karabuk
İmsak 06:04
Güneş 07:29
Öğle 13:08
İkindi 16:07
Akşam 18:37
Yatsı 19:57
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Şubat, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Giresunspor-Ankara Keçiörengücü maçının ardından

Trendyol 1. Lig’in 23. haftasında Giresunspor, konuk ettiği Ankara Keçiörengücü’ne 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından teknik direktörler karşılaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Tahsin Tam, “Kazanmak istediğimiz bir maçtı. Rakibimiz genç, dinamik ve çok koşan, özellikle son haftalarda rakibe çok fazla fırsat vermemeye çalışan bir takım. Bunun farkındaydık. Gol yemeden maçı kazanmayı becerdik. Daha net yakaladığımız 1-2 fırsat vardı. Onları değerlendirebilseydik bizim adımıza daha rahat bitebilirdi. Ama burada almış olduğumuz 3 puan, iki haftadır üst üste gol yemeden kazanmış olmak açıkçası bizi çok mutlu etti. Rakibimizi de vermiş olduğu mücadeleden dolayı tebrik eder onlara başarılar dilerim” dedi.

Serhat Güller: "Kazanabileceğimizi düşündüğümüz bir karşılaşma oynadık"
Giresunspor Teknik Direktörü Serhat Güller ise, “Bugün gerçekten kazanmayı isteyen bir takım olarak sahaya çıktık. Kazanabileceğimizi düşündüğümüz bir karşılaşma oynadık. Genel anlamda saha içerisinde yapmak istediklerimizin birçoğunu oyuncularımız yaptılar. Güzel bir maç oldu. Arkadaşlarımıza bu ligin zor olduğunu söylüyorum ama oyuncu arkadaşlarımız adına sahada iyi mücadele etmeye çalıştılar. Ellerinden geldiği kadar da bunu başardılar. Rakibinizin artı ve eksi yönleriyle ilgili bazı önlemler almıştık. Onlarda saha içerisinde yeterince iyi mücadele ettiler. Fakat kendi hatamızdan hücuma çıkacağımız bir topu yanlış tercihler sonucunda alınan bir penaltıyla mağlup olduk. Gol atma şansımız vardı, yakaladığımız pozisyonlar vardı. Ama başarılı olamadık” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
21 Şubat, 2026 08:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 20.02.2026 15:10
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

ÇOCUĞUNUZUN SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYUN!

Her geçen gün artan akran zorbalığı vakaları toplumda ciddi endişe yaratıyor. Çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan bu sorun, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek ağır sonuçlara yol açabiliyor.

Son yıllarda akran zorbalığının ulaştığı boyut, toplumda ciddi endişe yaratıyor. Pek çok çocuk ve gencin fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiği bu sorun, bazı vakalarda şiddetin en ağır biçimlerine kadar uzanıyor. Neredeyse her gün çocukların bıçaklandığı ya da hayatını kaybettiği olayların gündeme gelmesi, akran zorbalığının ne denli acil bir mesele olduğunu gözler önüne seriyor.

Türkiye genelinde olduğu gibi Karabük’te de benzer olayların artış göstermesi, hem eğitim camiasında hem de aileler arasında kaygıyı artırıyor.

Okullarda ve dijital platformlarda giderek yaygınlaşan akran zorbalığı, artık belirli bir nedene bağlı olmaksızın çocukların ve gençlerin yaşamını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, günümüzde yaşanan zorbalık vakalarının önemli bir kısmında net bir sebep bulunmadığına dikkat çekiyor. Dış görünüş, sessiz bir kişilik yapısı, akademik başarı ya da başarısızlık gibi herhangi bir özellik, zorbalık için yeterli gerekçe olarak görülebiliyor.

Eğitimciler, sosyal medyanın etkisiyle zorbalığın biçim değiştirdiğini vurguluyor. Fiziksel ve sözlü zorbalığın yanı sıra dışlama, alay etme, küçük düşürücü paylaşımlar ve mesajlaşma yoluyla yapılan siber zorbalık vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Bu durum, mağdur öğrencilerin akademik başarısını düşürürken; kaygı bozukluğu, özgüven kaybı ve sosyal içe kapanma gibi psikolojik sorunlara da yol açıyor.

Zorbalığa maruz kalan birçok çocuk, neden hedef alındığını anlayamazken zamanla suçu kendinde aramaya başlıyor. Uzmanlar, bu süreçte ailelerin ve öğretmenlerin çocukları yakından gözlemlemesinin ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Milli Eğitim camiasında ise akran zorbalığına yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği ifade ediliyor. Okullarda rehberlik servislerinin daha aktif rol üstlenmesi, yalnızca mağdur öğrencilerin değil, zorbalık yapan çocukların da desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre, zorbalık davranışlarının altında yatan nedenler ele alınmadan kalıcı bir çözüm sağlanması mümkün değil.

Yetkililer, akran zorbalığıyla mücadelenin erken yaşta empati eğitimi, açık iletişim ve güvenli okul ortamlarının oluşturulmasıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. Zorbalığın bireysel olduğu kadar toplumsal bir sorun olduğuna işaret edilirken, yaşanan olayların zaman zaman şiddet ve ölümle sonuçlanmasının tehlikenin boyutunu açıkça ortaya koyduğu belirtiliyor.

.

Bizi sosyal medyadan takip edin