karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Şubat, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

İyidere Lojistik Merkezi dolgusunda sona yaklaşıldı

Doğu Karadeniz bölgesinin Rusya, Orta Asya’ya ve Kafkasya ile bağlantısını sağlayacak olan İyidere Lojistik Merkezi’nin dolgusunda yüzde 72’lik seviyelere ulaşıldı.
Uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri olacak olan İyidere Lojistik Merkezi, Doğu Karadeniz bölgesinin Rusya, Orta Asya’ya ve Kafkasya ile bağlantısını sağlayacak. Lojistik Merkezin hayata geçmesinin ardından Rize-Artvin Havalimanı ve Rize’nin doğu ve Güneydoğu’ya açılan kapısı olan Ovit Tüneli ile entegre olması da hedefleniyor. 20 milyon ton dolgu ile yapılması planlanan Lojistik Merkezi dolgusunda 12 milyon ton dolgu ile yüzde 72’lik bir tamamlanma sağlandı.

100 bin araç kapasiteli Ro-Ro rıhtımı yapılıyor
2 bin 700 metre ana mendireğe sahip olacak olan lojistik merkezin tali mendireği ise 470 metre olacak şekilde planlandı. 15 metre su derinliği ile bin 210 metre rıhtım uzunluğunun yanı sıra 12 metre su derinlikli birde 270 metrelik Ro-Ro- rıhtımı olacak. Rıhtım 100 bin araç kapasiteli olacak. 20 milyon taş dolgu ile yapılacak olan İyidere Lojistik Limanı’nda toplamda 13 bin ton betonarme çeliği, 630 bin metre küp beton ile 18 bin 900 ton çelik kazık kullanılacak. İyidere Lojistik Limanı hizmete girdiğinde ise 3 milyon ton genel kargo, 8 milyon ton dökme yük, 100 bin konteyner ve 100 bin araç Ro-Ro kapasitesine sahip devasa bir yatırım olacak.

Yöre halkı Lojistik Merkezi’nin bitmesini dört gözle bekliyor
İyidere sakinleri de yapılan lojistik merkez yatırımından duydukları memnuniyetini dile getirdi. İlçe sakinlerinden Ramazan Duman, gençlerin merkez sayesinde iş imkanı bulacaklarını söyledi. Duman “Ben projeyi güzel buluyorum. Buradaki gençlere de iş olanağı sağlayacak. Şuan da gençler işsiz ama orası büyük bir katkı sağlayabilir diye düşünüyorum. Ekonomi açısından katkı sağlayacağını düşünüyorum” derken, Ali Özer isimli vatandaş ise “İnsanlar için büyük bir fayda. Hele de Rize için büyük katkı olacak. Sokakta işsizler var. Onlarda bir iş sahibi olabilir. Onlara da bir katkıda bulunabilir. Gençler de boşlar şu anda. Şimdi onlarda burası sayesinde işe girdiği zaman ailelerine de rahatlık olacak. Ticaret anlamında iyi olacak. Karadeniz’e de gelmeye başlayabilirler. İstanbul’a değil de buralara gelebilirler” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin