KBÜ’de dezenformasyonla mücadele çalıştayı düzenlendi
Karabük Üniversitesinde düzenlenen çalıştayda tüzel, ruhsal ve siyasi açılardan dezenformasyonun topluma tesirleri ele alındı.
Cumhurbaşkanlığı İrtibat Başkanlığı Dezenformasyonla Çaba Merkezi (DMM) ile Karabük Üniversitesi (KBÜ) iş birliğinde UNİDES projesi çerçevesinde Dezenformasyonun Kavramsal, Siyasi, Ruhsal ve Tüzel Boyutları" başlıklı çalıştay gerçekleştirildi.
15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşen aktiflikte;alanında uzman akademisyen, gazeteci ve kamu kurumu temsilcileri bir ortaya gelerek dezenformasyonun hukukî, ruhsal ve yakın siyasi tarihteki tesirleri hakkında bilgi verdiler.
Dezenformasyonla Mücadele Kulübü tarafından organize edilen çalıştayda, bilgi kirliliğiyle çaba konusunda farklı perspektiflerden değerlendirmeler yapıldı. Toplumu tesiri altına alan dezenformasyonun sadece bir bilgi sorunu olmadığı; türel, ruhsal ve siyasi boyutlarıyla toplumları derinden etkileyen çok katmanlı bir tehdit ögesi olduğu vurgulandı.
Çalıştayın açılışında konuşan Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Lideri Gülbahar Özyeşil, kulüp olarak bu alanda toplumsal şuur oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, aktifliğe katkı sağlayan tüm akademisyenlere ve iştirakçilere teşekkür etti.
Çalıştaya, Cumhurbaşkanlığı Bağlantı Başkanlığı Dezenformasyonla Çaba Merkezinden bağlantı uzmanlarıİhsan Çetin,Merve Ceyhan veOnur Özer ile İhlas Haber Ajansı (İHA) Karabük Bölge Müdürü Yasin Erdem de katıldı.
Program sonunda konuşmacılara katkılarından ötürü teşekkür edilerek plakettakdim edildi.
İsmi lazım değil, hükümete yakın bir gazeteci aldığı kulis bilgisini bir TV kanalında paylaşıyor. İfadesi aynen şu şekilde; "Duyum yani kesin bilgi değil. Yılın ikinci yarısından itibaren yani 2026 Temmuz'dan itibaren hükümetin o yazın başlayarak emekli maaşlarına ciddi artışlar yapacağı yönünde. Yani yazın bir yapacak, 2027 başında bir yapacak diye bir duyumum var.'
Bıkmadınız emekliye müjde vermekten, umut tacirliği yapmaktan. Duyumu varmış! Kesin bilgi değilmiş! Kesin olmayan bir şeyi TV ye çıkıp millete ilan etmek nedir? Kimden duydun? Kulağına kim üfledi bunu? Onuda söylesene. Emekliye mesaj vermek için seni mi seçtiler? Temmuzda ne değişecek, hangi ekonomik mucize gerçekleşecek de emekliye peş peşe zam gelecek? Milletle dalga geçmeye utanmıyor musun?
Bu ülkede emekli maaşları yıllardır, düzenli biçimde eri(til)meye devam ediyor. Az çok matematik bilen herkes bunun farkında. 2002 yılında en düşük emekli aylığı 216.4 lira iken asgari ücret 163.6 lira idi. Yani en düşük emekli aylığı asgari ücretten yüzde 32.3 daha fazlaydı. 2026 yılı itibariyle en düşük emekli aylığı büyük bir olasılıkla 18.927 lira olacak. 2026 yılı Asgari ücreti geçen hafta belirlendi ve 28 bin 75 lira oldu. Bunun anlamı şu; en düşük emekli aylığı 2002 yılında asgari ücretten yüzde 32.3 fazla idi. 2026 yılından itibaren, asgari ücret en düşük emekli aylığından yüzde 50 fazla olacak. Yani en düşük emekli maaşı asgari ücretten 9 bin 148 lira daha az olacak.
2002 yılındaki oran aynı şekilde korunmuş olsaydı; 2026 yılında en düşük emekli aylığı 37 bin 143 lira olacaktı. En düşük emekli aylığı olması gerekenin aşağı yukarı yarısı. Yani emekliler 18 bin 216 lira eksik maaş alacaklar. Bu hesap; prim gün sayısı ve çalışırken ödenen primin rakamsal değeri üzerinden yapıldığında diğer emekliler için çok daha vahim.
Bu nasıl adalettir? Biri çıksın bunu izah etsin. Bu insanlar sadaka istemiyor. Çalışırken parasını peşin ödedikleri primlerin hakkaniyetli bir şekilde karşılığını istiyor.
2008 yılında aylık bağlama oranının düşürülmesi ile yapılan o büyük reform(!) Emeklilerin mağduriyetinin en büyük nedenidir. Tabii TÜİK'in o meşhur enflasyon hesabının da unutmayalım
Simdi milyonlarca emekli yılbaşı zammını bekliyor. Ne yazık ki, hiç hiç umut yok. Maaşlardaki erime enflasyonun da etkisiyle 2026 yılında da devam edecek. Asgari ücreti açlık sınırı seviyesine bile çıkar(a)madılar. Emekli yine görmezden gelinecek.
Ülke gerçekleri ortada. Oy uğruna uygulan popülist politikalar nedeniyle emekli sayısı 17 milyona dayandı. Mart 2025 verilerine göre, 16 milyon 859 bin emekli var. 2000 yılında emekli sayımız 5 milyon 913 bin 706 idi. Bu rakamın neredeyse 3 e katlanmasının en büyük sorumlusu; oy hesabıyla erken emeklilik, EYT gibi sistemleri getiren gelmiş geçmiş tüm hükümetlerdir.
Çalışan nüfusu artırmak için; İstihdam yaratacak, üretim ağırlıklı yatırımlar yapılmadı. Yapılanlar da çok yetersiz kaldı. 1.5 çalışana bile 1 emekli düşmüyor. 3-4 çalışana 1 emekli düşerse, ancak o zaman emekli maaşları düzelir. Bu da çalışan nüfusun en az 2 katına çıkması ile mümkün. Bu çok zor, hatta bugün için imkansız. Demem o ki, emekli maaşlarını eritmek işin en kolayı. Tıpkı vergileri artırmak gibi.
Ne yazık ki, bugün yaşayan emeklilerin hiç birinin ömrü; insanca yaşayacak maaşların alındığı günleri görmeye yetmeyecek.
Kanmayın "Duyum aldım, kulis bilgisi aldım diye umut tacirliği yapanlara. Ülke gerçekleri ve hesap ortada.