Karabük Postası tarafından
07 Eylül, 2020 09:06 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Halkın bağışlarıyla alınan uçak: “Zafranbolu”

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve "En iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Karabük’ün Safranbolu ilçesinde, 1931’de halkın bağışlarıyla alınarak Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilen ve "Zafranbolu" adı konulan uçak ilçe turizmine önemli katkıda bulunuyor. "Korumanın başkenti", "Osmanlı’nın parmak izi" gibi unvanlarla anılan Safranbolu, Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, konak, çeşme ve köprülerinin yanında doğal güzellikleriyle her yıl binlerce turisti ağırlıyor. Safranbolu’nun tarihinde önemli bir yere sahip olan "Zafranbolu Uçağı" da ilçeye gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda ordunun savaş uçağına duyduğu gereksinim nedeniyle o günkü adı "Türk Teyyare Cemiyeti" olan Türk Hava Kurumu (THK) ile Hilali Ahmer (Kızılay) tarafından uçak alınması için başlatılan kampanyalara Safranbolu halkı tarafından da bağışlarda bulunuldu. 1931’de Safranbolu halkının bağışlarıyla alınan ve Türk Hava Kuvvetlerine teslim edilen Breguet 19 A-2 model uçak, Safranbolu’da inebileceği uygun bir alan olmaması nedeniyle Eskişehir’den kalkarak Kastamonu hava meydanına iniş yaptı. Dönemin Safranbolu belediye başkanı ve beraberindeki heyetin katılımıyla Kastamonu’da yapılan törenle uçağa "Zafranbolu" adı verildi. “ZAFRANBOLU" UÇAĞI HURDAYA ÇIKTI Türk Hava Kuvvetlerine 5 yıl hizmet eden "Breguet 19 A-2" model "Zafranbolu" uçağı daha sonra hurdaya ayrıldı. Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve emekli Pilot Kurmay Albay Erhan Hangün’ün girişimleriyle Türk Hava Kuvvetleri’nden "Dornier" model bir uçak alınarak 2006 yılında Safranbolu’ya getirilerek hakim bir tepede sergilenmeye başlandı. Kent üzerine çalışmalar yapan ve kitapları bulunan araştırmacı yazar Aytekin Kuş, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, o dönem bağışlarla Türk Hava Kuvvetlerine 250 civarında uçak üretildiğini veya alındığını söyledi. Safranbolu’da birden fazla mutlu ve kutlu günler olduğunu, "Zafranbolu" uçağının 30 Ağustos 1931 tarihinde alınmasının da bunlardan birisi olduğunu ifade eden Kuş, "Birinci Dünya Savaşı ve Kurutuş Savaşı’nda ordunun uçağa duyduğu gereksinim sonucu Atatürk 1925 yılında Kayseri’de uçak fabrikasının kurulmasını sağladı. daha sonra Türk Hava Kurumu ve Hilali Ahmer isminde uçakla ilintili kurumlar vardı. Bu bağlamda bu iki kuruma Türk halkının uçak yardımı konusunda kampanyalar başlatıldı. Her il, ilçe bir uçak parası kadar parayı biriktirip Hilali Ahmer ve Türk Hava Kurumuna getiriyor, onlarda aldıkları uçakların ismine o ilçenin ismini yazdırmak suretiyle bu anı mutlu ve kutlu bir ana dönüştürüyorlardı" dedi. "1931 TARİHİ SAFRANBOLU İÇİN ÇOK ÖNEMLİ" Safranbolu halkının biriktirdiği paralarla alınan Breguet 19 A-2 model uçağın 1919 yılında imal edildiğini aktaran Kuş, şunları kaydetti: "1936 yılında da hurdaya ayrılmış. Safranbolu adının verilmesi için Safranbolu’da havaalanı olmaması nedeniyle Eskişehir’den kalkan uçak Kastamonu’ya gelmiş. Safranbolu belediye başkanı ve heyeti, uçağın Safranbolu adını alması konusunda törene katılmışlar pilota da bir altın kol saati hediye etmişler. Uçağın pilotu da Eskişehir’e geri dönerken Safranbolu semalarında iki tur atarak jest yapmış. 30 Ağustos 1931 tarihi Safranbolu için çok önemli. Biz bu uçağın varlığını biliyorduk. Safranbolulu emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve emekli Pilot Kurmay Albay Erhan Hangün, Safranbolu ve uçağın öyküsünü bir belgeye dönüştürmeye konusunda çaba harcadılar. İlk uçak hurdaya ayrıldığı için Türk Hava Kuvvetlerinden ’Dornier’ marka uçağı almak suretiyle bu uçağın kanadına ’Zafranbolu’ yazarak bu anıyı pekiştirdiler."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin