blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Temmuz, 2025 12:25 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük’te orman yangını kontrol altına alındı

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Cildikısık mevkiinde 55 hektar alanda etkili olan orman yangının kontrol altına alındığını duyurdu.

Gece boyunca müdahalenin aralıksız sürdüğünü ifade eden Yavuz, "Yaklaşık 17-18 saatlik yoğun bir çalışmayla; Orman Müdürlüklerimiz, İl Özel İdaremiz, belediyelerimiz, AFAD, Kızılay ve aynı zamanda Kardemir'e ait araç ve ekipmanlarla birlikte toplam 87 araç ve 316 personelle yangına müdahale edilmiştir" bilgisini paylaştı.
Yangının can kaybına neden olmamasının sevindirici olduğunu dile getiren Yavuz, "Yangının başladığı saatten bu saate kadar herhangi bir can kaybının yaşanmamış olması, hiçbir vatandaşımıza zarar gelmemesi, bizim için en büyük teselli kaynağıdır" dedi.
Yangının çıkmasının ardından kısa sürede havadan helikopter desteğiyle müdahale başlatıldığını aktaran Yavuz, "Maalesef yaklaşık 55 hektarlık karaçam ormanımız zarar görmüştür. Yangının etkilediği alan oldukça zor bir coğrafyada yer almaktadır. Yol erişiminde sıkıntılar yaşandı; kayalık, uçurumlu, engebeli ve vadilerle kaplı bir bölgede çalışmalar yürütüldü" diye konuştu.
Yangına müdahale sırasında yer yer zorluklar yaşandığını ancak ormancılar, itfaiyeciler ve diğer görevli personelin gece boyunca canla başla mücadele ettiğini vurgulayan Vali Yavuz, "Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yangının çevrelenmesine başlanmış, şu anda da yalnızca iki noktada söndürme ve soğutma çalışmaları devam etmektedir. Helikopter destekleriyle bu çalışmalar daha da hızlandırılmıştır" ifadelerini kullandı.
Yangının yerleşim yerlerine uzak olduğunu ancak rüzgarın etkisiyle bazı mahallelere yaklaşma ihtimali nedeniyle tedbir amaçlı tahliyeler yapıldığını belirten Yavuz, "Yangın kontrol altına alındıktan sonra vatandaşlarımız güvenli bir şekilde tekrar köylerine yerleştirilecektir" şeklinde konuştu.
Karabük halkına geçmiş olsun dileklerini ileten Yavuz, yangınlara karşı vatandaşların duyarlı olmasını isteyerek şunları kaydetti:
"Karabük Valiliği olarak 2 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında ormanlara görevli personel dışında giriş-çıkışlar yasaklanmıştır. Lütfen hava sıcaklıklarının arttığı bu günlerde meteorolojik verileri takip ederek ormanlara karşı hassasiyetimizi koruyalım. Ormanlarımız, akciğerlerimiz, yeşil vatanımızdır. Bu ormanlar sadece bizim değil, orada yaşayan canlıların da evidir. Yangınlar sadece ağaçları değil, orman sakinlerini de yok etmektedir. Doğa, orman, tabiat bizlere emanettir; bu emanete sahip çıkmak hepimizin görevidir."
Yavuz, ayrıca dün sabah itibarıyla Karabük merkezde bulunan tek bir park dışında tüm ateşli piknik alanlarında ateş yakılmasının yasaklandığını hatırlatarak, "İkinci bir emre kadar Karabük il sınırları içerisinde Karabük Belediyesi'nin il merkezinde işletmiş olduğu park dışındaki hiçbir alanda pikniğe izin verilmeyeceğine ve bu anlamda ısrar eden vatandaşlarımız hakkında da gerekli işlemin yapılacağını da belirtmek istiyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.