Karabük Postası tarafından
17 Ekim, 2015 14:09 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük’te Ziraatı Teşvik

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği, Karabük Ziraat Mühendisleri Odası ve Karabük Ziraat Odası Başkanlığının ortaklaşa yürüttükleri “Yöresel Tat, Empürmeye Değer Kat” projesi açılış toplantısı yapıldı. Safranbolu Cincihan ‘da gerçekleşen toplantıya Vali Orhan Alimoğlu, 125. Jandarma Er Eğitim Alay Komutanı Kurmay Albay Sedat Arıcan, Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak, Ovacık Kaymakamı Hakan Şeker, İl Genel Meclis Başkanı Hasan Yıldırım, Defterdar Osman Koçaş, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Cemalettin Çataklı, Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkan ve üyeleri, Daire Müdürleri, vatandaşlar ve çiftçiler katıldı. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) 2015 Yılı Yöresel Değerler Mali Destek Programı kapsamında uygulamaya değer bulunan proje ile ilimizde yetiştiriciliği giderek azalmakta olan yöresel değerimiz, “Empürme Fasulye” çeşidinin daha fazla üretici tarafından yetiştirilmesi, tüketicilere yerel çeşit tüketme bilincinin aşılanması ve yerel çeşitlerimizin böylece nesilden nesile aktarılması amaçlanıyor. Toplam maliyeti 80 bin TL olan ve 72 bin TL’si BAKKA, 8 bin TL’si ise İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği tarafından karşılanan projenin açılış toplantısında konuşan Vali Orhan Alimoğlu “En çok tekrar ettiğimiz işlerden birisi Tarım ve Hayvancılığın kıymetini bilelim, burada biraz ihmalimiz var bunu tamamlayalım. Çünkü yeryüzü insanla güzelleşiyor, ama insan yeryüzünü nasıl güzelleştiriyor gül, çiçek, fasulye, patlıcan dikiyor, kuzuları gezdiriyor, keklikleri telef etmiyor öyle olunca yeryüzü güzel oluyor. Yeryüzünde ne varsa zaten insana hizmet ediyor bunların kıymetini bilirsek aslında kendimiz için çalışmış oluyoruz. Bu işte biraz ihmallerimiz oldu zaman zaman, onun için başka yerden nohut, mercimek ithal etmek zorunda kaldık. Ama şimdi bu işi fark ettik, artık bu kadar çok proje ile biz bu işi hallederiz kendimize lazım olanı üretiriz. Çünkü Türkiye toprağı da, dağı da, suyu da, iklimi de çok müsait bir memleket, bu işi tamamlayacağımıza ben inanıyorum. Şimdi ben şöyle hesap yapıyorum, Tarım Müdürümüz bu sene bin koyun vardı gelecek sene bin yüz oldu derse ben bunu anlıyorum. Fasulye üç tondu, dört tona çıkarttık derse anlarım, yani böyle pratik, mantıklı hedefler. Ama bunları Tarım Müdürlüğümüz tek başına yapacak değil. Ziraat teşkilatlarımız bize bildiği doğruları söyleyecek bizde buna inanacağız. Buradaki herkesin toprağı var, doktorlar ve aklı eren herkes toprağı biraz kurcalamak zaten spor diyorlar, toprakla meşgul olan, terleyen insan sağlıklı olur diyorlar. Cenabı hak her çeşidini yaratmış bunların hakikisini, tabisini yapalım yiyen şifa bulsun, hasta olmasın. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

İğneada ve Gürcistan açıklarındaki hamsi avı beklentileri karşılamayınca balıkçılar erken paydos etti

Türkiye’nin İğneada açıklarında ve Gürcistan sularındaki hamsi avından beklenen verimi alamayan tekneler yavaş yavaş balık av sezonuna veda ediyor.
Balıkçılar, bu bölgelerde görülen hamsinin de umut verici olmadığını belirtirken, genel tabloya bakıldığında Karadeniz’in birçok noktasında durumun benzer olduğunu vurguluyor.
Balıkçılar, günlük 100-150 kasa civarında bir av yapılabilmesi hâlinde balık av sezonunun biteceği 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizde kalabileceklerini ancak bu miktarın maliyeti karşılamaması durumunda avlanmanın sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Şu anda tekneler ağırlıklı olarak istavrit avına yönelirken, bazı teknelerde şimdiden karaya çekerek bir sonraki balık sezonu için hazırlıklarına başladı.
Tekne sahiplerinden Bilal Bozoklu şu an ağırlıklı olarak istavrit avladıklarını belirterek "Hamsi yok diyebiliriz. İğneada taraflarında kendini gösterdi ancak orada da çok iç açıcı bir durum yok. Olan hamsi Gürcistan’da; orada da durum pek parlak değil. Dolayısıyla Gürcistan taraflarında da yoğun bir hamsi avı söz konusu değil. Kısacası her yer aynı durumda. Bundan sonra günlük 100-150 kasa civarında av yapabilirsek sezon sonuna kadar denizde kalabiliriz ancak maliyeti kurtarmadığı sürece denize açılmamız mümkün değil. Şu anda ağırlıklı olarak istavrit avlıyoruz. Eskilerin deyimiyle, denizde zaman zaman kısır dönemler yaşandığına dair söylemler olurdu. Nitekim iyi geçen sezonlar da oldu. Örneğin bir önceki sezonda palamut çoktu, bu sezon ise hamsi vardı ancak değerini bulmadı. Hamsi kış sezonunda olsaydı ve 300-500 kasa avlayabilseydik belki bir şeyler kazanabilirdik. Ancak herkes aynı anda avladığında hamsi ucuz fiyata gidiyor. Piyasaya fazla hamsi girmesi, tekne açısından pek kurtarıcı olmuyor. Şu anda tekneler genellikle İğneada ve Marmara Denizi’nde avlanıyor. Doğu Karadeniz’de ise çok fazla tekne yok; olanlar da bizim gibi günü kurtarmaya çalışıyor. 1,5-2 ay sonra tekneler karaya çekilmeye başlar. Şu an itibarıyla karaya çekilen tekneler de var" diye konuştu.

Deniz dibindeki kirlilik ağları parçalıyor
Deniz dibindeki demir parçaları ve çöplerin ağlara zarar verdiğini belirten Bozoklu, "Denize ağ attığımızda dipteki bir cisim nedeniyle ağlarımız yırtıldı. Balıkçı deyimiyle iki, iki buçuk boy (Yaklaşık 275 metre) kadar ağımız zarar gördü. Denizin güzelliği olduğu kadar çilesi de var. Bu durum sadece dipteki cisimlerden değil, akıntıdan da kaynaklanabiliyor. Denizde çöp var, denizin altında ciddi miktarda atık bulunuyor. Özellikle Trabzon çevresinde bu sorun daha fazla görülüyor" dedi.
Kaptan yardımcısı Harun Yılmaz ise yırtılan ağları tamir ettiklerini kaydederek "Sezon, hamsi açısından verimli geçti ancak fiyatlar oldukça düşük kaldı. Bu nedenle bolluk yaşanmasına rağmen ekonomik anlamda beklentiyi karşılamadı. Şu sıralar ağırlıklı olarak istavrit avcılığı yapıyoruz. Genellikle Eynesil ile Of arasındaki bölgede avlanıyoruz. Şu anda hamsi avı yok; İğneada’da zaman zaman görülüyor ancak orada da süreklilik göstermiyor. Şu an ağ tamiriyle uğraşıyoruz. Ağlarımızın büyük gemilerin çapaları nedeniyle yırtıldığını düşünüyoruz. İki boy ağımız zarar gördü. Ayrıca denizden çöp de çıkıyor; özellikle Beşirli tarafında bu durum daha fazla görülüyor" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin