blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Nisan, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Gümüşhane’deki İmera Manastırı tarihi dokusuna kavuştu

Gümüşhane’nin tarihi ve kültürel hazinelerinden birisi olan İmera Manastırı yıllar içinde yapılan tahribatlardan kurtarıldı. Manastırın duvarlarına kazınan yazılar ve çizilen grafitiler, uzman bir ekip tarafından temizlenerek tarihi yapı eski görkemine kavuşturuldu.
Türkiye’de en fazla tescilli kiliseye sahip 3 şehirden birisi olan Gümüşhane’deki İmera Manastırı’nın duvarlarında yazılan ve görüntü kirliliği oluşturan yazı ve grafitiler uzman ekip tarafından yapılan titiz bir çalışmanın ardından temizlendi.
Gümüşhane Valiliği öncülüğünde başlatılan temizlik çalışmaları, Sümela Manastırında da benzer çalışmaları yapan konusunda uzman bir ekip tarafından yürütüldü. Tarihi yapıya zarar vermemek için özel solüsyonlar ve teknikler kullanılarak gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, manastır duvarlarındaki yazılar ve grafitiler büyük ölçüde temizlendi.
Merkeze bağlı Olucak Köyü sınırlarında bulunan ve yazılı kaynaklara göre 1350 yılında gotik tarzda inşa edilmiş olan İmera Manastırında “yazı” ve “grafiti” temizliği yapıldı.
1859 yılında rahibe Roxane tarafından yenilenen ve döneminde bölgenin en önemli merkezlerinden birisi olan İmera Manastırı, geçtiğimiz aylarda Vali Alper Tanrısever’in ziyareti sırasında verdiği talimatın ardından temizlendi.
Hem içinin hem de duvarlarında önceki yıllardan beri is, kalem ve sprey boyayla yazılan yazı ve grafitiler Trabzon Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğünden gelen ve Sümela Manastırında da aynı ve benzer çalışmaları yapan uzmanlar tarafından özel kimyasallar kullanılarak mevcut yapısına zarar vermeden silindi.
Bölgenin önemli inanç yapıları arasında gösterilen, gotik mimarisi ve aydınlatma tekniğiyle ilgi çeken İmera Manastırının etrafında Karaca Mağarası, Krom Vadisi, Sümela Manastırı, Çakırgöl, Camiboğazı Yaylası gibi çok sayıda tarihi ve doğal güzellikler yer alıyor.
Hristiyan Ortodoks inancının özelliklerini taşıyan ve mimari özellikleriyle dikkati çeken 674 yıl önce yapılan İmera Manastırı, gotik mimariyle yeryüzü aydınlatma tekniği kullanılarak yapılmasının yanında bölgede mimari ve teknik açıdan en değerli ve en korunaklı manastırlardan birisi.
Trabzon Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğünden Şenol Aktaş ve Ramazan Bulut’un gerçekleştirdiği çalışmaya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüyle İl Özel İdaresi personeli de destek verdi.
Geçtiğimiz yıllarda çatısı ve dış cephesinde restorasyon çalışması yapılan manastırda yapılan çalışmalar sırasında tarihi dokusuna zarar vermemeye özen gösterildi.

“Vandalizm olarak adlandırdığımız yazıları ve grafitileri çıkardık”
Çalışmayı gerçekleştiren uzmanlardan Şenol Aktaş, “İmera Manastırında tahribata yol açan bazı yazılar vardı. Kalem ve islerle yazılan ve rahatsızlık verici derecedeydi. Valimizin ve İl Kültür ve Turizm Müdürümüzün talebi üzerine görevlendirmeyle geldik ve yazıları elimizden geldiğince silmeye çalıştık. Bu süreçte şuna dikkat ettik: Duvar yazılarının yazıldığı bölgelerde özellikle sıvalı boyalar varsa onları tahrip etmemeye çalıştık. Onun yanısıra duvardaki özel sıvaları korumaya çalıştık. Dönemine ait renkler var sıvaların üzerinde onları korumaya çalıştık. Duvarlara yazılan bizim vandalizm olarak adlandırdığımız yazıları çıkardık, grafitileri de çıkardık. Normal bir duvara yazılı yazıyı silebiliriz ama kilise, cami gibi alanlarda boyalı alanlarda kullandığımız kimyasallar özel olarak üretilen kimyasallar. Onları kullanıyoruz. Süreç bu yüzden biraz uzadı. Biz o kimyasalları elde edebilmek için 1-1,5 ay sonrasında buraya gelebildik. Gerçekten özel sıvalı ve boyalı alanlara zarar vermeden temizleme işlemini yaptık. Bunun önüne geçemiyoruz maalesef. Her yerde her yere yazıyorlar. Çare olarak eğitim diyoruz” dedi.

“Güzel sonuçlar aldık tamamlandığında”
Bir diğer uzman Ramazan Bulut ise “Kimyasal kullandık genel olarak. Yaklaşık 2 gün sürdü çalışmalarımız. Bayağı uğraştırdı bizi ama güzel sonuçlar aldık tamamlandığında. Bütün bölgeleri tek tek fırçayla altına tahribat vermeden temizledik” ifadelerini kullandı.

“Biraz daha özen gösterilirse bu yıl burası ayağa kalkar”
Olucak Köyü Muhtarı Hamdi Nas da yapılan çalışma için Vali Alper Tanrısever ve diğer tüm yetkililere teşekkür ederek, “Önceki yıllarda çatısı ve dış duvarları tamir edilmişti. Son olarak içindeki duvarlarda yer alan yazılar temizlendi. Çevre düzenlemesi de yapılacak. Valimizin, Turizm Müdürümüzün ve İl Özel İdaremizin katkılarıyla manastır güzelleşmeye başladı. Noksanlar da var. İlerleyen süreçte etrafındaki alana kamelyalarda konulacak. Bunlar da yapılınca burası turizme açılmış olacak. Yaz aylarında hafta içi günlük 50, hafta sonları 100-150 araç geldiği de oluyor. Buraya gelenler piknik yapıyor, geziyorlar. Buraya insanlar geldiği zaman mutlu oluyor. Havadar, manzarası güzel. Etrafında Krom Vadisi, Sümela Manastırı ve Karaca Mağarası var ve hepsi birbirine bağlı. Buraya gelenler mutlaka İmera Manastırına uğruyor. Biraz daha özen gösterilirse bu yıl burası ayağa kalkar” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Bakan Işıkhan: “500 bin konut projesi Türkiye tarihinde şimdiye kadar atılmış en büyük adım”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemiz için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım, hayata geçirilmiş en büyük sosyal devlet projelerinden birisidir" dedi.
Bir dizi program için Ordu’ya gelen Bakan Işıkhan, ilk olarak valiliği ziyaret etti. Vali Muammer Erol ve ilgililerce karşılanan Bakan Işıkhan, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Işıkhan, ardından Yüzyılın Konut Projesi’nde hak sahiplerinin belirleneceği Altınordu ilçesindeki Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen TOKİ kura çekim törenine katıldı. Işıkhan, burada yaptığı konuşmada 500 bin konut hedefiyle başlatılan proje kapsamında Ordu’da 3 bin 334 hak sahibinin belirleneceğini ifade etti. Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yapan Bakan Işıkhan, çeşitli alanlarda yürütülen çalışmaların bu vizyon doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara da değinen Bakan Işıkhan, 6-7 Şubat depremlerinin ardından şehirlerin kısa sürede yeniden inşa edilmeye başlandığını söyledi.

"500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım"
Sosyal konut projesi hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Işıkhan, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonuna Türkiye olarak artık tam anlamıyla kilitlenmiş durumdayız. Hamdolsun ki bu hedefi gerek iç politikada, gerekse dış politikada çalışma hayatından ekonomiye, sağlıktan eğitime, kültürden sosyal politikalara kadar her alanda kendimize mihenk olarak belirledik. Yüzyılın Konut Projesi, işte tam olarak böyle bir aklın, böyle bir anlayışın eseridir. Ülkemiz için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğümüz 500 bin konut projesi, Türkiye’nin hem sosyal hem de kentsel dönüşüm tarihinde bugüne kadar atılmış en büyük adım, hayata geçirilmiş en büyük sosyal devlet projelerinden birisidir. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki, toplumumuzun huzuru, mutluluğu ve gücü, vatandaşlarımızın evlerinde, hanelerinde ve yuvalarında başlar" diye konuştu.

"Depremin ardından 11 ilimizin tamamını dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek ayağa kaldırmaya başladık"
Bakan Işıkhan, 2023’te yaşanan 6 Şubat depreminin ardından 11 ilde çok büyük çalışmalara imza atıldığını ve şehirlerin ayağa kaldırıldığını ifade ederek, "Devletimiz, sosyal devlet anlayışıyla, devlet-millet işbirliğine inanarak, geçmişten bugüne, barınma gibi en temel ihtiyaçlar hususunda hiçbir vatandaşımızı mağdur etmemiş, millete hizmet sevdasıyla çalışan kadrolar eliyle daima vatandaşımızın yanında olmuştur. Hükümetimizin çeyrek asra yaklaşan iktidarı boyunca, Cumhurbaşkanımız liderliğinde, aziz milletimizin ve ülkemizin menfaatleri için gece gündüz çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Bu çabayı, bu özveriyi, bu gayreti en iyi Ordulu kardeşlerim bilir. Ordu’nun geçmişini de bugününü de en iyi sizler bilirsiniz. Şehrimize hangi hizmetleri kazandırdığımıza en yakın şahit, sizlersiniz. Öte yandan, malum 6-7 Şubat depremlerinde 11 ilimizi adeta dümdüz eden büyük bir yıkımı ülkece hep birlikte yaşadık. Bize dediler ki ‘Bu facianın altından kalkamazlar’, ‘Devlet bu enkazın altında kalır, bu kadar büyük bir yıkımı ayağa kaldıramazlar.’ Peki biz ne yaptık? Daha birinci yılı dolmadan 11 ilimizin tamamını dünyanın en büyük şantiyesine çevirerek, evlerimizi, iş yerlerimizi, binalarımızı bir bir ayağa kaldırmaya başladık. Şehirlerimizi eskisinden çok daha sağlam, çok daha modern, pırıl pırıl evlerle donattık. Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kenetlenmeyle asrın felaketini asrın dayanışmasına ve yardımlaşmasına çevirdik. Hamdolsun Rabbimizin yardımı, milletimizin duası, Sayın Cumhurbaşkanımız ve millete hizmet sevdalısı yol arkadaşları sayesinde depremin izlerini yavaş yavaş silmeye başladık" şeklinde konuştu.

"Hak sahipleri güvenli ve kolay şekilde ev sahibi olacak"
Kurada belirlenecek hak sahiplerine de hayırlı olsun temennisinde bulunan Bakan Işıkhan, "İnşallah bugün kuralarını çekerek hak sahiplerini belirleyeceğimiz konut seferberliğiyle birlikte diğer bütün şehirlerimizin çehresi ve sosyal dokusu da yeni bir boyut kazanacak. Ev sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız hem güvenli hem de en uygun ödeme kolaylığıyla yeni hanelerine kavuşacak" ifadelerine yer verdi.

"Cumhurbaşkanımız bu büyük projeler ile sözünün eri olduğunu gösteriyor"
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler ise, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu çalışmaların mimarı ve aynı zamanda hareketin kurucusu. Kendisi burada sözünün eri olduğunu bu projeler ile bir defa daha göstermiştir. Ordu’muza kazandırdığı bu evler, sadece bir adım değil, bundan sonra devam edecek, ülkemizi dünyanın sayılı ülkelerinden birisi haline getirecek dünya lideri olarak da kendisine yakışanı yapmaktadır. Bunu dost-düşman herkes biliyor. Hepsi de onu güvenilir insan olarak görüyor" diye konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan dua sonrası protokol, şehit yakınları ve gazilerin katılımı ile kuralar çekildi. Kent genelinde ev sahibi olmak için 29 bin 497 kişinin başvuru yaptığı öğrenilirken, merkezde bin 500, Aybastı ilçesinde 76, Çamaş ilçesinde 39, Çatalpınar ilçesinde 77, Çaybaşı ilçesinde 31, Fatsa ilçesinde 750, Gölköy ilçesinde 100, Gülyalı ilçesinde 50, Gürgentepe ilçesinde 52, Kabadüz ilçesinde 79, Korgan ilçesinde 80 ve Ünye ilçesinde 500 sosyal konut inşa edilecek.
Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, AK Parti Ordu Milletvekilleri İbrahim Ufuk Kaynak ve Mustafa Hamarat, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, TOKİ Başkan Yardımcısı Osman Direnç ve vatandaşlar katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin