karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Hayvan sevgisi için hemşireliği bırakıp veteriner hekim oldu

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde 23 yıl boyunca hemşirelik yapan Yücel Çifci, hayvan sevgisi için mesleğini bırakarak veteriner hekim oldu. Hayvanları şefkatle tedavi eden Çifci, görev yaptığı Kastamonu’nun Daday ilçesinde tecrübesi ile hayvan yetiştiricilerine umut oluyor.
Kastamonu’da yaşayan 44 yaşındaki Yücel Çiftçi, hemşire olarak görev yaptığı sırada hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olmak için sınavlara girdi. 23 yıl hemşire olarak görev yapan Yücel Çifci, 37 yaşında girdiği sınavı kazanarak veteriner fakültesine yerleşti. Fakülteyi derece ile bitiren Yücel Çifci, bir süre sonra hemşireliği bırakarak veteriner hekim oldu. Kastamonu’nun Daday ilçesinde klinik açan yapan Çifci, hemşirelik süresince edindiği tıbbi birikimi kullanarak hayvanlara umut oluyor. İşini çok sevdiğini söyleyen Çifci, gençlere çağrıda bulunarak hiçbir şekilde hedeflerinden yılmamalarını ve hayallerinin peşinden koşmaları tavsiyesinde bulundu.
“Özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım"
Fakülteden derece ile mezun olduğunu belirten Yücel Çifci (44), “23 yıl Sağlık Bakanlığı’nda hemşire olarak görev yaptım. Görevim sırasında gerek hayvanlara olan tutkumuz, gerek doğaya olan tutkumuz, gerek vatanımıza, milletimize bir hizmet olsun diye bir yola çıktık ve veteriner fakültesine girdik. Veteriner fakültesinden derece ile mezun olduktan sonra belli bir süre daha memuriyetime devam ettim. Daha sonra da memuriyetten ayrıldım ve özel klinik açarak Daday’da hizmet vermeye başladım. Çalışmalarımız, çiftlik ortamlarında, aile işletmelerinde ve kliniğimizde devam etmektedir” dedi.
"Bir cana hizmet aşkıydı"
Hayvanlara karşı beslediği sevgiden ötürü veteriner hekim olduğunu söyleyen Çifci, “İnsanın içerisinde sevgi olmadan bu işi yapması mümkün değildir. İster istemez bende Anadolu’dan bir insan olarak her ne kadar annem ve babam memur olsa da yaz aylarında sürekli köydeydik, köyde yetişip büyüdük. Bu aslında bir cana hizmet aşkıydı. Bunu insanda da yıllar boyunca yaşadım. Şu an da veteriner olarak yine canlara hizmet ediyoruz. Istırabı hafifletebiliyorsak ne mutlu bizlere” diye konuştu.
“İnsanlık için veteriner olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”
Hemşirelikte edindiği tecrübeleri veteriner hekim olduktan sonra birlikte kullanmaya başladığını anlatan Çifci, “Belli bir bilgi birikimine ister istemez beşeri sektörde sahip oluyorsunuz, bunu veteriner fakültesinde bir hekim olarak taçlandırıyoruz. Bizler de bu iki bilgiyi birleştirip bir armoni oluşturduk. Bunun da faydalarını gördük. Korona virüs döneminde ben hemşire olarak görev yaptım. Türkiye’de ilk korona nöbetini tutan hemşirelerdenim. Beşeri hekimlik bizlere çok şeyler kattı, bizler de bu bilgileri veteriner hekimlikle birlikte süsledik ve insanlara bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.
“Hasta hayvanımı tedavi etti ve ondan olan buzağısına Yücel ismini verdim”
Daday ilçesine bağlı Görük köyünde hayvan yetiştiriciliği yapan Seher Çakal ise, “Hayvancılıkla uğraşıyorum. Hayvan yetiştirirken hayvan hastalıklarıyla da karşılaşıyoruz. Yakın bir tarihte hayvanımın bir tanesinde rahim çıkması hastalığı yaşandı. Sağ olsun Yücel Bey bizlere çok yardımcı oldu. Çok bilinçliler. 10 günlük bir tedavinin ardından hayvanımı normal hale getirdi. Tedaviden önce hayvanım yerinden kalkmaz durumdaydı. Yücel Bey yaptığı tedavi sonrasında hayvanı ayağa kaldırabileceğini ve kendisine 3-4 gün müsaade etmesi gerektiğini söyledi. Dediği gibi tedavinin dördüncü günü ineğim ayağa kalktı, toparladı ve şu anda normal bir hayvan haline döndü. Benden bütün randımanı aldım. Ben Yücel Beye ve diğer emekleri geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Hasta hayvanının buzağısına "Yücel" ismini verdiğini söyleyen Çakal, “Rahim çıkması hastalığını yaşan ineğimizin durumu çok sıkıntılıydı ve buzağısını Yücel Bey kurtardı. Ben de, sağlıklı bir şekilde buzağısı doğunca "Yücel" adını koydum" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2026 04:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Öğrenciler marşla girdi, mehterle karşılandı

Düzce’de Ramazan ayı nedeniyle sahura kadar açık olan Sabiha Ulusoy Kütüphanesi, farklı bir sürprize ev sahipliği yaptı. İki yıldır iftar sonrası kendi aralarında mehter marşı çalarak toplu halde kütüphaneye giren öğrenciler, bu kez karşılarında Düzce Belediyesi Mehteran takımını bulunca hayret ettiler.
Düzce Belediyesi tarafından Sabiha Ulusoy Kütüphanesi’ni kullanan öğrencilere Mehteran takımı ile sürpriz hazırlandı. İftar sonrasında mehter ekibi öğrencilerden önce kütüphane içerisinde konuşlandı. İftarın ardından her zamanki gibi marş açarak coşkulu şekilde kütüphaneye yönelen öğrenciler, içeri girdiklerinde canlı mehter marşıyla karşılandı.
Marşların kütüphane içerisinde yankılanmasıyla öğrenciler büyük sürpriz ve heyecan yaşadı. Alkışlar ve tezahüratlar eşliğinde karşılanan mehter gösterisi, Ramazan akşamına unutulmaz bir atmosfer kattı.
Düzce Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Burçin Sarıcan, gençlerin oluşturduğu bu güzel geleneğe kayıtsız kalmak istemediklerini belirterek, öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve Ramazan coşkusunu paylaşmak amacıyla böyle bir sürpriz hazırladıklarını ifade etti.

"Böyle bir sürpriz beklemiyorduk"
Sürpriz karşısında hem şaşıran hem de mutlu olan öğrenciler, etkinlik için Düzce Belediyesi’ne teşekkür ederek; "Biz kütüphaneye mehteran marşı ile giriş yapıyorduk. Bunu bir gelenek haline getirmiştik. Bu akşam böyle bir sürpriz beklemiyorduk. İlk önce hoparlörden mehter marşı çaldığını sandık. Ancak daha sonra Düzce Belediyesi’nin mehteran ekibini görünce çok şaşırdık ve gururlandık. Bize çok güzel bir sürpriz ve anı oldu. Düzce Belediye Başkanımız Dr. Faruk Özlü’ye teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandılar.

Bizi sosyal medyadan takip edin