blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mayıs, 2025 16:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Japonyalı ‘Türk Çayı Demleme Ustası’ Rize’de çay demledi

Japonya’da düzenlenen yarışta ‘Türk Çayı demleme ustası’ seçilen Arita, Rize’de de çay demleyerek iştirakçilere ikram etti.
Türk Çayı’nın marka bilinirliğinin arttırılması ismine 11-13 Aralık 2024 tarihleri arsında Japonya’da ‘Türk çay demleme ve sunum’ yarışı düzenlendi. Müsabakada dereceye girenler Rize’ye davet edilirken ‘Türk Çayı Demleme Ustası’ seçilen Japonya vatandaşı Yumika Arita’ya çay demletilerek iştirakçilere ikram edildi. Dev çay bardağından binanın yer aldığı Çay Çarşısı’nda düzenlenen aktiflik renkli imgelere sahne oldu.
Rize Çay Çarşısı Genel Müdürü Hasan Önder de kendisinin heyet olarak iştirak sağladığı müsabaka hakkında bilgi vererek, "Türk çay ve çay kültürü üzerine sunumlarımız ve bilgilendirmelerimiz olmuştu. Japonya’dan gelen konuklarımız de Rize’de Türk çayının yetiştiği alanları, üretim basamaklarını ve çay çarşısının çaydaki rolünü anlatmaya çalışıyoruz. Türk çay kesimini önümüzdeki periyotlarda Japonya’da siyah çay üzerine bir pazar bulacağını düşünüyoruz. Japonya pazarında kültürümüzle birlikte ince muhakkak bardağımızla birlikte yer bulacağına inanıyor ve düşünüyoruz" dedi.
Japonya’da düzenlenen yarışta çay demleme ustası seçilen Yumika Arita ise, "Japonya’da çayı seven birisiydim. Türk çayına da ilgi duydum. Türkiye’nin dünyada en çok çay tüketen ülke olduğunu da öğrendiğim için çok şaşırmıştım. Hem kültürü anladım hem de çayın nasıl demlediğini bana öğrettiler. Türk çay kültürünü çok değerli çok da olağanüstü buluyorum. Japonların da Türk çayını çok seveceğini düşünüyorum" tabirlerini kullandı.
Türk Çayı’nın demleme kademeleri hakkında bilgi veren Arita, "İlk evvel güzel bir Türk çayını demlemek için kalpten dilemek gerekiyor. Birebir vakitte çayın demlendiği sıcaklıkta yeniden demlemede çok değerli bir etken. Yüz derece kaynamış bir suyu o haliyle kullanmak çok gerçek değil. 85-90 derecelere indirgemek bu açıdan daha efektif. Çayı demledikten sonra kesinlikle 15 dakika bir vakit geçmesi gerekiyor" halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.