Türk Veteriner Hekimler Birliği Genel Başkanı Gözet: "İletişime Harcadığımız Parayı Gıdaya Harcamıyoruz"KASTAMONU Türk Veteriner Hekimler Birliği Genel Başkanı Talat Gözet, Türkiye’nin ithal ete ihtiyacı olmadığını belirterek, “Asgari ücretle geçinen bir kişi, iletişime harcadığı para kadar gıdaya harcamıyor” dedi. Veteriner Hekimler Odası Kastamonu Şubesi tarafından Şadıbey Çiftliğinde düzenlenen iftar programına katılan Türk Veteriner Hekimler Birliği Genel Başkanı Veteriner Hekim Talat Gözet, Türk milleti olarak hayvancılığı Orta Asya’dan beri geleneksel yöntemle yaptığımızı ve bugüne ulaştığını belirterek, “Hayvansal proteinler özellikle çocukların ve genç beyinlerin yetişmesinde, gelişmesinde olmazsa olmaz değerlerden biridir" dedi. Ülkemizde hayvancılığın her 10 yılda bir belirli seviyeye geldiğini anlatan Gözet, şöyle konuştu: "Buna ciddi manada müteşebbisler yatırım yapıyor. Hayvancılık gelişmeye ve bu işle ilgilenenler para kazanmaya başlıyor. Ancak belirli bir dönemden sonra bazı spekülatörler, özellikle hayvan ithalatı, et ithalatı gibi konularda ülkenin kaynaklarının yetmediği gibi medyada bir takım söylemler yayıyor. Şu bir gerçektir ki, bir tek hayvancılık değil her türlü üretimde, tüketim ve ihracat, o üretimin lokomotifidir. Maalesef ithalatta o üretimin freni olmaya devam edecektir.” “İLETİŞİME HARCADIĞIMIZ PARAYI GIDAYA HARCAMIYORUZ” Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkililerine seslenen Gözet, şu an Türkiye’de 1- 1,5 ay içerisinde özellikle Ramazan ayında etin pahalı olduğunu ve Türkiye’nin et ihtiyacını karşılayamadığı gibi bir takım spekülasyonların üretildiğine dikkat çekerek, “Bu da ülkede binlerce hayvan yetiştiricisine vurulacak bir darbe olur. Burada 8-10 kişi nemalanmak için bu tarz spekülatif haberler yayınlanmaktadır" diye konuştu. Gelişmiş ülkelere bakıldığı zaman et üretiminin ciddi anlamda yüksek olduğunu anlatan Gözet, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu gelişmişlikle alakalı bir şey ancak biz, et üretimini artırmak için eğer ithalata açtığımız zaman bu üretimi geriye götürürüz. Bence, ülkemiz hayvancılık konusunda bilgi ve deneyime sahip, ciddi anlamda altyapı oluşturulmuştur. Bana göre, bu meşakkatli uğraşlar sonucunda piyasaya sürülen et pahalı değildir. Asgari ücretle geçinen insanlar dahil evlerine et ihtiyacı için harcadıkları parayla iletişim, telefon, internet gibi şeylere harcadıkları para beslenmelerinden daha fazladır. Yapılan dedikodular ile üretici ve halkın üzerinde ciddi tedirginliklere yol açıyor ve gelecekteki işletmelerini büyütüp daha fazla üretim yapmayı planlamaktan alıkoyuyor insanları.” “VETERİNER FAKÜLTELERİ AZALTILMALIDIR” Türkiye’de son yıllarda hızlı bir değişim ve gelişim olduğunu ifade eden Gözet, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yüzden meslekler arasında ciddi bir kargaşa şekillenmeye başladı. Türkiye Veterinerler Birliği olarak biz, 56 oda ve 20 binden fazla veteriner hekimle ülkenin hayvan sağlığı, hayvancılık, hayvansal üretim gibi konularda özellikle halk sağlığında ülkemizin üretimine katkı sağlamak için çalışıyoruz." 1997 yılında Türkiye’de 17 veteriner fakültesi varken bu sayının şu an 26’ya ulaştığını anlatan Gözet, şunları söyledi: "Veteriner Fakültesi, Tıp Fakültesi, Mühendislik Fakültesi gibi eğitimler masa, sandalye ve eğitim görevlileriyle yürütülmüyor. Laboratuvarı, hastanesi, çiftlik gibi bir takım altyapıların olması gerekiyor. Ancak, son yıllarda bizimde ciddi manada karşı çıkmamıza rağmen veteriner fakültesi sayısı çoğaldı. Bu gelecekte mesleğimizle ilgili ciddi sıkıntılara yol açacak. Veteriner fakültesinin çok olması bir nokta da önemli değil altyapılarının güçlü ve Avrupa Veteriner Federasyonunun direktiflerine uygun bir eğitim planlaması yapabilecek yapıya sahip olmalı.” Son zamanlarda değişik altyapısı olmayan meslek guruplarının türediğine işaret eden Gözet, şöyle konuştu: “Bunlarda meslekler arasında yetki karmaşasına neden olmaktadır. Türkiye’de özellikle hayvancılıkla ilgili, hayvan sağlığı konularında, hayvansal üretim konularında yetki karmaşasından dolayı üretim planlamasında ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Ama bunlar aşılamayacak sorunlar değildir. Biz Ankara’da bu sorunları çözmek için gerek hükümet gerek diğer sivil toplum örgütleriyle işbirliği halinde sorunlarımızı çözmek için mücadele etmekteyiz. Altyapı tamamlanmadan yeterince öğretim elemanı sağlanmadan çiftlik, hayvan hastanesi, laboratuvar imkanları oluşturulmadan veteriner fakültesinin açılması bundan sonraki veteriner hekimlerin bilgi düzeyinin ciddi manada tartışılacağını, gerek ülkemizde gerek irtibat kurduğumuz, üye olmaya çalıştığımız Avrupa ülkelerinde tartışmaya neden olacaktır. Maalesef son dönemlerde 180 üzerinde kamu ve vakıf üniversitesi var. Bunların içinde sosyal içerikli okulların açılması belki ülkenin eğitim düzeyinin gelişmesi açısından önemlidir. Sosyal düzeyi olan eğitim kurumları yeterince öğretim elemanını sağladıktan sonra bina ve sandalye ile bunu yapabilirsiniz. Ama söylediğim gibi Tıp Fakültesi, Veteriner Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi sadece masa, sandalye ve öğretim elemanıyla olmuyor.” “VETERİNER FAKÜLTELERİNİN AÇILMASI HAYVANCILIĞIN GELİŞMESİNİ ETKİLEMEZ” Kastamonu’nun hayvancılık bakımından Türkiye’de ilk 10 il arasında yer aldığını hatırlatan Türk Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Talat Gözet, Karadeniz Bölgesinde de ilk sırada yer aldığını söyledi. Gözet, bu yüzden Kastamonu Üniversitesi bünyesinde açılması planlanan Veteriner Fakültesinin şehrin hayvancılığının gelişmesine katkı sağlamayacağını belirterek şöyle konuştu: “Kastamonu’da bize kayıtlı 236 veteriner hekim var. Bu veteriner hekimler hayvancılık üretimi, hayvan sağlığı, halk sağlığı, gıda güvenliği gibi konularda yeterince bilgi ve beceriye sahip. Bundan sonra veteriner fakültelerinin altyapılarının güçlendirilmesi, güçlendirilemiyorsa birleştirilmesi ve sayının azaltılmasını talep ediyoruz." Kastamonu Üniversitesinde veteriner fakültesi açılmasına gerek olmadığını anlatan Gözet, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu güne kadar Kastamonu hayvancılığını veteriner fakültesi geliştirmemiştir. Veteriner hekimlerin, ülkemizdeki hangi veteriner fakültesinde eğitim alıp nerede hizmet ettiği önemlidir. Kastamonu’da veteriner fakültesi açılması Kastamonu hayvancılığına çok büyük bir katkı sağlayacağı inancında değilim. İyi bir üniversiteden iyi bir altyapıya sahip bir üniversiteden mezun olursanız hem teorik hem de pratik bilgilerinizle donanımlı bir şekilde mezun olursunuz ve vizyonunuz dünyayı tanımaya da müsait olur. Türkiye’de Avrupa Birliği sürecini tamamlamış ve Avrupa Birliğinde diplomaları geçerli kabul edilmiş dört fakülte var. Geriye kalan 22 veteriner fakültesi akredite olmamıştır. Buradan mezun olacak kişiler tabii ki veteriner hekim unvanıyla mezun olacaklar ancak bilgi düzeyini sahada kendi gayret ve çabalarıyla geliştirecekler. Bunun sonucunda da vatandaşın, veteriner hekime bakış açısında ciddi sıkıntılara neden olacaktır.” Ağustos ayında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen Gözet, sözlerini şöyle tamamladı: “Türk Veterinerleri Birliği Merkez Konseyi olarak herkesi kucaklayan, birlik ve beraberliğimizi sağlayabilecek, ülkemizi kaosa sürüklemeyecek ve özellikle son dönemlerde bölgemiz kan gölüne döndü. Bu durumdan bizi kurtarabilecek uluslararası deneyime sahip birinin cumhurbaşkanı olmasını istiyoruz.” Veteriner Hekimler Odası Kastamonu Şube Başkanı Veteriner Hekim İbrahim Maşalacı da düzenledikleri iftar programına katılan davetlilere teşekkür etti. İftarın ardından Gözet, veteriner hekimlerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi.
SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı
Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.
İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.
Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.