blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2025 00:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kastamonu’da orman yangını kontrol altına alındı, vatandaşlar köylerine kavuştu

Kastamonu’nun Araç ilçesinde çıkan orman yangınları sebebiyle tahliye edilen 9 köydeki vatandaşlar, yangının denetim altına alınmasının akabinde konutlarına dönebildi. Vatandaşlar meskenleri yanmaktan kurtarıldığı için büyük sevinç yaşadıklarını söyledi.
Kastamonu’nun Araç ilçesinde, 1 Eylül Pazartesi günü Karabük’ün Eflani ilçesinde çıkan yangının sıçraması sonucunda orman yangını çıktı. Birinci yangına müdahale edilirken, ilçede farklı bir bölgede bir orman yangını daha çıktı. Çıkan yangınların akabinde alevlerin sıçrama riski bulunan Güzece, Kızılören, Ahatlar, İhsanlı, Akgeçit ve Şiringüney köylerinin akabinde Oycalı, Yeşilova ve Karacalar köyleri Kastamonu Valiliği koordinesinde tahliye edildi. Köylerden tahliye edilen vatandaşlar, yakınlarının konutlarına ve ilçedeki Kur’an kurslarının yurtlarına yerleştirildi. Köylerdeki büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ise inançlı köylere götürüldü. Söndürme çalışmaları sonucunda yangın denetim altına alındı. Yangının denetim altına alınmasının akabinde vatandaşların köylerine giriş yapmasına müsaade verilmeye başlandı. Haberi alan vatandaşlar hayvanlarıyla birlikte köylerine döndü. Vatandaşlar, meskenlerin yangından kurtulması ve meskenlerine dönmelerinden ötürü büyük memnunluk yaşadıklarını tabir etti.

"Yangın konutumuzun etrafına kadar geldi"
Yangının denetim altına alınmasında emeği geçen herkese teşekkür eden İhsanlı köyü muhtarı Lütfü Kurumuşe, "Yangınla gayret ettik, çok büyük bir yangın atlattık. Hem devletimiz hem halkımız uğraş ettik. Öncelikle devletime, köylülerime, etraf köylere teşekkür ediyorum. Herkesten Allah razı olsun. Devletimiz, milletimiz el ele verdi, bu işi başardı. Yaklaşık 4 gündür dışarıdayız. Vatandaşlarımızı etraf köylere ve yurtlara yerleştirdik. Kaymakam beyimizin buyruğuyla yurtlarda gereksinimlerimiz karşılandı. Bugün prestijiyle, Kaymakam beyin buyruğuyla, köylülerin dönüş yapabileceği bildirildi. Ben de köylülere haber ettim, şu an dönüş yapıyorlar. Herkes çok sevinçli. Konutumuza döndüğümüz için birebir bir bayram havası var. Yangın anını anlatamam. Yangının başlangıç anında ve dün akşam yaşadıklarımı anlatamam. Çok makus şeyler yaşadık. Yangın konutumuzun etrafına kadar geldi. Allah razı olsun, arazözler çabucak yerleşti. İki tane arazözde çalışan yangın çalışanının büyük başarısı olmasaydı şu anda bu köy yoktu. Onların hazır olması o yangının gelmesini önledi ve köy kurtarıldı.
Hayırsever vatandaşlar ise meskenlerine dönen köylülere yemek ulaştırdı.

"Muhtar dönebileceğimizi söyleyince ne kadar sevindik anlatamam"
İhsanlı köyünde yaşayan Dursun Karap ise meskenine dönebilmenin sevincini yaşadığını lisana getirerek, "Yangın başladı, ’köyden çıkın’ diye anons yapıldı. Baktık, yangın her yeri sardı. Çabucak biz de çıktık. Köy gitti dedik fakat devletimiz sağ olsun, çabucak kurtardılar. Yanarsa yansın dedik, canımız kurtuldu ya gerisi kıymetli değil, diye düşündük. Artık memnunuz. İki gündür dizlerim tutmuyor. Muhtar dönebileceğimizi söyleyince ne kadar sevindik anlatamam" diye konuştu.

"Yangınlarımız söndü, köyümüze gidiyoruz"
Köyde yaşayan Oğuz Kurumeşe de hayvanlarını köyüne götürdüğünü kaydederek, "Dört gündür hayvanlar da biz de çok eziyet çektik. Hem yangınla çaba etmeye çalıştık hem de hayvanlarımızı köyden götürmek zorunda kaldık, köyü boşalttık. Köyümüzün etrafı yandı. Nihayet, Kaymakamlıktan da müsaade çıktı. Yangınlarımız da söndü, köyümüze gidiyoruz. Rahata kavuşacağız. Şiddetli kurallarda çaba ettik" halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.