Karabük’teki kazalarda 2 kişi yaralandı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Ağustos, 2024 04:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük’teki kazalarda 2 kişi yaralandı

Karabük’te meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 2 kişi yaralandı.

İlk kaza Balıklarkayası mevkiinde meydana geldi. E.S. idaresindeki 78 ABR 762 plakalı otomobil Karabük istikametine seyir halindeyken aynı istikamette seyrede C.K. idaresindeki 34 HY 9618 plakalı otomobile çarparak takla attı. Kazada sürücü E.S. hafif şekilde yaralandı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

Aynı mevkiide meydana gelen ikinci kazada ise

Safrabolu istikametine seyir halinde olan S.T. idaresindeki 34 NVF 83 plakalı otomobil aynı istikamette seyir halinde olan E.O. E. idaresindeki 78 DC 779 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada 34 NVF 83 plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan F.T. yaralanırken durumun bildirilmesi üzerine olay yerine 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.

İki kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…