Karabük Üniversitesinden Dekan Görevlendirmelerine İlişkin Açıklama - Karabük Haber Postası
fefefe 1
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
14 Ocak, 2026 15:55 tarihinde yayınlandı
0
0

Karabük Üniversitesinden Dekan Görevlendirmelerine İlişkin Açıklama

Karabük Üniversitesi, Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanlık görevlendirmeleri hakkında eksik bilgiye dayalı ve bağlamından koparılan içeriklere ilişkin kamuoyunu bilgilendirdi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) bazı basın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan dekanlık görevlendirmelerine ilişkin paylaşımlar üzerine kamuoyunu bilgilendirme amacıyla açıklamada bulundu. 

KBÜ Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü tarafından paylaşılan açıklama şöyle:

KAMUOYUNA DUYURU
Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında, Üniversitemiz Tıp ve Diş Hekimliği Fakülteleri dekanlık görevlendirmeleriyle ilgili eksik bilgiye dayalı ve bağlamından koparılmış haberlerin yer aldığı görülmüştür. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur:

Haberlere konu olan Diş Hekimliği Fakültesi Dekan görevlendirmesi 2024 yılında gerçekleştirilmiş bir atamadır. Yaklaşık 2 yıl önce tesis edilen yasal bir işlemin, bugün yeni bir gelişme gibi sunulması gerçeği yansıtmamaktadır. Üniversitemizdeki idari görevlendirmeler; ilgili alanlardaki idari tecrübe ve yetkinlik esas alınarak yapılmaktadır. Diş Hekimliği Fakültesi Dekanımız, Tıp Fakültesinde 9 yıldır  öğretim üyesi ve 6 yıldır da profesör olarak görev yapmaktadır. Kendisi; tıp, diş hekimliği ve eczacılık eğitiminin ortak temeli olan tıbbi biyokimya alanında ulusal ve uluslararası yetkinliğe sahiptir. Ayrıca; Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve Fakülte Yönetim Kurulu Üyeliği gibi görevleriyle, sağlık eğitimi yönetiminde önemli bir tecrübeye sahiptir.

Tıp Fakültesine görevlendirilen Dekanımız 6 yıldır Tıp Fakültesi bünyesinde profesör olarak görev yapmaktadır. Kendisi; tıp, diş hekimliği ve eczacılık eğitiminin ortak temeli olan mikrobiyoloji alanında çok sayıda ulusal ve uluslararası akademik eser ortaya koymuştur. Geçmişte çeşitli üniversitelerde rektör yardımcılığı, dekanlık ve enstitü müdürlüğü gibi stratejik öneme sahip üst düzey idari görevleri başarıyla ifa etmiştir. Tıp Fakültesi Dekanımız, akademik yetkinliğinin yanı sıra, üniversite teşkilatında farklı idari görevlerindeki başarıları ve tecrübesiyle bu göreve atanmıştır.

Dekanlık, akademik bir ünvan değil, idari bir görevdir. Sağlık bilimleri eğitimi; anatomi, fizyoloji, histoloji, mikrobiyoloji ve biyokimya gibi disiplinler arası temel bilimler üzerine inşa edilir. Bu doğrultuda yapılan görevlendirmeler, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa, akademik teamüllere ve liyakat esaslarına uygundur. Üniversitemiz, bilimsel kriterlerden ve liyakat esaslarından taviz vermeden çalışmalarına devam etmektedir.

Dezenformasyon çağında kamu kurumlarımız benzer mahiyette asılsız ve kasıtlı etki operasyonlarına hedef olmaktadır. Manipülatif içeriklere değil, resmî kaynaklara itibar edilmesi hususunda; 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Karabük Üniversitesi
Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü

WhatsApp%20Image%202026 01
Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay