Karabük Postası tarafından
09 Ocak, 2017 14:05 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Kaya: “10 Ocak’lar ve 24 Temmuz’lar bizim dayanışma günümüz

Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya; 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı nedeniyle bir açıklama yaptı. Basın özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması için özgürlükçü bir basın yayına ihtiyaç duyulduğunu belirten Kaya, "Ülkemiz Medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır" dedi. Karabük Gazeteciler Cemiyeti başkanı Metin Kaya, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı” nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. 10 Ocak'lar ve 24 Temmuz'lar bizler için bayram değil, dayanışma günleridir diyerek günün önemine dair açıklamalarda bulunan Karabük Gazeteciler Cemiyeti başkanı Metin Kaya, “Ülke olarak terörün neden olduğu acılarla dolu, önemli günler yaşıyor, tarihe geçecek gelişmelere tanıklık ediyoruz. Bu ortamda medyamız çok önemli bir işlev üstlenmekte ve halkın haber alma özgürlüğü doğrultusunda fedakârca görev yapmaktadır. Darbe gecesi Türkiye için taşıdığı büyük önemi kanıtlayan ve darbe girişimine milletimizle birlikte karşı duran medyamız, sorunlarının çözümünü beklemektedir. Dayanışma günü olarak kutladığımız ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı’ nedeniyle, çözüm bekleyen sorunlarımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Çünkü sektörümüzde yaşanan sorunların bir an önce çözümlenmesi, demokrasimizin gelişmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır. Özgürlüklerden çalışma koşullarına, mesleki standartlardan yasal düzenlemelere kadar bir dizi yenilik, geniş katılımlı çalıştaylar dizisi ile belirlenmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Meslektaşlarımız yazdıkları yazılar ve yaptıkları haberler konusunda uzun yıllar hep özgür olma mücadelesi vermişlerdir. Ülkemiz medyası özellikle 12 Eylül döneminde büyük baskılar yaşamıştı. Gazeteciler ne yazık ki günümüzde de; yazdıkları yazılar, yorumlar ve haberler nedeniyle yargılanabilmektedir. Bu durumun sona erdirilmesi ve basın özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması için özgürlükçü bir basın yasasına ihtiyaç duyuyoruz. Son dönemde tutuklanan, ancak terör ve darbe girişimi ile ilgisi olmayan meslektaşlarımızın durumu da belirsizliğini korumaktadır. Yaşadığımız süreçte kurunun yanında yaş da yanmamalı, suçlu ile suçsuz birbirinden çok iyi ayrılmalıdır. Terör örgütleriyle ve darbe girişimiyle ilgisi olmayan meslektaşlarımızın serbest bırakılmaları ve tutuksuz yargılanmaları en büyük arzumuzdur. Öte yandan, 10 Ocak 1961, basında çalışanların haklarına ilişkin 212 sayılı yasanın uygulanmaya başlandığı gündür. Bu yasa, basın emekçilerinin sigortalı çalışmasını, işten çıkarılmaları durumunda ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesini, yıllık ve haftalık olmak üzere belirlenen tarihlerde izin yapmalarını ve belki en önemlisi de gazetecilik faaliyetlerini özgürce yürütmelerini güvenceye bağlamaktaydı. Ancak günümüzde meslektaşlarımız çalışma ve yaşama koşulları ile mesleki yeteneklerini geliştirme ve mesleklerini özgürce yapma olanakları bakımından 10 Ocak 1961’den daha iyi haklara sahip değildirler. Bu nedenle meslektaşlarımız açısından bir bayramdan da söz edemeyiz. Hep tekrarladığımız gibi 10 Ocak’lar ve 24 Temmuz’lar bizim için bayram günü değil, dayanışma günleridir. Unutulmamalıdır ki; Basın özgürlüğü ve basın özgürlüğünü de kapsayan ifade özgürlüğü, çağımızda demokratik yaşamın olmazsa olmazıdır. Özgür basın, demokrasinin yaşamasını ve gelişmesini sağlayan kurumların başında gelmektedir. Halkın sesi olma görevini üstlenen bağımsız ve özgür basın, düşünce özgürlüğünün de en etkili aracıdır. Çağdaş demokratik toplumlarda halkın haber alma hakkı basın ve ifade özgürlüğüyle mümkündür. 10 Ocak Basın Bayramı’nı gerçek anlamıyla kutlayabileceğimiz günlere elbirliğiyle ve en kısa zamanda ulaşmak umuduyla meslektaşlarıma saygı ve sevgilerimi sunarım” dedi. 10 OCAK’IN TARİHÇESİ 5953 sayılı basın çalışanlarının haklarını düzenleyen yasa, 10 Ocak 1961 tarihli 212 sayılı yasa ile getirilen değişikliklerle basın sektöründe çalışanların özlük haklarında çok önemli kazanımlar sağladı. Bu kazanımlar, dönemin Türkiye Gazeteciler Sendikası ve basın örgütleri tarafından “bayram” olarak kabullenildi. Ne var ki, basın işverenleri yasayı protesto etti ve gazetelerini çıkarmama kararı aldılar. 3 gün süre ile 5 büyük gazete, işverenlerin kararı ile yayınlanmadı. Gazeteciler, okuru gazetesiz bırakmamak amacıyla Türkiye Gazeteciler Sendikası çatısı altında kenetlendiler ve “Basın” adı altında gazete yayınladılar. Gazete yöneticisinden, üretimin her aşamasında görevli emekçiye kadar tüm basın çalışanlarının sendika çatısı altında kenetlenmeleri, gazete sahiplerinin direnişini kırdı. 212 sayılı yasa böylece yürürlüğe girdi ve yaygın uygulama alanı kazandı. Ancak, özellikle 1990 sonrası dönemde ve basından medyaya dönüşüm sürecinde, sermayenin sektöre girmesiyle bu kazanımlar “uygulamada” tek tek elden çıktı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2026 04:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Isınmak için yaktığı ateş, yangına neden oldu

Düzce merkeze bağlı Aziziye Mahallesi’nde 3 katlı bir binanın giriş katında İ. A. isimli şahıs ısınmak için yaktığı ateşten sıçrayan kıvılcımlar yangına neden oldu. Daire oturulamaz hale gelirken çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Yangın, gece saatlerinde Aziziye Mahallesi’nde Oğuz sokakta bulunan 3 katlı binanın giriş katında, İ. A.’nın yaşadığı dairede çıktı. Edinilen bilgilere göre İ. A. isimli şahıs yaşadığı dairede havanın soğuk olması sebebiyle ateş yaktı. Ancak kıvılcımlar evin içine sıçradı. Kısa sürede büyüyen alevlere müdahale edemeyen İ. A. durumu hemen üst katta bulunan abisi Zeki Akkaya’ya haber verdi. Abi Zeki Akkaya’nın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine İtfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri alevlere kısa sürede müdahale ederek yangının üst katlara sıçramadan kontrol altına aldı.
Üst katta oturan İ. A.’nın ağabeyi Zeki Akkaya, yangına ilişkin yaptığı açıklamada, "Kardeşim bize geldi, ev yanıyor dedi, ortadan kayboldu. Evin içinde ateş yakmış muhtemelen, ondan çıktı yangın" diye konuştu.
Ölen ya da yaralananın olmadığı olayda, yangının çıktığı daire kullanılmaz hale geldi. Polis ekipleri yangın ile ilgili inceleme başlattı.

Bizi sosyal medyadan takip edin