Karabük'ün Sevilen Doktoruna Şehit Unvanı - Karabük Haber Postası
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
22 Temmuz, 2022 13:53 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 28.12.2023 11:58
0
0

Karabük’ün Sevilen Doktoruna Şehit Unvanı

Görevi başında uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edilen Uzman Dr. Ekrem Karakaya  için Konya Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Konya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, “Ekrem kardeşimize Devletimiz ‘şehit’ unvanı verdi. Bundan sonra eşi ve kıymetli evlatları şehit yakını olarak Devletimizin ve milletimizin şemsiyesi altında ömür boyu korunacaklar” dedi.

Duygusal anların yaşandığı tören, Şehit Dr. Ekrem Karakaya’nın hayatını konu alan kısa film gösterimi ile başladı. Kur’an tilaveti ve dua ile devam eden törende, İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, Hastane Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Oğuzhan Günenc ve Kardiyoloji Polikliniğinde görev yapan mesai arkadaşı Uzman Dr. Selçuk Öztürk konuşma gerçekleştirdi.

“ÖMRÜNÜ HASTALARINA ADAYAN DEĞERLİ BİR HEKİMDİ”
Şehit Dr. Karakaya’nın yaklaşık 1 yıl önce Şehir Hastanesinde görevine başladığını hatırlatan Başhekim Dr. Oğuzhan Günenc, “Rahmetli doktorumuza kendi memleketi Kayseri’de göreve başlama seçeneği sunulmuş olmasına rağmen mesleğini daha iyi icra edebileceğini, hastalarına daha faydalı olabileceğini düşündüğü için kendisi hastanemizi tercih etmiştir” dedi.
Uz. Dr. Ekrem Karakaya’nın ömrünü hastalarına adamış çok değerli bir hekim olduğunu ifade eden Başhekim Günenc, “Yaklaşık 2 hafta kadar önce canice bir saldırı sonucu doktorumuzu kaybettik. Bu elim hadise bizleri derinden sarsmış ve tüm hastane olarak hepimize çok büyük bir acı vermiştir. Bizler hastane idaresi olarak O’nun aziz hatırasını yaşatmak için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Büyük acımızı bizlerle paylaşan herkese teşekkür ediyorum. Mekânı Cennet olsun” dedi.

“DUAMIZ BU ACI OLAYIN SON OLMASI YÖNÜNDEDİR”
“Hain kurşunlar çok değerli bir hekim kardeşimizi aramızdan ayırdı” diyerek konuşmasına başlayan İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, “O, dünyanın en değerli varlığı bir evlattı. O dünyanın en değerli yol arkadaşı bir eşti. O dünyanın en değerli makamı, evlatlarının babası idi. Maalesef, mesleğini aşkla ve şevkle yapan mesai arkadaşımızı aramızdan ayırdı. Çok üzgünüz. Elim olay yaşandığı andan itibaren acımızı bizlerle paylaşan herkese teşekkürlerimizi sunuyorum. Ne yaparsak yapalım bu büyük acının söndürülemeyeceğini biliyorum. Değerli kardeşimizin yerini doldurmamız tabi ki mümkün değil. Rabbim özellikle evlatlarına, eşine, ailesine sabırlar versin. Kardeşimizin Makamı Cennet olsun. Olayın daha ilk dakikalarından itibaren valimiz, vali yardımcılarımız, başsavcımız hepimiz hastanedeydik. Bakan yardımcımızda hızla şehrimize geldi. Bakanımız adeta dakika dakika süreci takip etti. Hastaneye ulaştığımız sırada doktorumuz ameliyata alınmıştı. Bizler, inşallah kurtulur diye dua ederken acı haberi maalesef aldık. Ülkemizde bu tür acılarla inşallah bir daha karşılaşmayız. Duamız bu acı olayın son olması yönündedir” diye konuştu.

“ŞEHİDİMİZİN AİLESİ, DEVLETİMİZE EMANET”
Devlet yetkililerinin en üst düzeyde olayla ilgilendiklerini ve Cumhurbaşkanının ve bakanımızın acılı aile ile görüştüğünü de vurgulayan Prof. Dr. Koç, “Şehidimizin ailesi artık yüce Devletimize emanet. Ekrem kardeşimize Devletimiz ‘şehit’ unvanı verdi. Bundan sonra eşi ve kıymetli evlatları şehit yakını olarak Devletimizin ve milletimizin şemsiyesi altında ömür boyu korunacaklar” dedi.
Şehit Karakaya’nın adının Konya’da bazı sağlık tesislerine ve caddelere verilerek yaşatılacağını da katılımcılar ile paylaşan Prof. Dr. Koç, “Şehidimizin adını yaşatma adına devlet büyüklerimiz gerekenleri yapıyorlar. Rabbim bu acıları bir daha yaşatmasın” şeklinde konuştu.

“KUTSAL BİR MESLEĞİN TEMSİLCİLERİYİZ”
Sağlık hizmetinin çok kutsal bir meslek olduğunun yaşanılan bu acı olayda bir kez daha kanıtlandığını söyleyen Prof. Dr. Koç, “Sağlık çalışanları olarak her zaman fedakarca görev yapıyoruz. Hatta o kadar fedakarız ki insanın normal aklı bazen bu fedakarlığı anlayamıyor. Bu olayı gerçekleştiren katili yaşatmak için bile yine arkadaşlarımız, hekimlerimiz çaba sarf ettiler. Biz böylesine kutsal bir mesleğin temsilcileriyiz. Yapılan hizmetlerin vatandaşlarla paylaşılması ile birlikte inşallah tüm vatandaşlarımız bu fedakarlıkları çok daha iyi anlayacaklar. Ülkemizin geleceği adına dimdik bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Şehidimizin ailesi metanetli duruşları ile birtakım istismarcılara hiç taviz vermediler, bizler de metanetli duracağız” diyerek sözlerini tamamladı.

“KLİNİĞİMİZİN EKREM ABİSİYDİ”
Son olarak mesai arkadaşları adına kürsüye gelen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Selçuk Öztürk de, anma programına katılarak salonda bulunanlara teşekkür etti. Yaklaşık 1 yıldır Şehit Karakaya ile birlikte nöbet tuttuklarını ve birlikte görev yaptıklarını söyleyen Uz. Dr. Öztürk, “Ekrem abimiz kliniğimizin yaşça ve tecrübece en büyüklerinden olmasına rağmen bizlere saygısından dolayı abi diye hitap eder, hastalarına hakim olsa bile hepimizle istişare ederdi. Hiçbir hastası ya da iş arkadaşı ile ufacıkta olsa bir münakaşası olmadı. Kliniğimizde 1 yılda kendisini öylesine sevdirdi ki hekim ve hekim dışı tüm personellerin en sevdiği ve saygı duyduğu kişi oldu” dedi.

Şehit Dr. Karakaya’nın 7 ve 9 yaşında 2 kızı olduğunu vurgulayan Dr. Öztürk, “Tabi şu anda evlatlarımız olayın tam farkında değiller. Yıllar sonra gazete ve televizyon haberlerine baktıklarında babalarının yaşadığı bu acı olayın farkına varacaklar. İnşallah bu konuşmam yıllar sonra onlara ulaşır” dedi.
Şehit Dr. Karakaya’nın çocuklarına seslenen Dr. Öztürk, “Babanız çok mükemmel bir doktordu. Beraber bulunduğumuz bu dönemde tüm hastaları ile ilgilendi ve sorunlarını çözdü. Hatta en son Ramazan Bayramı’nda nöbetçi olmamasına rağmen bayram öncesi kalan hastalara ve izne ayrılan hekim arkadaşların hastalarını devralarak her gün vizit yaptı. Ben buna şahidim. Sürekli olarak hastalarından olumlu geri dönüşler alan bir kardeşimizdir. Hatta daha önce çalışmış olduğu Karabük ilinden Konya’ya gelen hastalarını biliyoruz. Babanız görevini tam ve eksiksiz bir şekilde yaparken şehit düşmüştür. Allah’ın sevdiği kulu ki tüm Türkiye ve şu an burada bulunan herkes onu dualarla ve güzelliklerle uğurlamıştır” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
vavava
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
27 Mart, 2026 15:28 tarihinde yayınlandı
0
0

SP’den “Mazlumlara Lanet, Mazlumlara Destek” açıklaması

Saadet Partisi, İslam dünyasına ve bölge ülkelerine yönelik ABD-İsrail saldırıları ile Mescid-i Aksa’ya yönelik kısıtlamalar ve kazılara karşı Türkiye genelinde eş zamanlı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamalar, Cuma namazı çıkışında parti teşkilatlarının katılımıyla yapıldı.

Karabük’te partililer, Karabük’te bulunan il binası önünde bir araya geldi. Basın açıklamasını İl Başkanı Aziz Gündoğdu okudu.

Gündoğdu, konuşmasında, İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, zulme karşı duruşlarını vurguladı. “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı mazlumun yanında olduğumuzu ilan etmek için toplandık” diyen Gündoğdu, Millî Görüş hareketinin tarih boyunca ayrım yapmaksızın zalimin karşısında durduğunu ifade etti.

Gazze’de yaşananlara da değinen Gündoğdu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern dünyanın sahte “insan hakları” maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız!

Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci postalları altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır. Unutulmasın ki Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından kurtulamaz.

Siyonizmin pervasızlığına karşı sadece “kınama” mesajları yayınlamak yetmez! Zulme karşı sadece “üzüntü” beyan etmek bu ateşi söndürmez!

Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır.

Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar.

Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar; terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır.

Bizler, emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde “tarafsızlık” yoktur! Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız.

Gazze’deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek,  Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek; Mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir! Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur!

Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin