Kastamonu’da cinayet: Polis memuru, tartıştığı eşini öldürdü - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ekim, 2024 08:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da cinayet: Polis memuru, tartıştığı eşini öldürdü

Kastamonu’da bir polis memuru, evde tartıştığı eşini beylik tabancası ile vurarak öldürdü.

Olay, Saraçlar Mahallesi Ankara Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında bir süredir şiddetli geçimsizlik olduğu iddia edilen Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru E.T. ile eşi Burçin Sevgi T. arasında tartışma çıktı. Çift arasında başlayan tartışma kavgaya dönüştü. E.T., kavga sırasında beylik tabancası ile eşine ateş etti. Kurşunun isabet ettiği 1 çocuk annesi Burçin Sevgi T., olay yerinde hayatını kaybetti.

Yaşanan olayın ardından 112 Acil Çağrı Merkezini arayan polis memuru E.T. eşini öldürdüğünü söyledi. Bunun üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Burçin Sevgi T.’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Cinayet zanlısı E.T. ise polis ekiplerine teslim oldu. Cumhuriyet savcısı ve olay teri inceleme ekipleri tarafından yapılan incelemelerin ardından Burçin Sevgi T.’nin cenazesi, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim19
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
28 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Hüseyin Lütfi Ersoy’un “Karabük Tarihi” Eseri Tanıtıldı

Araştırmacı yazar Hüseyin Lütfi Ersoy, “Karabük Tarihi” adlı eserini basın kahvaltısıyla tanıttı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan arşiv belgeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan kitap, kentin geçmişine ışık tutan önemli bir kaynak olarak dikkat çekerken, Ersoy eserin daha geniş kitlelere ulaştırılması temennisinde bulundu.

Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Bu eser aslında yıllar önce yerel araştırmacılar tarafından ortaya konmuş bir çalışmanın devamı niteliğinde. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu tür kaynakların elde bulunmadığını görüyoruz. Gönül isterdi ki Karabük Tarihi kitabımızdan binlerce adet basılarak Karabük’teki tüm okullara dağıtılsın. Çünkü biz yerel araştırmacılar, akademik bir dilden ziyade halkın anlayabileceği bir üslupla yazmayı tercih ediyoruz. Bu eser de yaklaşık yüzde 40 akademik, yüzde 60 ise halkın anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme alınmıştır.

Kendi emeğim, göz nurum olan bu eser için çok fazla övgüde bulunmak istemem; ancak şunu ifade edebilirim ki bu kitap önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı arşivlerinden Cumhuriyet arşivlerine kadar Karabük coğrafyasına dair tüm belgeler tarandı. TBMM kayıtları, kanunnameler, kararname ve arşiv belgeleri tek tek incelendi. Bunun yanında saha araştırmaları yapıldı, köyler gezildi, halkla birebir görüşmeler gerçekleştirildi; rivayetler ve sözlü tarih çalışmaları derlenerek bu eser ortaya kondu.

Elbette bu kitabın daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdik. Ancak imkânlar kısıtlı. Bu noktada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimiz Yaşar Gürle ve Ahmet Ulusoy’a teşekkür ediyorum. Ben buna sponsor değil, destek diyorum. Çünkü sponsorlukta karşılıklı menfaat, destekte ise dua vardır.

Ayrıca bu süreçte katkı sunan, yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunamayan ancak gönlü bizimle olan isimlere de şükranlarımı sunuyorum. Karabük’ün kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkan herkese minnettarım.

Yazar için en mutlu an, eserinin matbaadan çıktığı o ilk andır. Ben de bu duyguyu yıllar önce yaşamıştım. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımız da aynı şekilde destek bulur ve Karabük’e katkı sunmaya devam eder.”

Bizi sosyal medyadan takip edin