KARDEMİR’den asılsız haberlerle ilgili açıklama                            - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
04 Temmuz, 2018 14:42 tarihinde yayınlandı
0
0

KARDEMİR’den asılsız haberlerle ilgili açıklama                           

“Bu asılsız ithamlar şirketimizi hedeflerinden döndüremeyecektir.  Asılsız ithamlar ve karalamalar nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulacaktır”

KARDEMİR A.Ş. tarafından şirketin Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile şirket hakkında çıkan haberlerle ilgili açıklama yapıldı.

Yapılan asılsız ithamlar ve karalamalar nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda  bulunulacağı ifade edilen açıklamada şirketin bu asılsız ithamlar ile hedeflerinden döndürülemeyeceği belirtilerek şu  görüşlere yer verildi.

“Daha önce iş akdi fesih edilerek şirketimizden gönderilen eski bir çalışanımız, yerel internet sitesinde şirketimiz Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri ile şirketimiz hakkında asılsız ve mesnetsiz bir takım ithamlarda bulunmuştur.

Şirketimiz Yönetim Kurulu, kararlarını oybirliği veya oy çokluğu ile almaktadır. Bugün gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısında da tüm karalar oybirliği ile alınmıştır. Kamuoyuna daha önce açıklandığı gibi Şirketimiz Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Şamil Ayrım, 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde İstanbul Milletvekili seçilmiş ve şirketimiz Yönetim Kurulundan istifa ederek ayrılmıştır. Kendisinden boşalan Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği’ne ise Yönetim Kurulumuzca Sayın Osman Kahveci seçilmiştir. Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesinin nasıl seçileceği TTK ve SPK Mevzuatında bellidir. Bu konuda Kurumsal Yönetim Komitemiz önce toplanarak Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi için belirlediği ismi Yönetim Kurulumuza sunmuş ve Sayın Osman Kahveci, Kurumsal Yönetim Komitemizin kararı doğrultusunda Yönetim Kurulumuzca tam bir uzlaşı içerisinde oybirliği ile seçilmiştir.

Şirketimiz satın alma süreçleri ise küresel çelik endüstrisindeki dalgalanmalar ve piyasa koşullarının sıkı takibi ve dinamik yönetimi ile karara bağlanmaktadır. 1 Kasım 2017 tarihinde yapılan Genel Kurul’da pay sahiplerimizin büyük çoğunluğunun oylarıyla göreve seçilen yeni Yönetim Kurulumuz da, bugüne kadar tüm satın alma süreçlerimizi yukarıda belirtildiği gibi sıkı piyasa takibi ile gerçekleştirmiştir. Yönetim Kurulu Başkanımızın şirketi tek başına yönettiği, bazı firmalardan doğrudan alım yapıldığı gibi hayali ithamların aksine, yapılan pazarlıklar neticesinde satın almalarda yaklaşık 50.000.000-TL’nı bulan indirimler sağlanmıştır.

Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ömer Faruk Öz’ün bundan önceki basın buluşmalarında da ifade ettiği gibi, yurt dışından Türkiye’ye giren yaklaşık 400 bin ton otomotiv çeliğinin 100 bin tonunun Kardemir’de üretilmesine ve pazarlanmasına yönelik özel çabası sayesinde onlarca yeni müşteri şirketimize kazandırılmış ve satış gelirlerimiz sadece yılın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 artış göstermiştir.

Şirketimizin, gerek Yönetim Kurulu Başkanına gerekse Yönetim Kurulu Üyelerine tahsis etmiş olduğu hiçbir özel araç yoktur ve olmamıştır. Başkan ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz sadece Yönetim Kurulu Toplantıları için Karabük’e gelişlerinde ve şirket görevlerinde şirket aracı kullanmaktadırlar. Kazaya konu edilen araç ise Ramazan Bayramı nedeniyle şirketimiz çalışanları ile bayramlaşmak üzere Yönetim Kurulu Başkanımızı almaya giden araç tarafından yapılmıştır.

Şirketimiz, İstanbul sanayi Odası tarafından geçtiğimiz ay açıklanan verilere göre Türkiye’nin 24. Büyük şirketi olurken, dün açıklanan Fortune 500 Türkiye araştırmasında da 2017 yılı verileriyle 75’inci sıradan 57’inci sıraya yükselmiştir.

Daha öncede kamuoyu ile paylaştığımız gibi şirketimizi 3,5 Milyon ton üretim seviyelerine taşıyacak olan yatırımları bir an evvel tamamlamak, üretim yelpazemizi katma değeri yüksek ürünlerle çeşitlendirmek, otomotiv, savunma, beyaz eşya, mobilya ve imalat sanayi sektöründe kullanılan ve hemen hemen tamamı ithal ikamesine sahip olan çelik kalitelerinin üretimimizdeki payını artırarak, hem şirketimizin finansal sonuçlarında daha yüksek başarılar elde ederken hem de, katma değeri yüksek bu ürünlerde ülkemizin sektördeki dışa bağımlılığını azaltarak yöre ve milli ekonomimize daha fazla katkıda bulunmak için 4 bini aşkın çalışanımızla birlikte samimi bir gayretin içerisinde olduğumuzun tüm paydaşlarımız tarafından bilinmesini istiyoruz.

Bu asılsız ithamlar şirketimizi hedeflerinden döndüremeyecektir. Yönetim Kurulu Başkanımız, Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve şirketimiz hakkındaki bu asılsız ithamlar ve karalamalar nedeniyle internet sitesi ve sahipleri hakkında en kısa sürede Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacaktır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin