Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Ekim, 2023 04:24 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Kastamonu’da Ahşap Sera Projesi hayata geçirildi

Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde hayata geçirilen İnebolu Ahşap Sera Projesi çerçevesinde taze soğan üretimi için 8 ton mor soğan, 110 adet sera naylonu ve 50 seralık 120 metreküp kereste, çiftçilere dağıtıldı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte İnebolu’da toplamda 13 dekar sera alanının kazandırılması planlanıyor.
İnebolu Kaymakamlığına bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliği ile İnebolu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Ahşap Sera Projesi çerçevesinde 50 çiftçiye, kereste ve sera naylonu, 60 çiftçiye 120 metre kare sera naylonu, 260 çiftçiye de 8 ton soğan fidesi dağıtıldı.
Köylere Hizmet Götürme Birliği şantiyesinde gerçekleşen dağıtım töreninde konuşan İnebolu Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, “Ulusal ve küresel her bir zorlukta tarımın ve tarımsal üretiminin önemini bir kez daha görüyoruz. Son dönemlerde yaşadığımız pandemi de akabinde Rusya, Ukrayna savaşında herhangi bir sıkıntı da şunu görüyoruz ki bizim ülke olarak kendi kendine yeten bir toplum ve bir ülke olmamız lazımdır. Eğer bunu başaramazsak maalesef ve maalesef sıkıntı da kalırız. Biz herkesin bahçesinde serasında yetişebilecek ürünlerin fiyat yüksekliğinden şikâyet ediyoruz. Biz neden şu yapmıyoruz, herkes kendi çapında kendine yetecek kadar üretebilse aslında hiçbir sıkıntı yaşamayacağız. Biz ilçemizde serayı bir seferberlik halinde desteklenecek tarımsal sektör olarak kabul ettik ve desteklemeye başladık. Kastamonu’da bizim 19 ilçemiz var ve biz İnebolu’da serada birinciyiz ama biz bunu yeterli görmüyoruz. Biz istiyoruz ki İnebolu bu kadar verimli bir toprağa sahibiz ve biz bölgesel bir sera merkezi yapalım İnebolu’yu. Biz kendimize bir hedef koyduk, 2023 yılının sonuna kadar bizim sera mevcudunu inşallah birinci çıkarmamız lazımdır. Mevcut sera 650 adetti, ilk etapta 50 sera dağıttık ve 700’e çıkardık. Bugün (03.10.2023 Pazartesi günü) 110 adet sera dağıtacağız. Mevcut sera sayımızı 810’a çıkarmış olacağız. İnşallah sene sonuna kadar geri kalanı da dağıtarak il mevcudunun üzerine çıkartmış olacağız. Böylece hanelerimize, kadınlarımıza kendi kendine yeter şekilde ekonomik bağımsızlığına katkı da bulunmuş olacağız” dedi.

“İnebolu, seracılığın merkezi olacak”
İnebolu’yu seracılığın merkezi haline getirmeye kararlı olduklarını söyleyen Kaymakam Baycar, “Bu proje bizler için çok önemli bir şey, çünkü kadınlarımız güçlü olması lazım ve ayağının yere sağlam basması lazımdır. Bunu yapmak için de desteklenmeleri lazımdır. Hedefimiz istikametinde hareket edeceğiz. Birkaç yıl içerisinde İnebolu bir sera merkezi olacak. Bizim avantajlı ve dezavantajlarımızı sağlam değerlendirmemiz lazım, analiz etmemiz lazım. Biz İnebolu olarak, dağlık bir bölgedeyiz ve bir tarafımız deniz, bir tarafımız orman çok ciddi ve geniş tarla tarımı yapabilecek araziye sahip değiliz. Dolayısıyla bizim için sera aslında bir velinimet ve örtü altında az bir arazide ciddi anlamda verim elde edeceğiz. İnşallah bundan sonra da yeni yeni teşvikler üzerine çalışacağız ve seracılığı geliştireceğiz. Bizim zamanla da bu üretim tekniklerini de modernleştirmemiz lazım, organik katlı tarım yapılabilecek seralar ve bunları zaman içerisinde buna geçmemiz lazım, Kalkınma Ajansı ile beraber sayın valimizin destekleriyle 2 milyona aşkın bir projeyi hayat geçirdik ve onun ihalelerini de yaptık. 2 dönüm katlı tamamen organik üretim yapabilecek topraksız sera üretimi yapacağız. İnşallah onunda bir ay içerisinde açılışını yapacağız. Bizim buradaki amacımız, İnebolu’ya bir sera markası ve değerini kazandırmak. İnebolu tarım diye bir marka kuracağız ve oluşturacağımız kadın kooperatifi ile beraber bu üretimi beraber yapacağız. Kadınlarımızın pozitif bir ayrıcalığınız var. Sizleri bir tık önde tutacağız. Kadınlarımızı destekleme adına ekonomik olarak kendi ayakları üstünde durmalarını sağlayacağız. Kalkınma Ajansı ile beraber yaptığımız sera projesinde bu modern üretim tekniklerini hayata geçireceğiz. Kadın kooperatifi ile hem üretimi beraber yapacağız hem de pazarlamak içinde uygun pazarlama teknikleri bulacağız. Bu projemizde diğer kadınlara ve üreticilere örnek olmuş olacak. Biz bunu yaparken 250 metre karesini de Tarım Müdürlüğümüze bıraktık ve tahsis ettik. Burada bir tarımsal okulu uygulama okulu gibi yeni teknikleri ve modern tekniklerini tarımsal üretim için ne gerekiyorsa onları çiftçilerimize ve seracılarımıza göstermiş olacağız. Dağıtacağımız seraların sizlere hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
Kaymakam Baycar, çiftçilerden seralarının 1 ay içerisinde kurulumunu tamamlamasını istedi.

“İnebolu’da çiftçilerin çok şanslı olduğunu düşünüyorum”
İnebolu’da çiftçilerin çok şanslı olduklarını düşündüğünü söyleyen Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mücahit Temur ise, “İnebolu gerçekten çok şanslı bir dönem yakalamışsınız ve bunun kıymetini de biliyorsunuz. Bizler de tür işlerin dışında ekstra bir şey kazandırabilirsek yatırım gibi o zaman seviniyoruz. İnşallah bu proje hayırlı olur ve bu yatırımın devam edeceğini görüyoruz. Sizleri tebrik ediyorum. İnebolu’muza hayırlı uğurlu olsun” şeklinde konuştu.

“Sen Üret Yeter İnebolu’m projesini uyarladık”
İnebolu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hülya Karaaslan da, “Üretmek, inadına üretmek hepimizin bu zaman yapması gerekecek bizde bakanlığımızın ‘Sen Üret Yeter Ki’ sloganını ‘Sen Üret Yeter İnebolum’a uyarladık. İnebolu yeter ki üretsin. Çiftçilerimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından çiftçilere kereste, sera naylonu ve soğan dağıtıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Babaanne ve iki torununu öldüren sanığa 45 yıl 10 ay hapis

Zonguldak’ta bıçaklı kavgada babaanne ve iki torununu öldürmekten yargılanan sanık, 45 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.
21 Temmuz 2025’te merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda Halil Can Köroğlu, kardeşi Emirkan Köroğlu ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu, düğün dönüşü Erdeniz K.’nın evinin önünde tartışma yaşadı. İddialara göre Erdeniz K. bıçakla iki kardeşe saldırırken, torunlarını korumak için araya giren babaanne Nazmiye Köroğlu da bıçak darbelerinin hedefi oldu. Yakınlarının aracıyla hastaneye kaldırılan 3 yaralı, hastanelerde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Erdeniz K.’nın yanı sıra maktullerin yakınları ve taraf avukatları yer aldı. Olayda ölen Halil Can ve Emirkan Köroğlu’nun babaları İsmail Köroğlu, sanığın en ağır cezayı almasını istedi.
Karar öncesi söz verilen anne Fatma Köroğlu ise çocuklarında kusur aranmaya çalışıldığını ancak kusur olmadığını söyleyerek, "Çocuklarımın ellerinde hiçbir şey yoktu. Kendisi çocuklarımı tehdit edip ölüme çekti. Kalbinden vurdu. Hepsini yere serdi. Çocuklarıma pusu kurmuş. Benim çocuklarımı tahrik etti. Hakkımı helal etmiyorum. En ağır müebbet cezası almasını istiyorum. Adalete inanıyorum, adalet yerini bulacak" dedi.

"Evi basılan, küfür edilen benim, pişmanım"
Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından son sözü sorulan sanık Erdeniz K., "Bu olayın öncesi, geçmişi var. Planlayıp bir şey yapmadım. Yapılanları tasvip etmiyorum. Evi basılan, küfür edilen, tehdit edilen benim. Ben kimseyi tehdit, küfür etmedim. Hepsi güçlü çocuklar, benim onlarla mücadele etme şansım yok. Takmışlar kafayı bana. Ben evimi korudum. Onlara ‘Gidin’ diyordum, kimse gitmiyordu. Bile isteye kimseyi bıçaklamadım. Hayatım mahvoldu. Kesinlikle onlara kin gütmedim. Kendi ailemin namusunu, şerefini korudum. Çok üzgünüm. Pişmanım" dedi.
Sanığın avukatları ise olayın meşru müdafaa sınırları içerisinde ya da sınırı aşan eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde savunma yaptı.

Maktul yakınlarından sanığa ve avukatlarına beddua
Duruşmada karar için ara verildiği sırada maktullerin annesi Fatma Köroğlu, sanığın avukatlarına beddua etmesi üzerine salondan çıkartıldı. Mahkeme heyeti, sanık Erdeniz K.’ye haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan Nazmiye Köroğlu’na yönelik eyleminden 20 yıl, Halil Can Köroğlu’na yönelik eyleminden 12 yıl 6 ay ve Emirkan Köroğlu’na yönelik eyleminden 13 yıl 4 ay olmak üzere toplamda 45 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
Duruşmanın ardından maktullerin yakınları, adliye önünde karara tepki gösterdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin