Gümüşhane’nin doruklarına Haziran ayında yağan kar şaşkınlık oluşturdu. Çakırgöl ve etrafındaki dağlar beyaza büründü, sıcaklık 20 derece birden düştü.
Yaz mevsiminin kendini yeterlice hissettirdiği Haziran ayının son gününde Gümüşhane’den gelen manzaralar herkesi hayrete düşürdü. Yaz aylarında alışık olunmayan bu imgeler yüksek kesitlerde adeta kış görünümleri oluşturdu. Kent merkezinde yağmur halinde başlayan yağış, yüksek kesitlerde hava sıcaklığının süratle düşmesiyle birlikte kara dönüştü. Bilhassa 2 bin 500 metre ve üzerinde çok sayıda tepeye konut sahipliği yapan Çakırgöl ve etrafındaki dağlar beyaza bürünerek etkileyici bir görüntü oluşturdu.
Dün 24 derece olarak ölçülen en yüksek sıcaklık, ani bir değişimle 4 dereceye kadar geriledi. Bilhassa sabah saatlerinde tesirli olan kar yağışı, tepelerde lapa lapa yağarken, kent merkezinde de soğuk hava hissedilir biçimde kendini gösterdi. Hava sıcaklığı kent merkezinde de 10 dereceye kadar düştü. Birçok sanatçı tarafından seslendirilen Gümüşhaneli şair Hışır Osman Nebioğlu’nun "Yazın yağar kar başıma" türküsünün gerçeğe dönüştüğü o anların imajı toplumsal medyada da büyük ilgi gördü.
Kar yağışını toplumsal medya hesabından paylaşan ve dağlara olan tutkusuyla bilinen Ersin Kalay, "2 bin 630 metredeyim. Şu an fırtına ve kar yağışı devam ediyor. Yaylalarda 30 Haziran’da kar yağıyor. Türkiye’nin birçok bölgesi sıcaklıkla, orman yangınlarıyla boğuşurken Gümüşhane’nin yaylalarına kar yağıyor. 30 Haziran’da karlı dağlardan herkese selamlar" tabirlerini kullandı.
Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.
Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor. Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor. Okul Müdürü Muammer Demirtaş, yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi. Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu. Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi. Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu. Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti. Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."