karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Ağustos, 2025 00:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Kastamonu Üniversitesi, yeni akademik yıla altyapı ve spor yatırımlarıyla hazırlanıyor

Kastamonu Üniversitesi, yeni akademik yıla yönelik hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Kastamonu Üniversitesi tarafından altyapı ve spor alanındaki yatırımlar hızlandırıldı.
Kastamonu Üniversitesi, öğrenci odaklı vizyonu doğrultusunda yerleşke altyapısını güçlendirmeye ve ömür alanlarını çağdaşlaştırmaya yönelik yatırımlarına devam ediyor. Bu kapsamda merkez yerleşke ile Alsancak Spor Salonu’nda eş vakitli olarak yürütülen iki büyük proje, öğrencilere daha inançlı, estetik ve donanımlı bir ortam sunmayı amaçlıyor.
2025 yılında kontratı imzalanan "Merkez Yerleşke İçi Altyapı ve Etraf Düzenlemesi Projesi" hayata geçirildi. Proje kapsamında yerleşke yolları, altyapı sistemleri, etraf peyzajı ve toplumsal alanlarda çeşitli iyileştirmeler gerçekleştiriliyor. Yeni akademik yıl öncesi tamamlanması hedeflenen çalışmalar, yerleşkenin daha konforlu ve fonksiyonel bir görünüme kavuşmasını sağlayacak.
Öğrencilerin ağır olarak kullandığı Alsancak Spor Salonu, "Deprem Güçlendirme Projesi" ile daha güçlü ve inançlı bir yapıya kavuşturuluyor. Spor salonu, yeni devirde öğrencilerin sportif etkinliklerini itimatla gerçekleştirebilecekleri çağdaş bir ortam sunacak.

"Kampüsümüz öğrencilerimizin ikinci evidir"
Yatırımlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projelerin öğrencilerin ömür kalitesini artırmaya yönelik planlandığını belirterek, "Üniversitemizi yalnızca bir eğitim kurumu olarak değil, öğrencilerimizin kendilerini inançta ve huzurlu hissedecekleri bir ömür alanı olarak görüyoruz. Bu anlayışla yerleşke altyapısını güçlendiriyor, çevresel düzenlemelerle estetik ve fonksiyonelliği artırıyoruz. Tıpkı vakitte öğrencilerimizin spor faaliyetlerini inançla sürdürebilmeleri için Alsancak Spor Salonu’nu sarsıntıya karşı güçlendiriyoruz. Gençlerimize daha çağdaş, daha inançlı ve daha yaşanabilir bir yerleşke sunmak en öncelikli hedefimizdir" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin