Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2024 00:12 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kadınların günyüzüne çıkardığı el emeği ürünler görücüye çıktı

Kastamonu’da unutulmaya yüz tutmuş ve kadınların yenilik katarak tasarladıkları motiflerle yeniden hayat bulan el emeği ürünler açılan sergide beğeniye sunuldu.
Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde Kastamonu’da Turizm Haftası çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu çerçevede İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi tarafından “Anadolu Kültüründe Gelenekten Geleceğe Kadın Eli” isimli resim sergisi açıldı. Sergide kadınlar tarafından gün yüzüne çıkartılan birçok el emeği ürün beğeniye sunuldu. Saray Hamamı Kültür Sanat Merkezinde gerçekleştirilen serginin açılışını Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün yaptı. Ardından Ergün, beraberindeki Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, KUZKA Genel Sekreteri Serkan Genç ve diğer kamu kurum ve kuruluş temsilcileri ile sergiyi gezdi. Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut, katılımcılara sergi hakkında bilgiler verdi.
Sergi ile ilgili bilgi veren Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut, “Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi olarak 6 yıla yakın bulunduğumuz Atabey Konağında gelenekselimizi yaşatmaya, yeni inovasyonlar katarak günümüze aktarmaya çalışıyoruz. Turizm Haftası’nda hanımlarla birlikte düşündük, 200 yıl önce kadınlarımızın el emeği göz nuru döktüğü ürünlerle bunlara yenilikler ekleyerek günümüze taşıyıp bir sergi yapalım diye düşündük. Sergimize Valiliğimiz başta olmak üzere sivil toplum kuruluşları ile kadınlarımızın ilgisi yoğun oldu. Bu da bizleri çok mutlu etti. Bu sergi, Kültür Müdürlüğümüz ile paydaş olarak yaptığımız bir sergi. Amacımız gelenekseli yeni nesile farklı bir şekilde tanıtarak öldürmemek ve geçmiş dönemlerde kadınlarımızın hissiyatları ile el emekleri ile döktüğü bütün motifleri günümüze aktararak uzun yıllar yaşatabilmeyi amaçlıyoruz. Sergimizde unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımız yoğunlukta bulunuyor. Bunun dışında coğrafi işareti alınan taş baskı, tırnak bağı, iğne oyası, sepetçilik, tezgah dokuması gibi ürünleri yeni inovasyonlar katıp geçmişle geleceği birleştirerek sergimizde yeni motiflerimizi tanıtıyoruz. Sergimiz, üç gün sürecek ve Cuma gününe kadar açık kalacak” dedi.
Sergiye katılan Ergül Küçüksipahioğlu ise, “Devrekani’de 2019 yılında Halk Eğitim Merkezinin düzenlediği dokuma kursuna katılarak kendimi geliştirdim ve tezgah almaya karar verdim. Şu anda tasarımlarımı kendi atölyemde yapmaktayım. Çantalarımızın dokumasını ve diğer çeşitli ürünlerin dokumasını kendim yapıyorum. Başardığım için çok mutluyum, unutulmaya yüz tutmuş dokumalarımızı bugünlere kadar getirebildiğim için çok mutluyum” diye konuştu.
Sergiye katılan Şengül Elbasdı Güder de, “Kastamonu’da unutulmaya yüz tutmuş sepetçilik mesleğini icra ediyorum. 2016 yılında girdim, KOSGEB destekli olarak yola çıktım. Yanımda çalışanlarım var şu anda, onlarla birlikte sepetçilik imalatı yapıyorum. Ağacını da kendimiz yetiştiriyoruz. Her şeyi tamamıyla bizlere ait” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.