Hem Bordro Yaktılar, Hem de Isındılar - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:27
Güneş 06:52
Öğle 13:03
İkindi 16:24
Akşam 19:05
Yatsı 20:24
İmsaka kalan --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Ocak, 2015 15:32 tarihinde yayınlandı
0
0

Hem Bordro Yaktılar, Hem de Isındılar

Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendika üyeleri maaş zamlarını protesto ederek, maaş bordrolarını yaktılar, ardından da ateşin etrafında ısındılar.
Öğle saatlerinde Karabük Belediyesi önünde toplanan Türkiye Kamu-Sen’e bağlı çeşitli iş kollarındaki sendikalara üye memurlar, hükümetin 2015 yılı için memur ve emeklilere verdiği maaş zammını protesto etti. Burada konuşan Türk Sağlık – Sen Karabük Şube Başkan Yardımcısı Ali Ünal, 2014 yılında maaşlara yapılan 123 liralık zammın; ortalama memur maaşında yüzde 5,2; en düşük memur maaşında yüzde 7,2; mühendis maaşında yüzde 3,7; avukat maaşında yüzde 4; doktor maaşında yüzde 3 artış anlamına gelmesine karşın yıllık enflasyonun yüzde 8,17 olduğunu ve buna göre 2014 yılında aylık olmak üzere, bir doktor 182 lira, mühendis 175 lira, avukat 156 lira, imam 69 lira, hemşire 56, düz memur 42, şoför 36, 15inci derecenin 1inci kademesindeki hizmetlinin ise, 24 lira enflasyon nedeniyle zarara uğradığını söyledi.
Ünal, “Geçtiğimiz yıl, bizleri 123 liraya mahkûm edenler, bu yıl da yüzde 3+3’e mahkûm ediyorlar. Memurları enflasyonun altında ezdiniz; biliniz ki, memurlar bir darbeyi daha kaldıramaz. Ekonomi iyi yolda, istikrar sürüyor, enflasyon düşüyor masalı, çarşı pazardaki gerçek fiyatlarla kâbusa döndü. Hükümet, her yıl hedef enflasyonu bilinçli olarak düşük göstererek memurlarımızı düşük ücret artışına mahkûm ederken, milletimizi zorunlu harcamalarında dahi enflasyon canavarına teslim ediyor. İktidar, 10 yıldır hiçbir enflasyon hedefine ulaşamadı. Bütün hesaplarında yanıldı. Bu yıl da enflasyon hedefi tutmayacak. Geride kalan sürede, bir zamanlar fakirin yemeği olan kuru fasulye, pilav lüks gıda maddesi haline geldi. Kırmızı etin yalnızca adı kaldı. Sebze, meyve el yakıyor. Bugün memurlarımız sözde zamlı maaşlarını aldılar ve acı gerçekle bir kez daha yüzleştiler. Biz, Türkiye Kamu-Sen olarak 2013 Ağustos’undan beri, gerçekleri dile getiriyoruz. İmzalanan toplu sözleşmenin defolu olduğunu, memurların haklarının gasp edildiğini ifade ediyoruz. Malum konfederasyon ise 123 lirayı, yüzde 3+3 zammı anlata anlata bitiremiyor. Gerçekler ortada; 2014 memurlarımız ve emeklilerimiz için kara bir yıl odu. 2015 daha da zor olacak.
Şimdi malum konfederasyon, iktidarın arkasına saklanmış, Başbakan’a perde arkasından sufle yapıyorlar, Başbakan da “Memurlara %17 zam yaptık” diyor. Maliye Bakanı’na sufle yapıyorlar, Maliye Bakanı, “Memura 8,5 zam yaptık; zam işini abarttık” diyor. Sözde yetkili konfederasyonun 1,5 yıldır, memur maaşları ile ilgili bir tek açıklama yaptığını görmedik. Allah için çıkıp da Başbakan’ı; Maliye Bakanı’nı dahi düzeltmediler. “Hayır, bizim imza attığımız maaş artışı, ortalama memur maaşına %5,2 zam demek.” diyemediler. Bunlar, %12 ek zam talebimize de karşı çıktılar. Sanırsınız, bunlar memur sendikası değil de Maliye Bakanlığı yetkilisi. Biz istiyoruz, herkesten önce onlar karşı çıkıyor. Ama iş konuşmaya geldiğinde, sendikacıyız diye ortalıkta dolaşıyorlar. Lafla peynir gemisi yürümez.Yalanla hiç yürümez. Artık memurlar da gerçeği görmelidir: Bunların sendikacılık gemisi yalanla, lafla yürümüyor. Gemi su alıyor; 2015 yılında batacak ama kendileriyle birlikte memurları da batıracaklar. Memurlar adına bir tek açıklamaya imza atmayanlar, Memuru unutup, yolsuzluğa, hırsızlığa destek verenler, Bir yılda ailenin zorunlu harcamaları 403 lira artmışken, 123 lira zamma “Evet” diyenler, Hizmetlileri yok sayanlar, 4/C’lilere; vekil ebe, hemşire, imam ve aile sağlığı elemanlarına üvey evlat muamelesi yapıp kadroya geçirmeyenler, öğretmeni, akademisyeni, sağlık çalışanını, maliyeciyi, adliye çalışanını unutanlar, Postacıya, ormancıya, belediye çalışanına, diyanet çalışanına kör bakanlar, Emeklileri, ek gösterge sorunlarını, ek ödeme sorunlarını, fazla mesaileri, döner sermayeleri bir kenara bırakıp, 2 gün içinde memuru masada satıp kaçanlar, “Ben sendikacıyım” diyemezler. “Milli iradeye saygı” kisvesi altında, milletin kaynaklarını sömürenlere yardım ve yataklık eden ama memurun iradesini yerle bir edenler, “Sendikacıyım” diyemezler. Bunlar olsa olsa, yancı, yalancı olurlar. Millete ait değerleri atıp, satıp peşkeş çekenler, Arazileri, ormanları, madenleri yakıp, yıkıp yok edenler, Milyonlarca vatandaşın hakkını çalıp, çırpıp iç edenler, Çalışmadan zengin olma hevesiyle, memurların alın terini gasp edenler, Mevki, makam ve siyasi çıkarları uğruna kamu görevlilerini masada satanlar, Şu soğuk günlerde evinde battaniyeyle ısınmaya çalışanların, ellerini otomobil egzozlarında ısıtanların, soğuktan donan bebeklerin ahını aldılar. Bunlar elbette yalan söyleyecekler, suçlarını, hesap bilmezliklerini kapatmaya çalışacaklar. İş bilmeyen, sözde sendikaların, iktidarla el birliği yapıp, memurlara verdiği zararı, bizzat yaşayarak görüyoruz. Bir yıl sonrasını dahi göremeyen ve memurların kazanılmış haklarını bile savunmaktan aciz bir konfederasyonun, 2 milyon 600 bin kamu görevlisi ile 1 milyon 900 bin dolayındaki emekliyi temsil edemediği açıktır. Bizim, memurların zarara uğramaması hassasiyetiyle yaptığımız haberlerden dahi kendilerine paye çıkararak Türkiye Kamu-Sen’i suçlamaya çalışanlar, memurları uğrattıkları zararın hesabını vermek, pişkinliklerinin bedelini ödemek zorundadırlar. Artık memurlarımızın, gözlerini bile kırpmadan haklarını gasp eden bu zevatı, silkinip, sırtından atma vakti çoktan gelmiştir. 2015 yılının yeni bir toplu sözleşme sürecine sahne olacağı düşünüldüğünde, memurlarımızın bugünkü kayıplarının ve ellerinden uçup giden 730 günün hesabını yaparak sendikal taraflarını belirlemeleri, hayati derecede önem kazanmıştır. İktidar, sarı sendika işbirliği, 730 günümüzü cehenneme çevirmiştir. Memurlarımızın artık kaybedecek, feda edecek, heba edecek bir tek günü dahi kalmamıştır. Bu bakımdan, memur ve emeklilerin kayıplarının telafisi hayati derecede önemlidir. Biz, %12 ek zam talebimizi sonuna kadar dile getireceğiz. Biz, memurlarımızın haklarını sonuna kadar müdafaa edeceğiz. Biz, gerçekleri, her şeye rağmen, her platformda, her ortamda söyleyeceğiz. Milyonlarca memurun, emeklinin, masumun hakkını yiyenler, ek zam talebimize herkesten önce itiraz eden, hesap bilmez sözde sendikalar, yüzleri kızarmadan, “Memura %17 zam yaptık” yalanını söyleyenler ise, yarattıkları ekonomik yangının ateşini, milyonlarca memurun bordrolarında görecekler. Ay sonunu getiremeyen, borç batağında çırpınan, masada pazarlanan milyonlarca memurun, bordrosundan yükselen bu ateş, hem bu dünyada, hem öteki dünyada yalancıları, arsızları ve memur pazarlamacılarını saracaktır” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
corumda kadir gecesinde kutsal emanetlere yogun ilgi 72CxizSS
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Mart, 2026 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Çorum’da Kadir Gecesi’nde kutsal emanetlere yoğun ilgi

Çorum Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Bedesten’de sergilenen kutsal emanetler Kadir Gecesi’nde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.

Çorum Belediyesi öncülüğünde “Kutsal Emanetler Sergisi” Ramazan ayının ve Kadir Gecesi’nin manevi atmosferinde ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. 17 Mart tarihine kadar Bedesten’de ziyarete açık olacak olan sergi, 3 gün boyunca iftardan önce 13.00-18.00, iftardan sonra 20.00-23.00 saatleri arasında vatandaşların ziyaretine sunuluyor. Sergide, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (Sallallahu teala aleyhi ve sellem) ait Sakal-ı Şerif, Saç-ı Şerif ve Nal-ı Şerif gibi önemli emanetlerin yanı sıra Mescid-i Nebevi ve Kabe örtüleri, Kabe’nin anahtarı, Osmanlı dönemine ait nişaneler ve daha birçok kıymetli eser yer aldı. Yoğun katılımın sağlandığı sergide vatandaşlar İslam’a ait değerleri bir arada görebilme fırsatı yakaladı.

Kılınan teravih namazının ardından eşiyle birlikte kutsal emanetleri görmeye gelen Metin Göktepe, “Aydan hayırlı olan Kadir Gecesi bütün İslam alemine hayırlı ve uğurlu olsun. Kutsal eserlerle beraber belediyemiz bizi faydalandırdığı için çok teşekkür ediyoruz” dedi.

Çorumlu vatandaşlara manevi atmosferden nasibini almaları gerektiğini söyleyen Hayrettin Köybaşı, “Bu mübarek Kadir Gecesi’nde camilerde ibadetlerimizi yaptıktan sonra ziyaret edelim dedik. Kutsal emanetlerin feyzinden, bereketinden, kokusundan faydalanalım dedik. Bütün Çorum halkının buraya gelerek bu manevi atmosferden nasibini almasını diliyoruz” diye konuştu.

Katılım sağladığı sergide bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Hüseyin Emre Erkoç, “Güzel bir katılım yani ben gayet etkilendim içeride kaldığımı söylüyorum. Osmanlı döneminden kalma eşyalar, Peygamber Efendimizin eşyalarını gördük. Yani gayet mutlu olduk böyle bir durum olduğunu ve bu etkinlikten” şeklinde ifade etti.

Sergilenen hatıraları yerinde görmek için katılım sağladığını söyleyen Haktan Öncel, “Peygamber Efendimiz’in saçı ve sakalı şerifini görmek için ve onun döneminden kalan hatıraları görmek için buradayım. Atmosfer gerçekten çok güzel. Arkadan gelen ilahi sesi buraya huzurlu bir ortam katıyor” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin