blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Temmuz, 2025 12:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Giresun’un son hallaç ustası mesleğini yaşatmaya çalışıyor

Giresun’da "pamuk ve yün kabartmacılığı" olarak bilinen klasik hallaçlık mesleğinin son temsilcilerinden biri olan 67 yaşındaki Bilal Yayla, 14 yaşında başladığı mesleğini yarım asrı aşkın müddettir sürdürüyor. Yayla, vakitle unutulan mesleğin son yıllarda yün ve pamuğa dönüşle tekrar canlansa da yetişen ustanın da kalmadığını söyledi.
Mesleği "Bırakmak istesem de meslek beni bırakmadı" diyen Bilal Yayla, mesleğe küçük yaşta başladığını belirterek, "Altmış yedi yaşındayım. 14 yaşında başladım bu işe. Babam beni okutmadı, yorgancıya çırak verdi. Ben bırakmak istedim lakin meslek beni bırakmadı. Hâlâ devam ediyorum. Allah razı olsun, nasibimiz bu biçimde geldi" dedi.

Meslek klâsik olsa da teknolojiden faydalanılıyor
Eskiden el ile yapılan hallaçlık işlerinin artık makine yardımıyla kolaylaştığını lisana getiren Yayla, mesleğin geleceği konusunda ise telaşlarını lisana getirerek,"Eskiden elde hallaçlıyorduk, artık makinesi çıktı, işimiz kolaylaştı. Lakin çırak yetişmiyor. Bizden sonra kimse yok. ‘Hocam beni yetiştirin, bu işi öğreneyim, ekmek yerim’ diyen yok. Biz kaldık sadece" diyerek mesleğin unutulma tehlikesine dikkat çekti.

Yün ve pamuk yorgan daha sağlıklı
Bilal Yayla, pamuk ve yün yorganların sıhhate yararlarına da dikkat çekerek, "Yün yorganlar kışın sıcak, yazın serin meblağ. Ayrıyeten yün yorganlar yorgunluğu da alır. Günümüzde beşerler ne kadar uyursa uyusun hala yorgun ve uykusunu alamıyorsa bunun en önemli nedeni yatak ve yorganların yün olmayışıdır. Yün yatak ve yorganda yatanlar daha dinç ve sağlıklıdır. Yalnızca yaz devirlerinde yünü boşaltıp hallaçlayıp yine doldurmak gerekiyor. Bu da bizim işimiz oluyor" dedi.
Ortopedik yataklar ve elyaf yorganların yaygınlaşmasının işlerini olumsuz etkilediğini de vurgulayan Yayla, son yıllarda yün ve pamuklu eserlere yine bir yöneliş olduğunu, bunun da mesleği ayakta tuttuğunu söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
28 Ocak, 2026 14:13 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Doğdu: “Sağlıkta Şiddete En Ağır Cezalar Verilmelidir”

Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sağdık Doğdu, sağlıkta şiddetin giderek vahşete dönüştüğünü belirterek, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında bulundu.

Son dönemde şiddet vakalarının rutin hale geldiğine dikkat çeken Doğdu, bu durumun sorunun ne denli ciddi boyutlara ulaştığını açıkça gösterdiğini ifade etti. Safranbolu Devlet Hastanesi’nde son 10 gün içerisinde biri Acil Servis’te, diğeri polikliniklerde olmak üzere iki ayrı şiddet olayı yaşandığını aktaran Doğdu, sağlık çalışanlarının darp edilmeye çalışıldığını söyledi.

Yaşanan olaylardan etkilenen sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Doğdu, saldırganların bir an önce en ağır cezalara çarptırılması gerektiğini vurguladı. Şiddet uygulayanlara gösterilen her türlü toleransın, sağlıkta şiddeti daha da artırdığını belirten Doğdu, “Vicdanını kaybetmiş, insanlıktan nasibini almamış kişilere karşı asla taviz verilmemelidir” dedi.

Türk Sağlık-Sen olarak sorumlu sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Doğdu, sağlıkta şiddetin önlenmesi için çözüm önerilerini ısrarla dile getirmeye devam edeceklerini söyledi. Bu kapsamda sağlık kurum ve kuruluşlarının “sıfır toleranslı alan” ilan edilmesi önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Doğdu, sağlık kurumlarında işlenen suçların ertelenememesi ve para cezasına çevrilememesi, doğrudan hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca istisnasız tutuklu yargılama uygulanması ve şiddet uygulayanlara acil haller dışında kamu sağlık hizmetinin belirli bir süre ücretli verilmesi gibi önlemlerin de acilen devreye sokulması çağrısında bulundu.

Şiddetin önlenmesinin yolunun kararlı uygulamalardan geçtiğini dile getiren Doğdu, “Hiç kimseyi ayırt etmeden bu çirkinliği yapanlara hak ettikleri ceza verilmelidir. Aksi takdirde sağlıkta şiddetin önlenmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kınamakla, unutmakla ya da yaşananları münferit olaylar gibi görmenin çözüm olmadığını vurgulayan Doğdu, sağlık çalışanlarının hastaları hayata tutundurmaya çalışırken kendi hayatları için endişe duymalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sağlık çalışanlarının artık bu şiddet sarmalına tahammül edecek gücünün kalmadığını belirten Doğdu, kesin çözüm için en kısa sürede somut adımlar atılması ve en ağır cezaların uygulanması gerektiğini bir kez daha yineledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin