İsmail Kartal: "Bu sene şampiyon biz olacağız" - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Temmuz, 2023 13:51 tarihinde yayınlandı
0
0

İsmail Kartal: “Bu sene şampiyon biz olacağız”

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü İsmail Kartal, sarı-lacivertlilerin yeni sezon öncesi ilk antrenmanında yaptığı açıklamada, “Bu sene 9 yıl geçti. Bu işe bir son vermemiz gerekiyor. İnşallah Allah’ın izniyle bu sene şampiyon biz olacağız. Şampiyon olmak için de oyuncularımla konuştum çok çalışacağız” dedi.

Fenerbahçe, 2023-2024 sezonu hazırlıklarına bugün Samandıra Can Bartu Tesisleri’nde yaptığı antrenmanla başladı. Sarı-lacivertli takımın yeni teknik direktörü İsmail Kartal, idman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sezon başı hazırlık kampı hakkında bilgi veren İsmail Kartal, “Yeni sezonumuzu açmış bulunuyoruz. Milli takımdan gelen oyuncularımızla beraber Rusya kampına kadar devam edeceğiz. 8’inde Rusya’ya hareket edeceğiz. 3 maç oynayıp 15’i akşamı Türkiye’ye geri döneceğiz. Zaman zaman sizinle söyleşiler yapmak için burada toplantılar yapıp geçmişte yaptığım gibi ne yapıyoruz neler oluyor hedefimiz neler bunlarla ilgili sizlerle konuşacağım” şeklinde konuştu.

“Allah’ın izniyle bu sene şampiyon biz olacağız”

Sezon sonunda şampiyon olmak için çok çalışacaklarını belirten Kartal, “Camiamızın ve bütün taraftarlarımızın çok büyük beklentisi var. Bu sene 9 yıl geçti. Bu işe bir son vermemiz gerekiyor. İnşallah Allah’ın izniyle bu sene şampiyon biz olacağız. Şampiyon olmak için de oyuncularımla konuştum çok çalışacağız. Herkes birbirine saygılı olacak. İnşallah sezon sonunda şampiyon olan taraf biz oluruz diye düşünüyorum. Taraftarlarımızı mutlu etmek istiyoruz. Onların hayallerini gerçekleştirmemiz için oyuncularımızla elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret edeceğiz inşallah Allah bizi mahcup etmez. Yeni sezon hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay