Gökhöyük’ün ‘süt makinesi’ jersey inekleri: Yediği yemi en çok süte onlar çeviriyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Kasım, 2023 20:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Gökhöyük’ün ‘süt makinesi’ jersey inekleri: Yediği yemi en çok süte onlar çeviriyor

Amasya’da TİGEM bünyesindeki Gökhöyük Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen jersey ırkı inekler, ürettiği bol ve birinci sırada gelen kaliteli sütü nedeniyle ‘süt makinesi’ olarak adlandırılıyor. Diğer ırklarla karşılaştırıldığında yediği yemi en çok süte çeviren bu ineklerden günde ortalama 22 litre süt sağımı gerçekleşiyor.

“Bunlara ‘süt makinesi’ diyebiliriz”

Sütünün yağ oranı yüzde 5 civarında ve proteini çok yüksek olan jersey ırkının cüsse olarak daha küçük görünmesine rağmen diğer ırklara göre yemi az tükettiği halde çok miktarda süt verimi sağlıyor. Gökhöyük Tarım İşletmesi Müdürü Muhammet Altıparmak, “Laktasyonda 6 bin litreye kadar süt vermektedir. İşletmemizde günlük ortalama süt verimleri 22 litre. Bunlara ‘süt makinesi’ diyebiliriz. Çünkü bu inekler yediği yemi en çok süte çeviren bir ırk” dedi.

Gebe düve ve damızlık satışları var

Bin 157 jersey ırkı büyükbaşın bulunduğu işletmede 410 sağılır inekten elde edilen sütlerin günlük satıldığını anlatan Muhammet Altıparmak, “Yetiştirdiğimiz sığırlara talep çok. Gebe düve olarak satışı yapıyoruz. Bunun yanında erkek damızlık satışlarımız da devam ediyor” diye konuştu.

Buzağılara özel bakım

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı işletmede doğan buzağılar özel bölmelerde yetiştiriliyor. Beslenmeleri ve takipleri veteriner hekimlerin gözetiminde gerçekleştiriliyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
v
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
05 Nisan, 2026 13:52 tarihinde yayınlandı
0
0

BAKANLIK DENETİMİ İLE ORTAYA ÇIKAN, DEHŞETE DÜŞÜREN BÜYÜK VURGUN !

Ticaret Bakanlığı İstanbul’daki bir zincir markette fiyat incelemesi yapmış.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalarca haksız fiyat artışı yapıldığının tespit etmiş.
Marketler zincirinde çeri domates, çengelköy salatalık ve kırmızı biberdeki fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelenmiş.

Bakanlığın, sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklaması şu şekilde;
“Yapılan incelemelerde çeri domatesin, İstanbul’da faaliyet gösteren tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 250 liradan sunulduğu tespit edilmiştir”

Açıklamada, Çengelköy salatalığın İstanbul’da faaliyet gösteren komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu tespit edilmiş.
Kırmızı biberin ise, Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liraya sunulduğu tespit edilmiştir.

TİCARET BAKANLIĞININ BU TESPİTİNDEN SONRA FİYATLARIN ENAZINDAN YARI YARIYA DÜŞMESİ GEREKMEZ Mİ?

Denetim yapılan marketlere nasıl bir ceza uygulandı, fiyatlar olması gereken seviyeye düşürüldü mü? Bilmiyorum.
Bu denetimler tek bir market kalmayana kadar titizlikle yapılır ve en ağır cezalar kesilirse, ancak o zaman sonuç alınır.

Aracıların ve marketin uyanıklığına, aç gözlülüğüne bakar mısınız?
Tüccar Komisyoncudan 50 ₺ ye aldığı çeri domatesi zincir markete 110 ₺ den satıyor. Zincir market geri kalır mı? O da tüketiciye 250 ₺ den satıyor. Komisyoncu işin eziyetini çeken üreticiden çeri domatesin kiloğramını acaba kaça aldı?
Bu sadece domates, biber ve salatalıkta değil, herşeyde aynı!

NE OLDU HAL YASASI DÜZENLEMESİNE?

Hani aracılar azaltılacaktı, fiyatlar düşecekti! Çok mu zor bu yasayı bir an evvel çıkarıp yürürlüğe koymak?

“Petrol fiyatlarındaki artış nakliye giderlerini artırdı” bahanesi ile tüm ürünlerin fiyatı anormal şekilde yükseltiliyor.
Akaryakıt litre fiyatına gelen zam olduğu gibi ürün kilogram fiyatına yansıtılıyor.
Daha önceki yazılarımda verdiğim örneği tekrar vermek istiyorum.
Bir nakliye kamyonu 30 ton yük alıyor. Kamyon yüklü halde 100 km de 30 litre motorin yakıyor.
Antalya’dan Karadeniz bölgesine 1000 km de 300 litre motorin harcıyor. Savaş öncesi motorin 60 ₺ idi. Karadeniz bölgesine gelene kadar bu kamyon 18 bin ₺ motorin yakıyordu. Motorinin bugün için 80 ₺ olduğunu varsayalım. Bu durumda kamyon bin km de 24 bin ₺ lik yakıt harcayacaktır. Yani savaş öncesine göre 6 bin ₺ fazla yakıt harcar.
6000 ₺ yi taşıdığı 30 bin kg ürüne böldüğümüzde, motorine gelen 40 ₺ artışın ürünün kg başına etkisi 20 kuruş olur. Kamyoncunun giderleri, aracının amortismanı vs hadi, fazla fazla 30 kuruşta oradan koyalım. Ürünün kg fiyatını en fazla 50 kuruş etkiler.
Motorine gelen 40 ₺ artışı alıp olduğu gibi ürünün kg fiyatının üzerine koyamazsın.

BU BÜYÜK VURGUNUN AKTÖRLERİ İSİM İSİM BELLİDİR !

Bu ahlaksız, doymak bilmeyen aç gözlülerin enselerine çöküp gereğini yapmak çok mu zor?
Nedir bu milletin bunlardan çektiği?
Vatandaşın menfaatini gözetmek kimin görevi?

Bunları üretici görmüyor mu?
Bin bir zahmetle, elektrik, su, gübre, işçilik gibi giderlerine rağmen ürünü para etmiyor. Kendi sırtından aç gözlü arsızların vurgun yaptığını elbetteki görüyor. 10 ₺ ye yalvar yakar sattığı domatesin markette 250 ₺ ye satıldığını görünce bu insanların nasıl bir travma yaşadığını tahmin edebiliyor musunuz?

Anadolu’nun bu çalışkan, cefakar insanlarını küstürdük, maalesef sahip çıkamadık.

Önceki yazılarımda, çözüm yollarını ayrıntılı bir şekilde anlatmıştım. Basit önlemler ve düzenlemelerle sebzeyi meyveyi çok daha ucuza tüketiciye ulaştırabiliriz. Tabii istersek!

İlyas Erbay