitesini bilişim alanında öncü konuma taşıdığını ifade etti.

Panelde ilk konuşmayı yapan Doç. Dr. Emrullah Sonuç, yapay zekânın özellikle sağlık sektöründe çığır açan örnekler sunduğunu belirterek, “Yapay zekâ, binlerce doktorun bilgi birikimini analiz ederek onların tecrübelerinden beslenebiliyor. Bu sayede uzman doktorların yüzde yirmi başarıyla koyduğu teşhisler, yapay zekâ ile yüzde seksenlere kadar ulaşabiliyor.” dedi.

Sonuç, yalnızca sağlıkla sınırlı kalmayan bu teknolojinin eğitim, otomotiv, savunma sanayisi gibi farklı sektörlerde de büyük dönüşümler oluşturacağını vurgulayarak, “Yapay zekâ ile kendi kendine görev icra edebilen akıllı araçların pek çok alanda daha fazla yer alacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Dr. Öğr. Üyesi İdris Kahraman, yapay zekânın otomasyona dayalı işlerde zaman kazandırdığını belirterek, “Gençlerin bu teknolojilerle erken yaşta tanışması ve projelerinde aktif şekilde kullanması büyük önem taşıyor.” dedi.

Yapay zekânın başlangıçta mahremiyet sorunları doğurduğunu ifade eden Kahraman, “Zamanla bu riskler fark edildi. Çin bu alanda düzenlemeler yaptı, Avrupa Birliği yapay zekâetikilkelerini yayımladı. Biz de akademik bakışla süreci değerlendiriyoruz. Devlet kontrolü sağlanmazsa etik ihlaller kaçınılmaz olabilir.” şeklinde konuştu.

Panelin son konuşmacısı Doç. Dr. Kasım Özacar, yapay zekânın ulaşım, tarım ve sanayi gibi alanlarda insan müdahalesine ihtiyaç duymayan sistemleri beraberinde getirdiğini belirterek, “Bu gelişmeler iletişimden insan ilişkilerine, mesleklerin dönüşümüne kadar pek çok alanı etkileyecek. Ancak yapay zekânın komutlara bağlı çalışması, bazı riskleri de barındırıyor.” dedi.

Özacar, yapay zekâ ile bireyselleşmiş dijital eğitim modellerinin gündemde olduğunu ifade ederek, “İleride insanlar klasik sınıflar yerine dijital ortamda, ilgi ve yeteneklerine göre şekillenen eğitimler alabilir. Bu alanda çalışmalar var ama henüz istenilen seviyeye ulaşılmadı.” değerlendirmesinde bulundu.

Etkinlikte; yapay zekâyı kimlerin yöneteceği, bilinç düzeyinin ne olacağı, güven ilişkisinin nasıl kurulacağı ve bu dönüşümün gelecekte meslekler üzerindeki etkileri gibi sorular tartışmaya açıldı.

Panel, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ofun dunya kupasi gururu Su32qT4S
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Nisan, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
0
0

Of’un Dünya Kupası gururu

Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanmasının ardından dikkat çeken bir detay, Trabzon’un Of ilçesinde büyük bir gururla karşılandı. Ay-yıldızlıların 2002 ve 2026 yıllarında Dünya Kupası bileti aldığı dönemlerde görev yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlarının Oflu olması ilçede sevince neden oldu.

2002 yılında Haluk Ulusoy ve 2026 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu’nun federasyon başkanlığı dönemlerinde gelen Dünya Kupası katılımları, özellikle Haluk Ulusoy ve İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Of ilçesinden olması nedeniyle ilçede ayrı bir anlam kazandı.

Salim Salih Sarıalioğlu: “Bu başarılarda da Ofluların olması da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim”

Konuyla ilgili açıklama yapan Of Belediye Başkanı Salim Salih Sarıalioğlu, yaşanan sürecin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, “Tesadüf bizim inanışımızda yeri olmayan bir kavram, bizim inanışımızda tevafuk var. Bu başarılarda da Ofluların olmasına da tesadüf demeyelim, tevafuk diyelim. Tabi Oflu olmaları bize ayrı bir gurur da veriyor. 2002 yılında Haluk Ulusoy başkanımız ve şimdiki başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu. 2002 yılında ise ev sahibi Güney Kore’yi yenerek üçüncü olmuştuk” dedi.

“Hedefimiz kupayı kazanmak”

Sarıalioğlu, A Milli Takım’a olan inançlarını dile getirerek “İbrahim Hacıosmanoğlu başkanımızın da temenni ve dualarına katılıyorum. O bizim kardeşimiz, hemşehrimiz. Buradan kendisine de başarılar diliyorum. Biz de milli takımımız ile beraber orada olup, kupayı hep birlikte alıp, önce Of’a bir selam verip ardından tüm Türkiye ile kucaklaşmak istiyoruz. Bu durum Of için gurur verici, sonuçta Dünya Kupası büyük bir organizasyon. Türkiye’nin bu turnuvada olması ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nın da Oflu olması bizim için çifte gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

“Of sınırları aşmış bir ilçe”

Of’un bir çok alanda yetiştirdiği isimlerle ön plana çıktığını vurgulayan Sarıalioğlu, “Zaten Of’un nüfusu bayağı fazla. Sadece futbolda değil, hem siyasette, hem sanatta, hem spor dünyasında ve hayatın değişik alanlarında çok başarılı hemşehrilerimiz ve yöneticilerimiz var. Biz hepsiyle gurur duyuyoruz. Of zaten sınırları aşmış, ismini dünyaya duyurmuş bir yer ancak bir kez daha dünyaya damgasını vurur diye Allah’a dua ediyorum. Takımımızdan temennim en üst neresi ise orası o da dünya kupasını kazanmak olur inşallah. Milli Takım’daki oyuncularımız bizim evlatlarımız, onlara dua ediyoruz. Rabbim onlara güç ve kuvvet versin. İnşallah da dünya kupasını alıp ülkemize dönerler” şeklinde konuştu.

İhsan Hacıbektaşoğlu: “Bu başarılar tesadüf değil”

Oflu vatandaş İhsan Hacıbektaşoğlu ise A Milli Takım’ın başarısını değerlendirerek “Milli Takım’ın dünya kupasına katılmasına mutlu oldum. Gençlerimizin böyle başarılı olması ve böyle zor bir süreci başarıyla tamamlaması bizim açımızdan çok önemli. Ülkemiz adına mutluluk verici bir durum. Ülke olarak böyle mutlu anlara ihtiyacımız var. Trabzon farklı bir coğrafya, Of da bunun içinde yer alıyor. Of’un tabi bir özelliği de çok girişimci olması. Of insanının da atılgan ve gözü kara bir yapısı var. Böyle olunca başarılar da geliyor. Bunu ben çok normal karşılıyorum” dedi.

“Karadeniz’in mücadeleci ruhu sahaya yansıyor”

Hacıbektaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sadece milli takım değil, Trabzonspor’un da gelişmesinde Oflu başkanların, buradaki girişimci ve atılgan bir ruha sahip olmaları Trabzonspor’a da büyük bir katkı sunmuştur. Of’un gerek kültür-sanatta olsun gerekse sporda olsun yapılmış olan çalışmaları tamamına yakınını Oflu iş insanları destek veriyorlar. Onlar sanatta, kültürde ya da sporda başarılı insanların çıkması için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar maddi manevi. Elbette bunlar olunca başarı da beraberinde geliyor. Milli takımımız çok iyi, gençlerimiz çok başarılı. Vincenzo Montella da iyi bir hoca. TFF başkanımız Hacıosmanoğlu da bizim arkadaşımız, yakınımızdır. O da gerekli bütün desteğini verecektir.”

“Düşüncem çeyrek final, neden final olmasın”

Hacıbektaşoğlu, “Bu bütünlük içerisinde iyi bir başarı geleceğini düşünüyorum. Çeyrek finale kalırız diye düşünüyorum ama inşallah finale kadar gideriz. Doğu Karadenizli bir çok futbolcu A Milli Futbol takımında oynuyor. Bunun sebebi ise, Karadeniz’de insanlar doğayla çok ciddi mücadele ederek ayakta kalıp hayatlarını sürdürmek zorundalar. Bu durum kültürel kodlarımıza da geçmiş. Zorluklar yörenin insanına pek etki etmiyor, bir de çok hızlı düşünen, çabuk karar veren ve hızlı hareket etmek zorunda olan insanlar olmak durumundayız bu coğrafyada. Dolayısıyla bu durum futbolda da böyle. Coğrafyanın vermiş olduğu özellikler oynanan futbola da yansıyor” diye konuştu.

Ömer Saral: “24 yıl sonra gelen gurur Of’ta katlandı”

Ömer Saral, “24 yıl sonra tekrar dünya kupasına katılmak bizim için son derece gurur verici bir olay. Federasyon başkanlarının Oflu olmaları ilginç bir olay. Oflular olarak her alanda olduğumuz için bu durum da ayrıca gurur verici. Of olarak futbola ayrı bir sempatimiz var tabiki de. A Milli Futbol takımımızdan beklentim mümkünse final oynamaları. Milli takımda Karadeniz furyası var. Karadeniz ağırlığı da futbolda olmalı” dedi.

Yılmaz Koçbıyıkoğlu: “Oflular Türk futboluna damga vurdu”

Yılmaz Koçbıyıkoğlu ise, “A Milli Takımın dünya kupasına katılması gururdan başka bir şey düşündürmedi bana. Geçmişte üçüncülüğümüz var, bana onu hatırlattı. Demek ki o nesil devam ediyor. Ne mutlu bize. Federasyon başkanlarının Oflu olması tesadüf eseri gibi görünebilir ama ağırlıklı olarak Of insanın her konuda duyarlı olmasından kaynaklanır. Oflular Türk futboluna damga vurmuştur. Bu takımla, bu hocayla, bu ruhla en az üçüncülük bekliyorum. Milli takımda Doğu Karadenizli oyuncuların ağırlıklı olmasının sebebi yapısıyla azmiyle, hırsıyla alakalı. Tabiatın bize vermiş olduğu bir özellik bu. İnsanımız da bunu iyi kullanmaya çalışıyor elinden geldiğince de başarılı oluyor” ifadelerini kullandı.

Baki Türkel: “Oflu olmak ayrıcalıktır”

Baki Türkel de, “Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandığımız akşam güzel duygular yaşadım. Tabi TFF’nin başında Oflu İbrahim Hacıosmanoğlu’nun olması da ayrı bir gurur verici olay. Kendisi Of’un büyüklüğünü hissettirdi dünyaya. Oflu olmak ayrıcalıktır. İlçe olarak küçük olabiliriz ama geniş bir kitleye sahibiz. Gelinen bu nokta bizim için bir gurur kaynağı oldu. Hacıosmanoğlu buralı, bu durum hem kendisini hem de Of’un değerini daha da yükseltti. Bu bölgenin insanı hırslı olduğu için iyi yerlere geliyorlar. Buranın insanının temel özelliği azimli, hırslı ve başarılı olması” diye konuştu.

Of’un gözü Dünya Kupası’nda

A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’nda göstereceği performans, Of ilçesinde büyük bir heyecanla bekleniyor. İlçe halkı, 2002’de elde edilen tarihi başarının ardından bu kez daha büyük bir hedefe ulaşılacağına inanıyor. Ay-yıldızlıların Dünya Kupası’nda önemli bir başarı elde etmesi halinde, Of’taki gururun daha da büyümesi bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin