Karabük Postası tarafından
16 Mart, 2023 17:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

“Karabük’e Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü Kurulsun”

Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 İlde büyük yıkıma neden olan deprem felaketinin ardından deprem kuşağında yer alan Karabük'teki binaların depreme dayanıklı olup olmadığı yeniden gündeme gelirken, DEVA Partisi İl Başkanı Yusuf Aydın bir kez daha Kentsel dönüşümün önemine dikkat çekti DEVA Partisi İl Başkanı Yusuf Aydın, Karabük'ün Deprem Bölgesi haritasında 1. derece deprem bölgesinde olduğunu hatırlatarak, Karabük'teki binaların yüzde 70'ini eski yapıların oluşturduğunu ve bunun için de Kentsel dönüşümün önemli olduğunu söyledi. Kentsel dönüşümle ilgili olarak acilen Karabük'e Kentsel Dönüşüm Müdürlüğünün kurulması gerektiğini belirten Başkan Aydın; "Soğuksu Mahallesinde uygulanan Kentsel Dönüşümün Karabük'ün diğer bölgelerinde de hayata geçirilmesi gerekiyor" dedi. Aynı zamanda İnşaat Mühendisi de olan DEVA Partisi İl Başkanı Yusuf Aydın, Kentsel Dönüşü Müdürlüğü kurulması yönünde hem odaya hem de Valiliğe ve bir çok ilgili yerlere bu talebini ilettiğini belirterek, "Karabük'te bir Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurularak acilen tespitlerin yapılması lazım. Ben bireysel olarak bu başvurularımı hem odaya, hem Valiliğe dilekçe ile bir çok yere ilettim, bununla ilgili katkı verebiliriz, katkıda bulunabiliriz diye. Ben önümüzdeki günlerde bir hareketlenme bekliyorum ama seçim şu anda depremin önüne geçti maalesef biz bu deprem gerçeğini unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Seçimlerden sonra da bunun üzerine Karabük'teki teknik arkadaşlar, Çevre Şehircilik, Üniversite, Belediye bütün hepsini bir araya getirmemiz lazım yoksa bu ne Mühendisler Odası'nın ne de Belediyenin yapabileceği bir şey değil" dedi. MÜHENDİSLER DİPLOMALARINI KİRAYA VERİYORLAR Mühendislerin diplomalarını kiraya verdiğini ifade eden Başkan Aydın, bununla ilgili olarak da şu açıklamayı yaptı: "Genç Mühendisler 2018 krizinden bu yana büro açamıyorlar açan arkadaşlar iki kişi bile açsalar bürolarını kapatıyorlar masraflarını ödeyemiyorlar yani iş yapamıyorlar inşaat sektörü çok durgun onun için genç mühendisler, mühendis olmuş bitirmiş bir yere diplomasını kiraya veriyor, ayrıca başka işle iştigal eden yaşlı mühendisler de bu diplomalarını kiraya veriyorlar bu da bizim için maalesef korkunç boyut ama bu arkadaş çalışıyor mu, çalışmıyor mu, gerekli denetimler yapılsa bunlar olmayacak denetim olmadığı için de imzası alınıyor ve orda cüzi bir aylıklarla, ciddi bir aylıkta almıyorlar maalesef. Bunu sadece inşaat mühendisleri değil, tüm mühendislik dallarında var." (Nurettin Acar)
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Ocak, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Depremde Trabzon için asıl risk denizde değil karada

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon’un risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge olmadığını belirterek, "Önceki günkü deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak şehrimiz açısından daha da önemli olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ). Bu fay zonu çok büyük depremler üretme kapasitesine sahip. Deniz içerisindeki depremlerden çok KAFZ’da meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir" dedi.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre önceki gün saat 23.15’te Trabzon’un Ortahisar ilçesinin yaklaşık 28 kilometre açığında meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmelerde bulunan KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, depremin şaşırtıcı olmadığını dile getirdi. Özellikle alüvyal zeminlerde, heyelanlı alanlarda bulunan yapıların mutlaka Türk Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılması, eğer yapılmadıysa kontrol ettirilmesinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Akın, "Depremin büyüklük ve şiddet kavramını bilmemiz gerekiyor. Şiddet Romen rakamıyla gösteriliyor ve hissettiğimiz sarsıntı gücüne göre değişiyor. Örneğin dolaplar ve avize sallandıysa bunun şiddeti farklı adlandırılıyor. Deprem büyüklüğü ise cihazlarla ölçtüğümüz aletsel büyüklüktür. Farklı büyüklükteki depremler aynı şiddette olabilir, aynı şiddetteki depremler farklı büyüklükte de olabilir. Sağlam olmayan zeminlerde şiddet daha fazla olacaktır. Çünkü şiddet yerel zemin şartlarına göre değişiyor. Bu son 3.7 büyüklüğündeki depremde de sahile yakın alüvyal zeminler daha fazla sallandı. Depremin olması bizim için şaşırtıcı değildi. Biz senelerdir Karadeniz içerisindeki faylardan bahsediyoruz. Burada depremler meydana gelebilir, normaldir. Karadeniz’de yine daha önce Gürcistan açıklarında ve Bartın’da 5-6’dan büyük depremler meydana geldi. Bölgemiz aslında aktif bir bölge. Her ne kadar deprem tehlikesi haritasında en büyük yer ivmesi 0.2 g olarak ifade edilse de zeminin kaya olduğu varsayımına dayanarak yapılan bir harita. Tabii ki bu harita yanlış değil. Bu bize bölgesel anlamda, parsel bazında da çalışmalar yapılması gerektiğini söylüyor. Heyelan içerisindeki bir yapı tabii ki bunu 0.2 g olarak hissetmiyor, daha büyük hissediyor. Kahramanmaraş depremlerinde de gördük, çok yüksek ’g’ kuvvetlerine ulaştık. Deprem açısından bölgemiz oldukça aktif. Depremden zarar görmemek tamamen bizim elimizde olan bir şey. Yapılarımızı uygun tasarlarsak; deprem, yapı ve zemin ilişkisini doğru kurarsak bir zarar görmeyiz. Trabzon risksiz ya da deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil. Buna artık alışmamız lazım" şeklinde konuştu.

"Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda (KAFZ) meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir"
Bingöl Yedisu’da beklenen 7’den büyük bir depremin Trabzon’u oldukça olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Akın, "Deprem denizdeki bir fayda meydana geldi. Bu fayın çok büyük olmadığını biliyoruz. Ancak deprem açısından daha önemli olan Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ). Çok büyük depremler üretebilen bir fay hattı. Bizim buna uzaklığımız yaklaşık 150 kilometre. Deniz içerisindeki depremlerden çok Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda meydana gelebilecek depremler bölgemizi etkileyebilir. Türkiye’nin en büyük depremi olan 7.9 büyüklüğündeki 1939 Erzincan depreminde Trabzon’da can kayıpları yaşandı. Yedisu bölgesinde 7’den büyük deprem bekliyoruz. Burada meydana gelebilecek deprem Trabzon için büyük bir problem oluşturabilir. Deniz içerisindeki faylar alüvyal alanlarda daha çok hissedilir. Meydana gelen deprem aslında çok yıkıcı bir deprem değildi, küçük büyüklükte ve düşük şiddetli bir depremdi" diye konuştu.

"Trabzon ve çevresinde tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum"
Alüvyal alanlarda deprem enerjisinin yükseldiğini kaydeden Akın, "Özellikle sosyal medyada kullanıcıları ‘avizeler hiç sallanmadı’ dediler. Çok doğrudur, avizeler sallanmadı. Bunun nedeni bizim depreme çok yakın, yaklaşık 20 kilometre uzakta olmamızdı. Biz sadece ’P dalgası’nı hissedebildik. Daha çok sallama şeklinde değil de alttan vurma etkisi oluşturan bir dalgadır. Dolayısıyla avizeler sallanmadı. Sadece binaların altından bir vurma etkisi meydana geldi. Trabzon ve çevresinde hayatı olumsuz etkileyebilecek düzeyde bir tsunami riskinin olduğunu düşünmüyorum. Kuzey Anadolu Fay Hattı bizim için daha önemli. Dikkate alınması gereken en büyük tehlike budur" ifadelerini kullandı.

"Çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum"
Artçı depremleri tahmin etmenin zor olduğunu belirten Akın, "Genellikle artçılar 1-2 derece düşük olur. Eğer bu öncü depremse daha büyük deprem olması beklenir. Fakat biz öyle bir deprem beklemiyoruz. Düşük bir ihtimal de olsa artçı olarak 1.5-2 büyüklüğünde depremler de meydana gelebilir. Bu tamamen fayın yüklendiği stres ve fayın geometrisine göre değişecektir. Bu deprem özelinde çok korkulacak bir durum olduğunu düşünmüyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin