KARDEMİR, Şeker Fabrikalarına örnek oldu - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:23
Güneş 06:48
Öğle 13:02
İkindi 16:25
Akşam 19:07
Yatsı 20:27
İmsaka son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Şubat, 2018 13:53 tarihinde yayınlandı
0
0

KARDEMİR, Şeker Fabrikalarına örnek oldu

Ülke genelindeki 14 Şeker Fabrikasının özelleştirme sürecine girmesi gözleri KARDEMİR özelleştirmesine çevirirken, bu şehirlerdeki Sivil Toplum Örgütleri başta olmak üzere bir çok kesim  KARDEMİR özelleştirmesindeki modelin Şeker Fabrikalarında da uygulanmasını istedi.

Kırşehir   Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı   Selahattin Ekicioğlu; Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili açıklama yaparak,  şeker fabrikalarının geleceği konusunda Karabük Demir-Çelik Fabrikası örneğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Kalkınma planlarının yerli ve ulusal hassasiyetlerle oluşturulmasının önemine işaret eden TSO Başkanı Ekicioğlu, “Gelişmiş bir ülke olmamız yolunda, ekonomi programımızın yerli ve ulusal hassasiyetlerle kurulmasının önemli olduğunu düşünüyor; özellikle tarım politikamızda üretime öncelik veren, iklimsel ve toprak verimliliğimiz dikkate alınarak, alın terini bu topraklara döken üreticilerimizin çıkarları göz önünde bulundurularak, üretime öncelik verilmesinden geçtiğine inanıyoruz. Emeğin en yüce değer olduğuna olan inancımızla, ülkemizde şeker pancarı üretiminin arttırılmasının hem toplumsal sağlığımız açısından hem de üreten toplum olmanın onurunu yaşamak adına çok önemli bir işlevi olacağını düşünüyoruz” dedi.
Şeker pancarının alternatifinin glikoz olamayacağını belirten Ekicioğlu, “Şeker pancarının alternatifi asla glikoz olamaz. Bu konuda bilimsel çalışma yapan insanların da belirttiği üzere, günümüzde sağlığımızı tehdit eden en önemli unsurların başında glikoz gelmektedir. İş böyleyken bizim şeker pancarı üretimini arttırmamız gerekirken yerine glikoz ithal etmemiz mantık dışıdır. Şeker fabrikalarının geleceği konusunda Karabük Demir-Çelik Fabrikası örneğini göz önünde bulundurmalıyız. Kırşehir Şeker Fabrikasının geleceği için de pancar üreticilerinden, fabrika işçilerine, ilimiz sanayicisinden, tüccarına kadar bu konuda emeği geçen herkesin ortak olduğu bir yapılanma, hem üretimin hem de istihdamın arttırılmasına ve aynı zamanda emeğin gerçek hakkını bulması adına önemli bir uygulama olacaktır. Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konuda üzerimize düşen her türlü çalışmayı yapacağımızı bildiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude canakkale cephesi ve 18 mart bogaz zaferi anlatildi 92iZd18D
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mart, 2026 00:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Çanakkale Cephesi ve 18 Mart Boğaz Zaferi anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen etkinlikte Çanakkale cephesinin açılmasından 18 Mart Çanakkale Zaferi’ne uzanan süreç askerî ve stratejik boyutlarıyla ele alındı.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde bir etkinlik düzenlendi. “Çanakkale Cephesinin Açılması ve 18 Mart Boğaz Zaferi” başlıklı konferansta Çanakkale Savaşları’nın tarihi, arka planı ve sonuçları kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çevrim içi gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Yenal Ünal yaparken konuşmacı olarak ise Arş. Gör. Buğra Terzi yer aldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Prof. Dr. Ünal, Çanakkale Savaşları’nın anlamını, önemini ve tarihi derinliğini çok yönlü biçimde ele alarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilinç köprüsü kurmayı amaçladıklarını ifade etti.

Arş. Gör. Terzi ise sunumunda destansı mücadelenin stratejik, askerî ve tarihî boyutlarını anlattı. Çanakkale cephesinin jeopolitik önemine dikkat çeken Terzi, Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkan Savaşları sonrasında yaşadığı güç kaybının müttefik arayışını hızlandırdığını belirtti. Bu süreçte Enver Paşa öncülüğünde gerçekleştirilen reformlar ve Almanya ile kurulan yakın ilişkilerin belirleyici olduğundan bahsetti.

Çanakkale Savaşı’nın deniz ve kara harekâtlarının birlikte yürütüldüğü çok yönlü bir cephe olduğuna değinen Terzi, İtilaf Devletleri’nin ilk olarak Çanakkale Boğazı’nı geçme girişimlerinde bulunduğunu ancak deniz harekâtında başarısız olunması üzerine kara savaşlarına yöneldiklerini aktardı. Sunumda ayrıca savaşın dönüm noktaları hakkında bilgi verilirken özellikle Nusret mayın gemisinin 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.

Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin