KBÜ'de Uluslararası Ticaret İçin Önemli Adım - Karabük Haber Postası
6780fa8026327
Fatma Tüfekçioğlu Avatarı
Fatma Tüfekçioğlu tarafından
10 Ocak, 2025 13:46 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de Uluslararası Ticaret İçin Önemli Adım

Karabük Üniversitesi, uluslararası ticaretin gelişimine katkı sağlamak ve yeni ticaret mekanizmaları oluşturmak amacıyla “Uluslararası Ticaret Komisyonu Toplantısı”na ev sahipliği yaptı.

Üniversite Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık başkanlığında düzenlenen toplantı, akademik ve sanayi iş birliklerini güçlendirme hedefiyle gerçekleşti. Toplantıya, üniversitenin akademik ve idari kadrosunun yanı sıra yerel iş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, uluslararası öğrenci temsilcileri ve sektördeki önemli isimler katıldı.

Toplantıda Karabük’ün uluslararası ticaret alanındaki potansiyelini arttırmak için atılacak adımlar ve yapabilecek gelişmeler ele alındı.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Şehrimizin u uluslararası ticaretinde, ihracatında, hatta yer yer daha ucuz bir ithalat yapılması hususunda acaba üniversite öğrencilerimizin katkısı ve desteğiyle yeni bir mekanizma kurabilir miyiz? Bu anlamda şehrimizde bir model oluşturup, Türkiye’de de bu modeli örnek olarak gösterebilir miyiz, geliştirebilir miyiz diye bir düşüncemiz vardı. Tabi pek çok faaliyetimiz arasında hazırlık çalışmalarımızı tamamladık ve bugüne nasipmiş. Bugün bu toplantıyı ilk olarak yapalım, bir mekanizma kuralım, sağlıklı işleyecek bir mekanizma kuralım ve şehrimize, iş insanlarımıza, esnaflarımıza, ilgili diğer aktörlerimize katkı sunacak bir güç birliği oluşturalım istiyoruz. Bugün sürdürülebilir bir organizasyon oluşturma çabası içerisinde bir araya geldik. Yani geçmişteki tecrübelerimizden de istifade ederek, sizlerin katkılarıyla öyle bir mekanizma kuralım ki iş insanlarımız dünya çapında etkili bir güç haline gelsin. Bu son derece önemli, yani bunu nasıl yapabiliriz? O yöreyi tanıyan öğrencilerimizin desteğiyle, katkısıyla, bilgisiyle sağlayabiliriz bunu. İnşallah bu konuda istişare edelim düşüncesiyle bir araya geldik” dedi.

104 ÜLKEDEN GELEN ÖĞRENCİLERLE KÜRESEL TİCARET HEDEFİ

Karabük Üniversitesi’nde 104 farklı ülkeden öğrencinin bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kırışık, ”Bizim irtibatta olduğumuz ülke sayısına baktığımızda 104 ülkeden öğrencimiz var. Bu da bu 104 ülkeyle yakın iş birliği kurabileceğimiz, birlikte çalışabileceğimiz, ticaret anlamında, kültür anlamında, sanat anlamında, ihracat, ithalat anlamında birlikte çalışabileceğimiz bir konu. Tabi teknoloji konusu yine son derece önemli. Türkiye son yıllarda pek çok alanda büyük bir ilerleme ve gelişme kaydetti.  Özellikle Afrika ülkeleri, Arap ülkeleri ve Orta Asya ülkelerine yapılacak çok hizmet var. Dolayısıyla biz ülkemizde bu ülkelerle iş birliği ve dostluk içerisinde onların da gelişimine katkı sağlayacak bir şekilde nasıl ticaretimizi geliştirebiliriz, iş birliğimizi geliştirebiliriz, işte onların buraya gelmesi, bizim oraya gitmemiz ve ticaretimizi nasıl artıracağımızı, iş birliklerimizi nasıl artıracağımızı çalışmamız gerekiyor. Burada tabi o bölgenin insanının olması ve genç bir insanının, üniversitede okumuş bir insanın olması, ülkemizi tanıması, şehrimizi çok iyi bilmesi, üniversitelerimizde okumasının müthiş bir avantajı var. Dolayısıyla bu avantajı biz sahada sizlerle iş birliği içerisinde değerlendirmek istiyoruz” diye konuştu.

Rektör Kırışık, öğrencilerden gelen görüşleri ve geri bildirimleri de paylaşarak şu detaylara dikkat çekti: “Şimdi öğrencilerimizden gelen bilgiler, veriler ışığında belli ortak noktalar ortaya çıktı. Bir, öğrencilerimizin hakikaten mantık ve ülke bilgisi ve Türkiye’de bulunan iş insanları bilgileri, kendi ülkelerine ait iş insanları bilgisi oldukça yüksek. Bu bir, benim elimde önemli verilerden bir tanesi var. İkincisi, arkadaşlarımız son derece makul, mantıklı ve rasyonel düşünme yetisine sahip arkadaşlarımız. Bir diğer ortak nokta, üniversitenin garantör olduğu bir mekanizma kurulmasını istiyorlar. Aksi takdirde biz bu yapıya güvenmeyiz ve çalışmayız, kendimiz bireysel olarak çalışmaya devam ederiz diyorlar. Fakat arkadaşlarımızın da bu noktadaki sıkıntıları, profesyonel bir mekanizma olmadığı için, ticaretleri sınırlı kalıyor, aksıyor, arkadaşımız arıyor, ilgili bilgilere ulaşamıyor, oradaki herhangi biri siteye bak diyor, kapatıyor telefonu ve ticaretimiz büyük ölçüde aksıyor. Hem arkadaşlarımız kaybediyor, hem biz kaybediyoruz. Biz istiyoruz ki bütün tarafların kazandığı, üniversitenin de kurduğu, üniversitenin güvencesinde kurulan bir sistem kuralım ve hiçbiri içerisinde bu sistem işletelim. Sürekli eğitim merkezimiz çalışsın, kariyer merkezimiz çalışsın, uluslararası öğrenci ofisimiz çalışsın, bir güven ortamı oluşturalım ilgili derneklerimizle, aktörlerimizle ve bu sistemi işletelim. Ürünlerimizi hem dış piyasalara ulaştıralım, hem de arkadaşlarımız bundan gelir elde etsin, ülkeleri kalkınsın, gelişsin” dedi.

TİCARET VE AKADEMİNİN BİRLEŞTİĞİ YENİ BİR MODEL

Toplantının, ticaret ve akademiyi birleştiren dinamik bir yapının oluşturulması adına önemli bir ilk adım olduğunu vurgulayan Rektör Kırışık, “Görüştükçe, konuştukça yeni fikirler, görüşler sahada karşılaştığımız sorunlara karşı ortaya çıkar. Buna göre gelişen, dinamik bir yapı kurarız. Böyle bir ulaştığımız sonuçları bunlar olarak özetleyebiliriz. İnşallah ben bu toplantının çok hayırlı, çok bereketli, çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Pek çok öğrencimiz fikirlerini çok güzel bir şekilde ifade ettiler. Öğrencilerimizde ben olağanüstü bir potansiyel gördüm. Arkadaşlarımız bizzat sahada çalışıyor ve ciddi işler yapmışlar. İşte bunu Karabük’e de, Karabük’ün de işin içinde girdiği bir denkleme, bir matematiği dönüştürmemiz gerekiyor. Bunu da Teknokentimizle ve diğer arkadaşlarımızla inşallah biz hep beraber yapmak istiyoruz. Sizlerin de bu konuda, bu süreçte yer alalım, biz de bu işin paydaşı olalım diyorsanız, sizlerin de bu süreçte kalktığınızı, desteğinizi bekliyoruz, istiyoruz” dedi.

Karabük Üniversitesinin hem akademik hem de sanayi alanında etkileşimini artırmayı, uluslararası düzeydeki ticaret ilişkileri güçlendirmeyi hedeflediği toplantı, katılımcıların deneyimlerini paylaştığı interaktif bir tartışma ortamına dönüşerek, ticaretin gelişen dinamikleri ve üniversitenin bu alandaki stratejik vizyonu üzerine verimli bir fikir alışverişine sahne oldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xaxaxa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
02 Nisan, 2026 11:16 tarihinde yayınlandı
0
0

LİYAKAT YERİNE NEPOTİZM, SİYASAL SADAKAT VE KADROLAŞMA TERCİHİ !

Son zamanlarda en çok duyduğumuz kelimelerden biri de LİYAKAT.
Liyakat; bir kimsenin kendisine verilen işe, göreve veya makama uygunluk, yaraşırlık durumu ve yeterlilik olarak tanımlanıyor.

Liyakat yerine; nepotizm, siyasal sadakat ve kadrolaşma tercihinin ülkeye verdiği zararlar, modern kamu yönetimi ve ekonomi biliminde “kurumsal çürüme” olarak adlandırılıyor. Bu durumun yarattığı temel sorunlar şunlardır:

☆ Verimlilik Kaybı: İşi en iyi bilen değil, “bizden olan” seçildiğinde kamu hizmetlerinin kalitesi düşer ve hata payı artar.

☆ Beyin Göçü: Yetenekli ve eğitimli bireyler, hak ettikleri pozisyonlara gelemeyeceklerini anladıklarında enerjilerini başka ülkelere taşırlar.

☆ Ekonomik Maliyet: Kurumlara duyulan güven azaldığında yabancı yatırımcı kaçar, yolsuzluk riski artar ve kaynaklar yanlış yönetilir.

☆ Toplumsal Kutuplaşma: Vatandaşlar arasında “imtiyazlılar” ve “dışlananlar” algısı oluşur, bu da sosyal adaleti ve devlete olan bağlılığı zedeler.

☆ Kriz Yönetiminde Zafiyet: Liyakatsiz kadrolar, öngörülemeyen kriz anlarında (deprem, ekonomik şoklar vb.) hızlı ve doğru karar alma yeteneğinden yoksundur.

☆ Özetle; sadakat kısa vadede yönetenlere konfor sağlasa da, uzun vadede devletin kurumsal hafızasını ve rekabet gücünü yok ederek ülkeye kalıcı zararlar verir.

Sanırım buraya kadar hemfikiriz. İtirazı olanlara hatırlatırım!
Kur’an-ı Kerim’de; işlerin ehline verilmesi, adalet ve uzmanlığa saygı liyakatin temel ilkeleridir. En temel ayet Nisâ Suresi 58. ayettir; Allah, emanetlerin (görevlerin) ehline verilmesini ve adaletle hükmedilmesini emreder. Ayrıca, konunun uzmanlarına danışılması (Nahl 43) ve işlerin istişareyle yapılması (Şûrâ 38) liyakatin tamamlayıcısıdır.

Kur’an’da Liyakat ve Ehliyetle İlgili Ayetler:
☆ Nisâ Suresi, 58. Ayet: “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder…”
☆ Nahl Suresi, 43. Ayet (ve Enbiyâ 7): “…Eğer bilmiyorsanız, bilenlere (konunun uzmanlarına/ehliyetli olanlara) sorun.”
☆ Kasas Suresi, 26. Ayet: “O kadınlardan biri, ‘Babacığım, onu (çalışan olarak) tut. Çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir (kaviyyü’l-emîn) olandır’ dedi.” (Liyakatin temel unsurları olan güç/yeterlilik ve güvenilirlik/karakter)
☆ Şûrâ Suresi, 38. Ayet: “…Onların işleri, aralarında şûrâ (danışma/istişare) iledir…”
☆ Zümer Suresi, 9. Ayet: “…De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.”

Bakınız, meşhur tarihçi, sosyolog, filozof, siyaset ve devlet adamı İbn Haldun da, günümüzden 600 yıl önce bir devletin çöküşünü ( İnkıraz) nasıl anlatmış; İnkıraz, sosyal dayanışmanın (asabiyet) yitirilmesi, liyakatsizlik, adaletsizlik, aşırı vergi yükü ve üretimdeki düşüş gibi etkenlerle başlar. Toplumsal ahlakın bozulması, lüks tüketim çılgınlığı ve göçlerin hızlanması, devletin ömrünün sonuna geldiğini gösteren temel belirtilerdir.

Kamu yönetiminde görevlendirmelerde liyakat ilkesinin tam olarak uygulanmamasının arkasında yatan temel nedenler, idari gelenekler, siyasi tercihler ve mevzuattaki boşluklar gibi çeşitli faktörlere dayanıyor. Araştırmalar ve güncel tartışmalar ışığında bu durumun başlıca nedenleri şunlardır:
1. Siyasal Sadakat ve Kadrolaşma Tercihi
Kamu yönetiminde uzmanlık ve yetenek yerine siyasal sadakatin ön plana çıkarılması, liyakatin ikinci plana atılmasının en yaygın nedenidir. Özellikle üst düzey atamalarda ve stratejik kurumlarda, yönetimin kendi politikalarıyla “uyumlu” çalışacak kişileri tercih etmesi “siyasal kadrolaşma” eleştirilerini beraberinde getirmektedir.

2. Sınırsız Takdir Yetkisi ve Keyfiyet
Mevzuatta yöneticilere tanınan geniş takdir yetkisi, bazı durumlarda liyakat ilkelerinin aşılmasına yol açabilmektedir. Özellikle “proje okulları” gibi özel statülü kurumlarda atama yetkisinin tek bir makama bırakılması, nesnel kriterlerin yerine keyfi kararların geçmesine neden olabilmektedir.

3. Mülakat Sistemi ve Nesnellik Sorunu
Yazılı sınavlarda yüksek puan alan adayların, sözlü sınav (mülakat) aşamasında elenmesi liyakat tartışmalarının odağındadır. Mülakatların genellikle kamera kaydı veya somut gerekçeler sunulmadan yapılması, “kayırmacılık” (nepotizm) iddialarını güçlendirmekte ve liyakat sisteminin özüne zarar vermektedir.

4. Denetim Mekanizmalarının Zayıflığı
Liyakatsiz atamalara karşı yargı yoluna başvurulsa da, iptal kararlarının uygulanmasında yaşanan gecikmeler veya yeni formüllerle (örneğin görevden alınan kişinin “araştırmacı” kadrosuna atanması gibi) liyakat ilkesinin etrafından dolaşılması sistemin etkinliğini kırmaktadır.

5. Kurumsal Gelenek ve “Sadakat” Kültürü
Bazı kurumlarda “işi bilenden ziyade, söz dinleyene” görev verilmesi bir yönetim kültürü haline gelmiştir. Bu durum, inisiyatif alabilen liyakatli kadrolar yerine, sadece talimatları uygulayan profillerin yükselmesine yol açarak kurumsal körlük ve stratejik zafiyet riski yaratmaktadır.

Sonuç olarak; liyakatin esas alınmaması yalnızca bireysel bir adaletsizlik değil, aynı zamanda kamu hizmetlerinin kalitesinin düşmesine ve milli güvenlik risklerinin oluşmasına neden olan yapısal bir sorundur.

Liyatle ilgili, yüce kitabımız, rehberimiz Kuran’ı Kerimden neden örnekler verdim?
Çünkü, esas alınması gereken en doğru ve gerçek rehber Kuran’ı Kerim dir. Buna rağmen, Liyakat ve Ehliyetin gözardı edildiği örnekleri görmek kaygı verici.

Ülkemizin temel sorunu budur. Bu sadece mevcut iktidarın değil, gelmiş geçmiş tüm iktidarların uyguladığı yanlış bir yönetim şeklidir.

Liyakatsiz atamalar ve ülkenin bundan gördüğü zarar ayrı bir yazı konusudur.

Özetle, gelişmiş ve ahlaklı toplumlarda Liyatsizliğe ve Nepotizme yer yoktur.

İlyas Erbay