Karabük’te geçen yıl 10 bin 853 dosya işleme alındı
Karabük Cumhuriyet Başsavcılığına geçen yıl 10 bin 853 dosya intikal ederken, 11 bin 117 dosya karara bağlandı ve temizlenme oranı yüzde 102,43 olarak gerçekleşti.
Basın savcısı Oğuz Yılmaz, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025 yılına ilişkin suç istatistiklerini dair bilgilendirmelerde bulundu.
Yılmaz, UYAP verilerine göre 2025 yılı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına 10 bin 853 dosyanın intikal ettiği, bu sayının bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 1,84 oranında değişim gösterdiği bildirdi.
Yıl içerisinde 11 bin 117 dosya hakkında karar verildiği, temizlenme oranının ise yüzde 102,43 olarak gerçekleştiğini kaydeden Yılmaz, "Bu verilerin soruşturmaların etkin ve sonuç odaklı şekilde yürütüldüğünü gösterdiği ifade etti.
Kentte en sık karşılaşılan suç türlerinin bilişim sistemleri kullanılarak işlenen dolandırıcılık, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve aile içi ile kadına yönelik şiddet suçları olduğu aktaran Yılmaz, özellikle bilişim yoluyla işlenen suçlarda ülke genelindeki artış eğilimine paralel bir seyir gözlemlendiği dile getirdi.
Karabük Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman da cumhuriyet savcıları, hakimler ve adliye personelinin hukukun üstünlüğü, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleri çerçevesinde görevlerini özveriyle yerine getirdiği ifade etti.
Motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıklar hakim karşısına çıktı
Kastamonu’da polis ekiplerinin durdurduğu motosiklette yapılan üst aramalarında uyuşturucu maddeyle yakalanan yakalanan 2 sanığın yargılanmasına başlandı.
Edinilen bilgiye göre, 8 Ağustos 2025 tarihinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri plakası okunmayan bir motosikleti kontrol amaçlı durdurdu. Motosikletin plakasının çamurla kapatıldığını gören trafik ekibince motosikletteki şahısların üzerinde arama yapıldı. Aramada satışa hazır vaziyette 11 paket halinde toplam 11,04 gram metamfetamin maddesi, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 24 bin 215 TL nakit para ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan O.M. ve C.K. tutuklandı.
Sanıklar O.M. ve C.K. hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar ve avukatları hazır bulundu.
"Olay günü üzerimde ele geçirilen parça bana ait, diğerleri bana ait değil, cebime atılmıştır"
Duruşmada savunma yapan O.M., esnaf olduğunu belirterek, "Alacaklarımı almak için çarşıya gidecektim. Sonra C.K.’yi gördüm. C.K.’yi çarşıya bırakırken kolluk kuvvetleri durdurdu. Ben durdum, ehliyetim var. Cebimde madde varmış. Ben daha önce bunu kullanıyordum, pişmanım. O motosiklet montunun cebinde olduğunun da farkında değilim. Kolluk kuvvetleri durdurduğunda ‘üzerinde bir şey var mı’ diye sordu, ’kesinlikle yok’ dedim. Daha sonra baktım ki var. Gittim, teslim ettim. Önceden kalmış, unuttum. Çünkü ben o ceketi çok giymiyorum. Motosiklet zaten müşterinindi, plakası kapalıymış. Ehliyetim var ama ruhsatı falan hiçbir şeyi yok. Bu zamana kadar hiçbir suçum yok. Cebimdeki kendi kazandığım helal para" dedi.
"Şerefim de bitti, itibarım da bitti"
Çöpe atılan peçetenin içinde ne olduğunu bilmediğini iddia eden O.M., "Ben, bu peçeteyi sigara içmek için durduğumda çöpe attım, içinde ne olduğunu bilmeden attım. Kamera kayıtlarında görülen eldiveni yere atmadım, ben peçete olarak attım. Telefonumda hassas terazi üzerinde bulunan uyuşturucuyu da müşteri bana getirdi. ’Bunu alır mısın’ dedi Ben kuşkulandım, almadım. Ben onu delil olarak aldım. Kesinlikle satmadım. Sanayide bir şerefim vardı, şerefim de bitti, itibarım da bitti" diye konuştu.
"Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur"
Sanık C.K. de savunmasında, "O.M. ile karşılaştık. O.M. ’3 gün önce tanıştık’ diyor ama 7,5 aydan beri tanışıklığımız var. Beni Taşköprü’ye bırakır, Taşköprü’den alır ve bir uyuşturucu ortamımız var, beraber içmişliğimiz var. Beraber o gün beni görüyor ve nereye gideceğimi soruyor. ‘Çarşıya gideceğim’ diyorum. Beni çarşıya bırakırken arkamızdan siren sesi geldi. Ben kaskımız yok diye bizi durdurdular sandım. O.M., motosiklete binerken ’kaskım da yok ama olursa olsun, boş ver, bin götüreyim seni’ dedi. Ben o yüzden kaskımız yok diye bizi durdurdular zannettim. ‘Üzerinizde bir şey var mı’ dediler. ‘Yok, arayabilirsiniz’ dedim. ‘Tamam’ dediler. O.M.’yi kenara çektiler. Polis memurunun gözünün önünde oturdum. Oraya attığını kesinlikle görmedim ya da saklamak amaçlı kesinlikle oturmadım. Kesinlikle eldivenin içindekini görmedim. Peçete de dahil hiçbir şey yere atmadım. Sadece kenarda dikildim. Daha önce arama yaptıklarından biliyorum. Ondan sonra polis memuru O.M. üzerinden çıkanları bana verdi. Daha sonra tekrar bana uyuşturucu madde bulundurup bulundurmadığımı sordu. Ondan sonra bizi karakola götürdüler. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur" ifadelerine yer verdi.
Sanık avukatlarının da savunmasını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.