Karabük Üniversitesi (KBÜ)’nin 2016 – 2017 Akdemik Yılı Açılış Töreni; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün katılımıyla Üniversitenin 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Karabük Üniversitesi’nde ilk kez gerçekleştirilen Akademik Yıl Açılış Töreni’ne Bakan Dr. Faruk Özlü’nün yanı sıra, 24. Dönem TBMM Başkanı Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, Karabük Milletvekili ve Karabük Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Garnizon Komutanı Jandarma Albay Cihan Ulukaya, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Fatma Danışman, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Fatih Ağca, Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Kaplan, 23. Dönem Milletvekili Cumhur Ünal, KARDEMİR A.Ş Genel Müdürü Mesut Uğur Yılmaz, ilçe belediye başkanları, kaymakamlar, sivil toplum örgütü temsilcileri, il müdürleri, dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrenciler ve basın mensupları katıldı. Açılış töreni öncesinde Üniversitenin tanıtım filmi ile özel olarak hazırlanan “15 Temmuz” belgeseli gösterildi. 15 Temmuz Şehitleri’nin isminin verildiği konferans salonunda Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törenin açış konuşmasını Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat yaptı. Şehitlere rahmet dileyerek başladığı konuşmasında Rektör Polat 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde ve sonrasında meydanlardan ayrılmadıklarını belirterek, Karabük Üniversitesi olarak her türlü darbe girişiminin karşısında duracaklarını kaydetti. Rektör Polat, 15 Temmuz sonrasında yaşanan açığa alınmalarla ilgili olarak “Üniversitemizde FETÖ yapılanması şüphesi olan akademik ve idari personelin büyük bir bölümünü 19 Temmuz’da açığa aldık, emniyet ve yargı boyutuyla birlikte soruşturmaları titizlikle ve ivedilikle tamamladık. YÖK’ün ihraç kararlarıyla paralel devlet yapılanmasını üniversitemizden arındırdık. Önceden var olan hassasiyetimiz nedeniyle, kadromuzda fazla yer bulamayan FETÖ yapılanmasıyla mücadelemiz, bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.” dedi. Prof. Dr. Refik Polat konuşmasının devamında Üniversite ile ilgili bilgiler de vererek, 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesi’nde bugün 53 bin öğrenci ve binden fazla akademisyenle 15 fakülte, 4 yüksekokul, 8 meslek yüksekokulu, 4 enstitü ve 14 araştırma uygulama merkezinde eğitim – öğretimin sürdüğünü kaydetti. Tıp Mühendisliği, Raylı Sistemler Mühendisliği, Girişimcilik ve Risk Yönetimi gibi bölümleri ve Demir Çelik Enstitüsü ile Karabük Üniversitesi’nin yenilikçi ve girişimci üniversite özelliği kazandığını aktaran Polat, “Mühendislik Fakültemizin 24 bin metrekare kapalı alana sahip referans laboratuvarlarının yapımı ve kurulum süreci devam etmektedir. ‘Yeşil Kampüs’ projemiz kapsamında, kampüsümüzdeki tüm binaları ve kompleksleri güneş enerjisi sistemiyle donatıyoruz. Bu projeyle Karabük Üniversitesi, Türkiye’nin ilk ‘Yeşil Kampüsü’ unvanını kazanacaktır” dedi. Karabük Üniversitesi’nin ülkemizde üniversite - sanayi işbirliğine en güzel örnek olduğunu söyleyen Rektör Polat, bunu daha da geliştirmek istediklerini, ARGE odaklı projelerde ülkemizin savunma, bilişim ve enerji gibi stratejik alanlarında destek ve yönlendirmeler beklediklerini de belirtti. Karabük Üniversitesi’nin belli bir misyon ve vizyonunun üniversitesi olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Refik Polat “Gençlerimizin dünyanın tüm ileri teknoloji ve fikri zenginliğine sahip, milli ve manevi değerlerimizle donanmış, vatan ve milleti için fedakarca çalışan, Türkiye’nin 2023 ve 2071 hedeflerini benimsemiş bireyler olarak yetişmesi asıl gayemizdir. Karabük Üniversitesi, geleneğin sağlam temelleri üzerine geleceğin inşa edildiği bir üniversitedir. Karabük Üniversitesi, Karabük’ün ve Türkiye’nin aydınlık yarınlarının öncü kuvveti olmaya adaydır.” diye konuştu. Milletvekili Prof. Dr. Burhanettin Uysal Karabük Milletvekili ve Karabük Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal törende yaptığı konuşmasında Üniversitenin kuruluş süreçleri ve gelişiminin yanı sıra 15 Temmuz darbe girişimine değindi. Prof. Dr. Uysal, şunları söyledi: “Karabük Üniversitesi kuruluşunun ilk yıllarında sizlerle beraber çok büyük adımları birlikte attık. Üniversitemizin kurulmasında ve kurumsallaşmasında birlikte hareket ettik. Çalışmaları gerçekleştirirken asla rutinleri tekrar etmedik. Üniversitemizi diğer üniversitelerden ayıracak, şehrimize ve ülkemize katma değer üretecek inovatif düşünceyi ilke haline getirdik. Böylelikle de ilklerin üniversitesi olduk. Birçok ulusal ve uluslararası ödüllere sahip olduk. Gençler her zaman önceliğimiz oldu. İnternet gençliği diye suçlanan gençlik 15 Temmuz akşamı vatanını savunarak bu suçlamalara en büyük cevabı verdi. Hain girişimlere, onların tanklarına karşı sevgili gençler etten duvar ördüler. Gençlerimiz o gün dünyaya şu cevabı verdi: ‘Türk gençliği tarihine, inancına, demokrasisine, bayrağına, sancağına ve geleceğine sahip çıktı bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecektir’. Vali Mehmet Aktaş da konuşmasında “Ülkemiz iki yüze yakın üniversitesi ve yedi milyonu aşan öğrenci sayısı ile bu alanda dünya ile rekabet edebilir durumdadır. Özellikle son yıllarda hükümetin eğitime ayırdığı kaynağın artması ve Sayın Cumhurbaşkanımızın her ile bir üniversite kurulması hedefi ve talimatı öğrencilerimizin önündeki sınav kaygısını büyük oranda sona erdirmiş ve üniversiteli olma imkânı sağlamıştır” dedi. Aktaş ayrıca, 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesi’nin 5 bin öğrenci ile başladığı eğitim faaliyetine bugün 50 binden fazla öğrencisi ile devam ettiğini belirterek “Bu durum bizler için bir iftihar vesilesidir. Bu başarıda emeği geçen herkese şükranlarımı arz ediyorum.” diye konuştu. Karabük Üniversitesi’nin 10. akademik yılı açılış programında olmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade eden AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de konuşmasında; “Karabük Üniversitesi aynı yıllarda kurulmuş olan diğer üniversitelere göre hızlı büyüyerek geçen bir üniversitedir. Bir üniversitenin bu kadar hızlı ilerlemesinde Karabük halkı, sanayisi, Karabüklülerin emeği vardır. Her şeyden önce nitelikli insan yetiştirdiği için üniversiteler vardır. Çağımız bilgi çağı toplumumuz bilgi toplumudur. Böyle bir çağda ve toplumda ülkeler bilgi ve teknoloji üretiminde hangi noktadalar. Ürettiklerini nasıl değerlendiriyorlar, dünyada ülkelerin gelişmişlik düzeyleri nasıl, eğer bilim ve teknolojide geri kalmışlarsa ilerleyemiyorlar. Aydınlık geleceğin yarınları yakalamanın yolu başta üniversiteler olmak üzere eğitim kurumlarında bilim ve teknoloji alanında yapacakları çalışmalar ile olacaktır. Mevlana derki cisimden veya cesetten ibaret olsaydı Hz. Muhammed ile Hz Ebu cehil arasında bir fark olmazdı. Dolayısıyla insan sadece maddeden ibaret değildir. Maneviyat önemlidir. Bu yüzden biz gençlerimizi bu istikamet doğrultusunda yetiştirmek zorundayız. Karabük Üniversitesi’ de kurulduğu zamandan bu zamana kadar vatan millet sevgisi ile yetişmektedir. Bulunduğumuz salonda kurulduğu günden beri şu yazının olması bunu tasdikler niteliktedir; ‘Söz konusu vatansa biz varız. Biz Karabük Üniversiteliler.’ Vatan sevgisi bizim için imandan inancımızdandır. Karabük Üniversitesinin 10.Akademik yılı hayırlı olsun” dedi. Açılışa katılan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü temsili olarak verdiği ilk derste bilim ve teknolojinin sanayi ile ilişkisini içeren konuşmasında şunları söyledi: "Üniversitelerin en büyük ihtiyacı, yeni binalar veya büyük bütçeler değildir. Üniversitelerin en büyük ihtiyacı, demokrasi ve özgürlüktür diyerek konuşmasına başlayan Bakan Özlü, Türkiye nüfusunun yarısı 30 yaşın üzerinde demografik yapısı bu şekilde olan bir ülkenin bir numaralı gündem maddesinin eğitim olması gerekir. Zira genç ve büyük nüfusumuz, iyi yetiştikleri takdirde, her türlü ekonomik ve sosyal sorunun çözümü için en doğru adrestir. Eğitim, aynı torna tezgahından çıkmış tek tip insan yetiştirmek değildir. Eğitim, vatandaş yetiştirmek değildir, insan yetiştirmektir. Eğitim, hakim ideolojiyi gençlere aşılama vasıtası değildir. İnsanların bir şahsiyet sahibi olarak yetişmelerinin ve kendi tercihleriyle hayatlarını ve düşüncelerini şekillendirebilmelerinin aracıdır. Her bir insanımız, her bir çocuğumuz ve gencimiz bizim için büyük bir önem taşıyor. Geleneksel anlamda mevcut olan alim-talebe ilişkisini bugüne taşıyabilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Her bir arkadaşımız, yarın bir Aziz Sancar olabilir, bir Steve Jobs olabilir, bir Recep Tayyip Erdoğan olabilir. İlgi alanı ne olursa olsun, bugün okuduğu bölüm ne olursa olsun, her bir arkadaşımız, bilgisiyle ve yaptığı işle, kendi hayatının kalitesini artırabilir." ÜNİVERSİTELER LOKOMOTİF OLMALI Hep birlikte, güçlü ve lider bir Türkiye'yi inşa etmeleri gerektiğini, bu süreçte, özellikle üniversitelere büyük bir sorumluluk düştüğüne inandığını vurgulayan Bakan Özlü, "Üniversiteler, ekonomik ve sosyal kalkınmanın lokomotif kurumları olmalıdır.Ne yazık ki bizim ülkemizde, üniversiteler uzun yıllar siyasi hesaplar nedeniyle ihmal edildi, büyük yanlışlar yaşandı. Bilimin ve özgür düşüncenin adresi olması gereken üniversiteler, adeta birer yüksek liseye, birer meslek atölyesine indirgendi. Biz bu tabloyu değiştirmek istiyoruz ve bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz. Zira biz şuna inanıyoruz: Bir ülke, dünyada ancak başarılı kurum ve şahısları kadar söz sahibi olabilir. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen bir ülkenin, dünya çapında üniversitelere, bilim insanlarına, firmalara sahip olması gerekir. Üniversitelerimizi, dünyanın en iyi üniversiteleri gibi listelerin üst sıralarında gördüğümüz zaman, inanın, diğer göstergelere bakmaya gerek bile yok. Diğer tüm göstergeler, zaten otomatik olarak zirveye çıkmış olacaktır. Üniversitesiz bir kalkınma olmaz" dedi. 81 ilde üniversite açtıklarını, şehirlerin kalkınması için üniversiteleri bir kaldıraç olarak kullanacaklarını ifade eden Bakan Özlü, bunun zaman zaman yanlış veya eksik anlaşıldığını söyledi. Bakan Özlü, "'Üniversite kurulacak, bina yapılacak, hocalar ve öğrenciler gelecek, ticaret canlanacak.' Bu amaçla üniversite kurmakla askeri kışla kurmak arasında bir fark var mı? Üniversitenin bir şehre etkisi bu seviyeye indirgenebilir mi? Bizim vizyonumuz elbette bundan daha büyük olmalı. Üniversitelerimizin şehirlere uygun misyonlar edinmesi ve ihtisas alanları oluşturması gerekiyor. Mesela Rize Üniversitesi denince aklımıza çayla, balıkçılık ve denizcilikle ilgili çok özel çalışmalar yapan bir üniversite gelmeli" diye konuştu. Yükseköğretim sisteminde birçok reforma ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Bakan Özlü, şöyle konuştu: "Üniversitelerin en büyük ihtiyacı, yeni binalar veya büyük bütçeler değildir. Üniversitelerin en büyük ihtiyacı, demokrasi ve özgürlüktür. Yükseköğretim sistemini de bu temel ihtiyaca göre revize etmeliyiz. Ancak sadece bu yetmez. Ülkenin sistemini de yenilememiz gerekiyor. Daha özgür ve şeffaf, daha demokratik bir ortam inşa etmeliyiz. Daha hızlı kararlar alınabilen, alınan kararların hızla uygulanabildiği, bununla birlikte hesap verebilirliğin, denetimin iyi işlediği bir sisteme Türkiye’nin ihtiyacı var. Böyle bir sisteme tüm kurumlarımızın, sosyal ve ekonomik aktörlerimizin ve elbette üniversitelerimizin ihtiyacı var. Biz bu sistemin Başkanlık Sistemi olması gerektiğini düşünüyoruz. İnşallah bu yönde bir çalışmayı TBMM’ye getireceğiz. Ardından da referandum ile sizlerin ve milletimizin onayına sunacağız. İnşallah milletimizin desteğiyle Başkanlık sistemine geçeceğiz. Böylece Türkiye’nin gücüne güç, hızına hız katacağız." İlk dersin ardından Halil Kulluk ve İntekno İstanbul sazendeleri “Beyin, İnovasyon ve Akıllı Şehirler” konulu konserans gerçekleştirdi. Program sonunda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü 15 Temmuz Karabük Demokrasi Şehidi Metin Arslan’ın ablası Fatma Ataman’a Türk Bayrağı’na sarılı Kur’an-ı Kerim hediye etti.
