KBÜ ev sahipliğinde 4. Ulusal MediRalli organizasyonu gerçekleştirildi
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, 4. Ulusal MediRalli Organizasyonu’na ev sahipliği yaptı. Etkinlikte öğrenciler, acil müdahale senaryolarında bilgi ve becerilerini uygulamalı olarak sergiledi.
Programa KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz, akademik ve idari personel, öğrenciler ve davetliler katıldı. Açılışta MediRalli’nin önceki yıllarına ait görüntüler izlendi.
Açılış konuşmasında Prof. Dr. Solmaz, yarışmanın öğrencilerin acil durumlarda karar verme ve soğukkanlılık becerilerini geliştirdiğini söyledi. Organizasyonun ilerleyen dönemlerde daha geniş kapsamda yapılmasının hedeflendiğini aktardı.
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Durdane Yılmaz Güven ise MediRalli’nin teorik bilginin uygulamayla pekiştiği önemli bir etkinlik olduğunu belirtti.
Konuşmaların ardından yarışma etaplarına geçildi. Resüsitasyon etabında Ritim Avcıları, bilgi etabında EKG Team, travma etabında ise Kesintisiz Yaşam Hattı birinci oldu. Genel birincilik ödülü de Kesintisiz Yaşam Hattı’na verildi.
Program, müzik konseri ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
YÜZLERCE TON ALTINI NEDEN VE NE KARŞILIĞINDA GÖNDERDİK ?
2015 yılında, dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin toplam 490 ton altın rezervinin bulunduğunu ancak bu altınların sadece 40 tonunun Türkiye’nin hazinesinde bulunduğunu, geri kalanının İngiltere Merkez Bankası’nın "Bank Of England" depolarında emanette olduğunu açıklamıştı.
Buna neden gerek duyuldu? Bizi buna zorlayan ne idi? Güvenlik kaygılarımız mı vardı? Altınlarımız kendi ülkemizde güvende değil miydi? Borca karşılık altınlarımızı ipotek olarak mı verdik? Onca altını neden ve ne karşılığında terk etmiştik? O dönemde kamuoyuna bunların ve benzer soruların yanıtları tam olarak açıklanmadı.
Almanya, Hollanda ve Avusturya gibi ülkeler, ikinci Dünya Savaşı sonrasındaki iki kutuplu dünyada, güvenlik kaygıları nedeniyle fiziki altın varlıklarını, ABD ve İngiltere'nin altın mahzenlerine emanet etmişlerdi.
Bugünlerde Altın, Gümüş ve Bakır üzerinden oynanan bir oyun var. İlginç gelişmelere şahit oluyoruz. Ulaşabildiğim güncel verilere göre, dünyada en çok altına sahip ilk 10 ülke şöyle sıralanıyor; ABD 8133 ton Almanya 3350 ton İtalya 2452 ton Fransa 2437 ton Rusya 2330 ton Çin 2304 ton İsviçre 1040 ton Hindistan 880 ton Japonya 846 ton Türkiye 841 ton (yastık altı hariç! )
Listede 2 inci sırada görülen Almanya'nın 3350 ton altınının 1711 tonu Frankfutta, 1236 tonu ABD de, 405 tonu İngilterede Soğuk savaş döneminde Almanların en güvendiği müttefiki ABD idi. Şimdi ilişkiler bozuldu. Almanya altınlarını geri istiyor. Fakat ABD nin altınları iade etmeye hiç niyeti yok. Almanya'da en çok konuşulan konu bu.
"BERAT ALBAYRAĞIN NE YAPTIĞI İLERİDE ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILACAK!"
Almanya gibi biz de bugün altınlarımızı geri almak için kıvranıyor olabilirdik! Hakkını teslim etmek lazım, Berat Albayrak döneminin en stratejik hamlelerinden biri yurt dışındaki altın rezervlerini ülkeye taşımak oldu. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirildi. 2018 yılının Şubat ayı sonları idi. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak o dönem bunu açıklamış, "ABD, İngiltere ve İsviçredeki ki tüm altınlarımızı geri getirdik" demişti.. Tabii bu hiç kolay olmadı. O günlerde bunun ne kadar önemli bir hamle olduğu pek algılanamamıştı. Sayın Albayrak'ın şu cümlesini çok iyi hatırlıyorum; "Berat Albayrağın ne yaptığı ileride çok daha iyi anlaşılacak" demişti.
Dünyanın sürüklendiği bu kaos ortamında; küresel güçlerin ekonomileri için acımasızca saldırganlaştığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde, Almanya'nın durumunu da gördükten sonra, bunu şimdi çok daha iyi idrak edebiliyoruz. Teşekkürler Sayın Albayrak
Not: Rakamlar internet ortamında ulaşılabilir kaynaklardan alınmıştır.