Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ağustos, 2024 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Gökhan Saral: “Futboldaki terörü bitirmenin tek yolu, kimsenin armasına formasına bakılmadan adaletin uygulanmasıdır”

Trabzonspor Kulübü Eski Başkan Yardımcısı Gökhan Saral, futboldaki terörü bitirmenin tek yolunun kimsenin armasına formasına bakılmadan adaletin uygulanması olacağını belirterek, 17 Mart 2024’teki Trabzonspor-Fenerbahçe maçında saha içinde çıkan olaylar nedeniyle gözaltına alınan taraftarlarla ilgili süren davanın ise sonuna kadar takipçisi olacağını söyledi.
Trabzonspor Kulübü Eski Başkan Yardımcısı Gökhan Saral, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. 17 Mart 2024’te oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçında saha içinde çıkan olaylar nedeniyle gözaltına alınan ve sonrasında adli kontrol şartıyla serbest bırakılan taraftarlarla ilgili Saral, "Güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirilmiş olmalarına rağmen taraftarlarımıza tekme ve yumruklarla öldüresiye saldıran Fenerbahçeli futbolcular hakkında ise aylar süren hukuki mücadeleler sonucunda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçebilmiş ve 2 Temmuz 2024’te İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılan talimat ile Fenerbahçeli 4 ismin ifadelerinin alınması istenmişti. Yazılı olarak alınan ifadeler, soruşturmayı yürüten Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na 14 Ağustos’ta gönderilmiş ve taraftarlarımız hakkındaki adli kontrol kararı kaldırılarak soruşturmanın devamına karar verilmiştir. Görüşüne başvurduğumuz hukukçular, ifadenin yüz yüze alınması gerektiğini belirttiler ve yazılı ifade alınmasını ’İmtiyaz’ olarak yorumladılar" dedi.

"Süreç unutturulmaya çalışılıyor"
Saral, "Neticede soruşturma sürüyor ancak öyle anlaşılıyor ki; süreç soğutulmaya ve unutturulmaya çalışılıyor. Endişem odur ki; Trabzonspor taraftarlarını yere düşürüp savunmasız bir halde iken kafasına tekme atan Fenerbahçeli futbolcularına masum muamelesi yapılacak ve bu dosya kapatılacak" diye konuştu.

"Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağım. Trabzonsporlulardan da aynı hassasiyeti bekliyorum"
"Bu bir hak mücadelesidir" diyen Saral, "Sahaya girip futbolcuya saldırma girişiminde bulunan taraftar ne kadar suçluysa, güvenlik güçlerinin etkisiz hale getirdiği savunmasız insanlara öldüresiye saldıran futbolcular da o derece suçludur. Biri tutuklanırken diğerinin savcı karşısına bile çıkmayıp yazılı ifade vermesi adalet değildir. Adalet, güçlünün delip geçtiği güçsüzün ise takılıp kaldığı bir örümcek ağına dönüştürülürse anarşi kaçınılmaz olur. Statlar değişiyor, renkler değişiyor ama olaylar değişmiyorsa, bunun tek sebebi adaletsizlik ve çifte standarttır. Şiddetin her türlüsüne karşıyız ve yıllardır ’Adalet’ diye haykırıyoruz. Futbolu yönetenler ve adalet dağıtan hukuk adamları; bütün sorumluluk sizlerin omuzlarındadır. Yeni bir sayfa açmaya, Trabzon’da taraftarın kafasına tekme atan Fenerbahçeli futbolculara hak ettikleri cezayı vermekle başlayabilirsiniz. Futboldaki terörü bitirmenin tek yolu, kimsenin armasına formasına bakılmadan adaletin uygulanmasıdır. Bu yapılmadığı sürece statlarımız şiddet arenasına dönmekten maalesef kurtulamayacak" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Mustafa Akgün tarafından
21 Şubat, 2026 13:53 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” Söyleşisi Düzenlendi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda “Nübüvvetin İspatı” konulu söyleşi programı gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt katıldı.

Çok sayıda öğrencinin yanı sıra akademik ve idari personelin de ilgi gösterdiği programda, İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri farklı başlıklar altında ele alındı.

Açılış konuşmasında bu tür programların dini meseleleri anlama ve sorgulama açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirten Yeşilyurt, Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatının tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi olmadığını vurgulayan Yeşilyurt, bunun aynı zamanda insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına geldiğini söyledi.

Mağara hadisesine de değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, “Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ.” sözünü hatırlattı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından “El-Emin” olarak nitelendirildiğini dile getirdi. Hz. Aişe’nin “O’nun ahlakı Kur’an’dı.” sözünü paylaşan Yeşilyurt, peygamberlik anlayışının ahlaki temellerine vurgu yaptı.

Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, “Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır.” ifadelerini kullandı.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin