blank
Asuman Doğan tarafından
28 Aralık, 2025 13:17 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Karabük’te Fen Lisesinde Usulsüz Atama Tepkisi

Eğitim İş'liler, “Fen Liseleri torpil yuvası değildir, Karabük Mehmet Vergili Fen Lisesi’ndeki usulsüz atama derhal iptal edilmelidir” yazılı pankart açtı.

Eğitim İş Karabük Şube Başkanı Zeki Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ovacık ilçesinden Karabük Mehmet Vergili Fen Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı branşına yapılan atamanın mevzuata, liyakat ilkesine ve kamu vicdanına açıkça aykırı olduğunu söyledi.

Çelik açıklamasında,

“Fen Liseleri Torpil Yuvası Değildir!
Karabük Mehmet Vergili Fen Lisesi’ndeki Usulsüz Atama Derhal İptal Edilmelidir.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan proje okulu öğretmen atamaları, uzun süredir liyakat, eşitlik ve objektif kriterler açısından tartışma konusu olmaktadır. Son olarak Karabük’te gerçekleştiği belirtilen bir atama süreci, bu tartışmaları daha da derinleştirmiştir.

Bize ulaşan bilgilere göre;
Kurumlar arası geçiş yoluyla Milli Eğitim Bakanlığına geçen,
Öğretmenlikte fiilen geçirdiği sürenin sınırlı olduğu ifade edilen,
Proje okullarına atanma için yönetmeliklerde öngörülen deneyim, hizmet süresi ve başarı kriterleri bakımından soru işaretleri bulunan bir öğretmenin,
Karabük’ün en çok tercih edilen proje okullarından biri olan Mehmet Vergili Fen Lisesine atanması,
Buna karşılık aynı okulu tercih eden, yıllardır görev yapan ve il genelinde norm fazlası durumunda bulunan çok sayıda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeninin hiçbirinin atamasının yapılmaması,
haklı bir rahatsızlık ve güvensizlik oluşturmuştur.
Bu atamayla ilgili olarak;
Atamaların hangi somut kriterlere göre yapıldığı,
Hizmet puanı, mesleki kıdem, akademik yeterlilik ve okul ihtiyacı gibi ölçütlerin neden göz ardı edildiği,
İl genelinde norm fazlası öğretmenler bulunmasına rağmen bu atamanın hangi hukuki ve idari dayanakla gerçekleştirildiği,
Atama sürecinin il millî eğitim müdürlüğü bilgisi dışında, merkezi bir tasarrufla mı yürütüldüğü,
Söz konusu boş kadro için neden herhangi bir duyuruya çıkılmadığı,
konularında Milli Eğitim Bakanlığı kamuoyuna açık, net ve tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır.
Kamu vicdanını yaralayan bu ve benzeri uygulamalar; öğretmenler arasında adalet duygusunu zedelemekte, yıllardır emek veren eğitimcilerin motivasyonunu ve mesleki inancını ciddi biçimde sarsmaktadır.
MEB’e Çağrımızdır:
Okullar arasında yaratılan “özel program ve proje uygulama okulu” ayrımına son veriniz!
Öğretmen atama ve yönetici görevlendirme süreçlerini; tüm eğitim kurumlarını kapsayacak tek bir yönetmelik ile yasallık, belirlilik, objektiflik ve sürdürülebilirlik ilkelerine uygun hale getiriniz!
Liyakati ve şeffaflığı esas alan bir sistem oluşturunuz!
Yönetmelikte yer almayan yöntemler ve uygulamalar hakkında öğretmenleri zamanında ve açık biçimde bilgilendiriniz!
Proje okullarına öğretmen atamalarında torpilin, kayırmacılığın ve cemaatvari yaklaşımların değil; adaletin ve hakkaniyetin geçerli olmasını sağlayınız!
Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne tekrar soruyoruz:
Bu okula henüz Milli Eğitim Bakanlığındaki görev süresi henüz 1 yıllık olan bir öğretmenin ataması liyakat ilkelerine uygun mudur? Bu atama hangi yasal dayanağa göre yapılmıştır?
Aynı koşulları taşıyan diğer öğretmenler neden dikkate alınmamıştır?
Liyakat, hizmet puanı ve branş yeterliliği neden görmezden gelinmiştir?
Aynı koşulları taşıyan, hatta daha yüksek niteliklere sahip öğretmenler neden sistem dışına itilmiştir?
Milli Eğitim Bakanlığı; proje okulu atamalarında objektif kritere dayanmayan keyfi uygulamaları derhal iptal etmeli, kayırmacılığa son vermelidir. Yönetici görevlendirme ve öğretmen atamaları; hukuk devletinin temel ilkeleri olan yasallık, belirlilik, objektiflik ve sürdürülebilirlik esas alınarak, liyakat temelli ölçütlerle yeniden düzenlenmelidir.” ifadelerini kullandı. Fen liselerinin belirli kriterlere göre öğrenci alan, akademik başarı odaklı eğitim kurumları olduğuna dikkat çeken Çelik, bu okullara yapılacak öğretmen görevlendirmelerinin de aynı hassasiyetle ve şeffaflıkla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Bakan Işıkhan: “500 bin konut projesi Türkiye tarihinde şimdiye kadar atılmış en büyük adım”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemiz için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım, hayata geçirilmiş en büyük sosyal devlet projelerinden birisidir" dedi.
Bir dizi program için Ordu’ya gelen Bakan Işıkhan, ilk olarak valiliği ziyaret etti. Vali Muammer Erol ve ilgililerce karşılanan Bakan Işıkhan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Işıkhan, ardından Yüzyılın Konut Projesi’nde hak sahiplerinin belirleneceği Altınordu ilçesindeki Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen TOKİ kura çekim törenine katıldı. Işıkhan, burada yaptığı konuşmada 500 bin konut hedefiyle başlatılan proje kapsamında Ordu’da 3 bin 334 hak sahibinin belirleneceğini ifade etti. Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yapan Bakan Işıkhan, çeşitli alanlarda yürütülen çalışmaların bu vizyon doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara da değinen Bakan Işıkhan, 6-7 Şubat depremlerinin ardından şehirlerin kısa sürede yeniden inşa edilmeye başlandığını söyledi.

"500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım"
Sosyal konut projesi hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonuna Türkiye olarak artık tam anlamıyla kilitlenmiş durumdayız. Hamdolsun ki bu hedefi gerek iç politikada, gerekse dış politikada çalışma hayatından ekonomiye, sağlıktan eğitime, kültürden sosyal politikalara kadar her alanda kendimize mihenk olarak belirledik. Yüzyılın Konut Projesi, işte tam olarak böyle bir aklın, böyle bir anlayışın eseridir. Ülkemiz için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım, hayata geçirilmiş en büyük sosyal devlet projelerinden birisidir. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki, toplumumuzun huzuru, mutluluğu ve gücü, vatandaşlarımızın evlerinde, hanelerinde ve yuvalarında başlar" diye konuştu.

"Depremin ardından 11 ilimizin tamamını dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek ayağa kaldırmaya başladık"
Bakan Işıkhan, 2023’te yaşanan 6 Şubat depreminin ardından 11 ilde çok büyük çalışmalara imza atıldığını ve şehirlerin ayağa kaldırıldığını ifade ederek, "Devletimiz, sosyal devlet anlayışıyla, devlet-millet işbirliğine inanarak, geçmişten bugüne, barınma gibi en temel ihtiyaçlar hususunda hiçbir vatandaşımızı mağdur etmemiş, millete hizmet sevdasıyla çalışan kadrolar eliyle daima vatandaşımızın yanında olmuştur. Hükümetimizin çeyrek asra yaklaşan iktidarı boyunca, Cumhurbaşkanımız liderliğinde, aziz milletimizin ve ülkemizin menfaatleri için gece gündüz çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Bu çabayı, bu özveriyi, bu gayreti en iyi Ordulu kardeşlerim bilir. Ordu’nun geçmişini de bugününü de en iyi sizler bilirsiniz. Şehrimize hangi hizmetleri kazandırdığımıza en yakın şahit, sizlersiniz. Öte yandan, malum 6-7 Şubat depremlerinde 11 ilimizi adeta dümdüz eden büyük bir yıkımı ülkece hep birlikte yaşadık. Bize dediler ki ‘Bu facianın altından kalkamazlar’, ‘Devlet bu enkazın altında kalır, bu kadar büyük bir yıkımı ayağa kaldıramazlar.’ Peki biz ne yaptık? Daha birinci yılı dolmadan 11 ilimizin tamamını dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek, evlerimizi, iş yerlerimizi, binalarımızı bir bir ayağa kaldırmaya başladık. Şehirlerimizi eskisinden çok daha sağlam, çok daha modern, pırıl pırıl evlerle donattık. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kenetlenmeyle asrın felaketini asrın dayanışmasına ve yardımlaşmasına çevirdik. Hamdolsun Rabbimizin yardımı, milletimizin duası, Sayın Cumhurbaşkanımız ve millete hizmet sevdalısı yol arkadaşları sayesinde depremin izlerini yavaş yavaş silmeye başladık" şeklinde konuştu.

"Hak sahipleri güvenli ve kolay şekilde ev sahibi olacak"
Kurada belirlenecek hak sahiplerine de hayırlı olsun temennisinde bulunan Bakan Işıkhan, "İnşallah bugün kuralarını çekerek hak sahiplerini belirleyeceğimiz konut seferberliğiyle birlikte diğer bütün şehirlerimizin çehresi ve sosyal dokusu da yeni bir boyut kazanacak. Ev sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız hem güvenli hem de en uygun ödeme kolaylığıyla yeni hanelerine kavuşacak" ifadelerine yer verdi.

"Cumhurbaşkanımız bu büyük projeler ile sözünün eri olduğunu gösteriyor"
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler ise, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu çalışmaların mimarı ve aynı zamanda hareketin kurucusu. Kendisi burada sözünün eri olduğunu bu projeler ile bir defa daha göstermiştir. Ordu’muza kazandırdığı bu evler, sadece bir adım değil, bundan sonra devam edecek, ülkemizi dünyanın sayılı ülkelerinden birisi haline getirecek dünya lideri olarak da kendisine yakışanı yapmaktadır. Bunu dost-düşman herkes biliyor. Hepsi de onu güvenilir insan olarak görüyor" diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan dua sonrası protokol, şehit yakınları ve gazilerin katılımı ile kuralar çekildi. Kent genelinde ev sahibi olmak için 29 bin 497 kişinin başvuru yaptığı öğrenilirken, merkezde bin 500, Aybastı ilçesinde 76, Çamaş ilçesinde 39, Çatalpınar ilçesinde 77, Çaybaşı ilçesinde 31, Fatsa ilçesinde 750, Gölköy ilçesinde 100, Gülyalı ilçesinde 50, Gürgentepe ilçesinde 52, Kabadüz ilçesinde 79, Korgan ilçesinde 80 ve Ünye ilçesinde 500 sosyal konut inşa edilecek.
Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti Ordu Milletvekilleri İbrahim Ufuk Kaynak ve Mustafa Hamarat, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç ve vatandaşlar katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin