blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Temmuz, 2025 22:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Karabük Valisi Yavuz’dan yangınla ilgili açıklama: “Rüzgar bizi sıkıntıya sokuyor”

Karabük Valisi Mustafa Yavuz, orman yangınını söndürme çalışmalarının devam ettiğini belirterek, etkili olan rüzgârın ekiplerin çalışmasını zorlaştırdığını söyledi.

Vali Yavuz, yangına 64 arazöz, su tankeri ve iş makinesi ile 200’den fazla personelin müdahale ettiğini belirterek, "Havanın kararmasıyla birlikte helikopterimiz, yakıt ikmali sonrası uçuş güvenliği gereği ara verecek. Bu aşamadan sonra karadan müdahaleye ağırlık vereceğiz" dedi.
Önceliklerinin yangının yerleşim yerlerine sıçramadan kontrol altına alınması ve ormanların korunması olduğunu vurgulayan Yavuz, "Bildiğiniz gibi coğrafya engebeli. Tepeler dağlık ve vadilerle kaplı bir alan. Bu etkenler çalışmaları zorlaştırsa da tüm kurumlarımız büyük bir koordinasyon içinde görev yapıyor" diye konuştu.
Zarar gören alanlarla ilgili net bir tespitin henüz yapılamadığını belirten Yavuz, ilerleyen saatlerde gerekli tespitlerin tamamlanarak kamuoyunun bilgilendirileceğini ifade etti. Rüzgarın yangının yönünü değiştirmesinin müdahaleyi zorlaştırdığına dikkat çeken Yavuz, rüzgarın yavaşlamasıyla birlikte ekiplerin müdahalesinin daha etkili olduğunu dile getirdi. Yangına Orman Teşkilatı, İl Özel İdaresi, Karayolları, AFAD, jandarma, belediyeler ve çevre il-ilçelerden gelen orman ekiplerinin müdahale ettiğini belirten Vali Yavuz, "İnşallah kısa sürede hep birlikte bu yangını söndürerek yeşil vatanımızı koruyacağız. Tüm vatandaşlarımıza tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.