Karabük Postası tarafından
27 Aralık, 2016 14:28 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Hamilelik Döneminde Beslenme

Özel Medikar Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Bal çocukların sağlıklı olarak doğması annenin yeterli ve dengeli beslenmesi, bebeğinin ve kendi sağlığının korunması ve bu konuda bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Beslenme ve Diyet Uzmanı Bal” Hamilelikte beslenme ile bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi, intrauterin ölüm, prematürelik ve preeklemsi arasındaki ilişkiler çeşitli araştırmalarla kanıtlanmıştır. Hamilelik her kadın için doğal bir olaydır. Bu dönemde anne ve bebeğin sağlığını etkileyen bazı etmenler vardır. Annenin erken yaşta veya geç yaşta çocuk sahibi olması, gebelik sayısı, son iki gebelik arası süre, hamilelikte geçirilen enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar, annenin kronik hastalıkları, ışın(radyasyon) alması, besinlerle küf, mantar, pestisit kalıntılarının alınması, en önemlisi de yeterli ve dengeli beslenmedir. Hamilelik esnasında birçok besin gereksinmesi artmaktadır. Hamilelik ile ilgili diyet yasakları, bilgi eksikliği nedeniyle bebeğin yetersiz beslenmesi, yetersiz alım, hastalıkla ilgili emilim bozukluğu ya da kayıplar nedeniyle yetersizlikler oluşabilmekte bu da hem anne hem de yeni doğan bebek için olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Hamilelikte kadının normal metabolizma düzeni üzerine fetal büyümenin eklediği değişiklikler vardır. Hamilelik insan yaşamında beslenmenin en önemli olduğu devrelerden biridir. Bu gerçek, halk arasında gebe kadının iki kişilik yemesi gerektiği fikrini doğurmuştur. Oysa hamilelikte fazla beslenme de yetersiz beslenme kadar anne ve bebek sağlığına zarar verir. HAMİLELİK DÖNEMİNDE AĞIRLIK KAZANIMI Hamilelikte, ağırlık kazanımının izlenmesi önem taşımaktadır. Hamile kadın ilk üç ayda her ay 0,5-1 kg sonraki aylarda ise ayda ortalama 1,5-2 kg ağırlık kazanmalıdır. Hamilelik süresince annenin toplam ağırlık artışı ortalama 12,5 kg (9 - 14 kg) olmalıdır. 7 kg dan az ağırlık kazanma, anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye sokar. Düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma olasılığı artar. Bebekte fiziksel ve zihinsel gelişim yönünden yetersizlik görülebilir. Ayrıca ağırlık kazanımı az olduğunda anne sütünün veriminin düşeceği bilinmelidir. Fazla vücut ağırlığı kazananlarda sağlık sorunları (gebelik zehirlenmesi, doğum güçlüğü, şeker hastalığı, iri bebek doğumu vb.) görülebilir. Hamilelik öncesi anne şişmansa daha az kilo almalıdır. Öğün atlamak, zayıflamaya çalışmak gelişen bebek için ciddi tehlikeler yaratır. Hamilelik döneminde 9- 12 kg ağırlık kazanımı normaldir, ancak gebeliğe fazla kilo ile başladıysanız 7- 10 kg ile gebeliği tamamlamak da mümkün olabilir. Hamileliğe zayıf başlayan anneler ise hamilelik süresince 12,5–18 kilogram ağırlık kazanmalıdır.Eğer ikiz bebek bekliyorsanız ortalama 17- 20 kg ağırlık kazanımı normaldir. HAMİLELİKTE GÖRÜLEN SAĞLIKLA İLGİLİ SORUNLAR VE BESLENME ÖNERİLERİ Hamilelik döneminde anne ve bebek arasında uyumun sağlanması sürecinde bazı sağlıkla ilintili sorunlar görülebilmektedir.Bunlar;Bulantı, kusma, kabızlık, mide yanması, aşırı ağırlık kazanımına bağlı kan basıncı yüksekliği, şeker hastalığı vb. sorunlardır. Bu hastalıkların dışında yer alan şikayetlerin önlenebilmesi için aşağıdaki önerilere dikkat edilmelidir. Bulantı ve kusma olduğunda; midenin boş kalmasını engellemek için gün boyunca azar azar ve sık aralıklarla beslenilmelidir. Şikayeti artıran koku ve besinlerden uzak durulmalıdır. Sabah yataktan kalkmadan önce kuru besinler (tuzlu bisküvi, kraker, leblebi vb.) yenilmeli, sıvı alımı öğün aralarında olmalıdır. Gün içinde de tost veya kraker, kahvaltılık tahıllar; meyve ve sebze salataları tüketilmelidir. Besin alımında yoğurt ve limondan yararlanılmalıdır. Yağlı ve tatlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Bu tür şikâyetleri olan anneler kendilerine iyi gelen besinleri de deneyebilirler. Kabızlıkta; 8-10 bardak sıvı alınmalı, posa yönünden zengin (kuru baklagiller, bulgur, kepekli ekmek), taze sebzeler ve meyveler (özellikle armut, kayısı, erik ve incir gibi) ile kuru meyveler (kuru kayısı, kuru erik, kuru incir vb.) tüketilmeli ve fiziksel aktivite arttırılmalıdır. Mide yanması olduğunda; asitli ve baharatlı besinlerden (domates, turunçgiller ve onların suları, sirke, acı biber vb.) sakınılmalıdır. Süt ve süt ürünleri mide yanması belirtilerinin geçici olarak hafiflemesini sağlayabilir. Yemekler yavaş yenilmeli ve iyi çiğnenmelidir. Sıvı alımı yemekle birlikte değil, iki öğün arasında tüketilmelidir. Az ve sık yemek yenmeli, yatmadan önce fazla yemek tüketilmemelidir. Alkol, sigara, çay, kahve vb. kafein içeren içecekler tüketildiğinde; - Alkol tüketimi: Bebekte büyüme ve gelişme geriliğine, annede kötü beslenme, vitamin mineral eksikliğine neden olur. - Sigara kullanılması: Sigara içen gebelerin bebeklerine daha az oksijen ve besin ögeleri ulaşmaktadır. Bebekte düşük doğum ağırlığına, doğduktan sonra astım, allerji gibi hastalıkların görülmesine neden olabilir. - Çay, kahve, kakao, kolalı içeceklerin tüketimi: Düşük riskine, erken doğuma, düşük doğum ağırlığına; annede ise kansızlığa neden olmaktadır. Bu içecekler kafein içerir. HAMİLELİKTE YETERLİ VE DENGELİ BESLENME ENERJİ: İlk 3 aydan sonra, sağlıklı bir bebeğin gelişimi için günlük 300 kalori civarında fazladan enerji alınmalıdır. Hamilelik öncesi ağırlığınızı sürdürmek için günlük 2000-2200 kalori ihtiyacınız varken gebelikte 300 kalorilik ekle birlikte şu anda almanız gereken günlük enerji miktarı yaklaşık 2300- 2500 kaloridir.enerjinin en büyük kaynağı çabuk ve verimli bir şekilde enerjiye dönüşebildikleri için karbonhidratlardır. Ekmek, makarna, bulgur ve meyveler karbonhidrattan zengin kaynaklardır. Kalori sağlayan ancak besin değeri düşük besinleri tüketmekten kaçının. HAMİLELİĞİN 4. AYINDAN SONRA ANNENİN ZAYIFLATILMASI SAKINCALIDIR PROTEİN: Gelişen bir bebeğin vücut hücreleri, anne vücudundaki değişiklikler ve özellikle de plasenta, proteine gereksinim duyar. Anne karnındaki bebeğin büyümesi, ortalama 950 g kadar protein birikmesi demektir. Bu nedenle hamile olduğunuz zaman, günlük fazladan 20 gram proteine ihtiyacınız vardır (veya 1.2 g/kg) . Gebe olmayan kadınlar için önerilen protein 50-60 gram iken, gebelik döneminde 70-80 grama çıkmaktadır. Eğer siz günde 3-4 porsiyon protein süt, yoğurt, peynir ,et tavuk veya balık tüketiyorsanız bu ihtiyacınızı karşılıyorsunuz demektir.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Yurt dışında olan Katarlının dairesini basan su 6 esnafı mağdur etti

Bolu’da Katar uyruklu ev sahibi yurt dışında olduğu için 15 gündür müdahale edilemeyen evdeki su sızıntısı, apartmanın altındaki 6 iş yerini kullanılamaz hale getirdi. Tavanlardan akan sular nedeniyle ürünleri zarar gören ve elektrik kontağı tehlikesi nedeniyle dükkanlarının elektriği kesilen esnaf, telefonla ulaştıkları ev sahibinin "Yurt dışındayım, gelemem" cevabı üzerine polise giderek şikayetçi oldu.
Olay, Bahçelievler Mahallesi Atatürk Bulvarı’nda bulunan apartmandaki bir dairede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Katar uyruklu bir kişiye ait dairede yaklaşık 15 gün önce su sızıntısı başladı. Ev sahibinin yurt dışında olması nedeniyle daireye müdahale edilemedi. Alt katta bulunan esnafın telefonla ulaştığı ev sahibi iddiaya göre, "Yurt dışındayım, gelemem, bir şey yapamam" dedi. İlk olarak pilavcı dükkanına ulaşan su, daha sonra kırtasiye ve yanındaki börekçi dükkanına kadar yayıldı. Özellikle kırtasiye dükkanının tavanından damlayan sular, çok sayıda ürünü kullanılamaz hale getirdi. Merdiven yardımıyla dairenin içine bakıldığında evin içerisinde yaklaşık 10 santimetre yüksekliğinde su birikintisi olduğu tespit edildi. Suyun apartman girişine kadar ulaşması ve elektrik panolarına akması üzerine esnaf, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi ile SEDAŞ’a bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, güvenlik gerekçesiyle apartmanın elektriğini tamamen kesti. Yaşanan olayın ardından 6 esnaf, karakola giderek şikayetçi oldu.

Bizi sosyal medyadan takip edin