blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Aralık, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Giresunlu kayıp gençler heyelan sahasında hem karadan hem havadan hem denizden aranıyor

Artvin Valisi Turan Ergün, Arhavi ilçesindeki heyelan sahasında toprak altında kaldığı şüphelenilen aracı arama çalışmalarının hem karadan hem havadan hem de denizden devam ettiğini söyledi.
Artvin’in Arhavi ilçesinde önceki gece yaşanan heyelan sonrası ulaşıma kapanan Karadeniz Sahil Yolu 19 saat süren çalışmaların ardından dün akşam tek şerikten trafiğe açılırken, bugün de heyelan sahasında toprak altında araç kalabileceği endişesi ile arama çalışması başlatıldı.
Artvin’in Arhavi ilçesindeki Kıyıcık mevkiindeki heyelan sahasında arama çalışmalarını takip eden Vali Turan Ergün, bölgede toprak altında kalan araç olup olmadığı ile ilgili arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Vali Turan Ergün “Heyelandan sonra yaklaşık 35 saate yakın bir zaman geçti. Uluslararası karayolu aşağı yukarı 20 saate yakın bir çalışmayla açıldı. Biz bu çalışma esnasında alan çok büyük, bu alanda herhangi bir toprak altında kalmış araç olabilir mi diye burada kendimiz bir değerlendirme yaptık. Emniyet ve jandarma birimlerimiz Karayolları ile birlikte tünel kameralarını inceleyerek belli bir çalışma sonucunda 1 aracın tünel kamerasında göründüğünü daha sonra da bu araçla ilgili bilgi olmadığı yönünde bir tespite vardılar. O araca yönelik çalışma yaptık, yakınlarının aranmasına yönelik bir çalışma yaptık. Tabi eğer böyle bir araç toprak altında kalmışsa dün bu yolun açılma çalışmalarında yüzde 100 buradan çıkma ihtimalinin çok yüksek olduğunu değerlendirdi arkadaşlar ama çıkmadı. O zaman ya bu tarafta olabilir ya da ters kapalı şeride girip şu yığının altında kalmış olabilir mi iki tane ihtimal kalıyor eğer buradaysa. Bununla ilgili hem bir taraftan zaten çalışmalara başladılar, arama kurtarma çalışmaları denizden Sahil Güvenliğin deniz ve dip taraması başladı. AFAD başkanlığımızdan kıymetli Genel Müdürümüz burada, daire başkanlarımız burada onlar geldiler. Yine ODTÜ hocalarımız, MTA’nın havadan görüntüleme ve metal yoğunlukların nerede olduğunu tespite yarayan araçları var. Şimdi onlarla birlikte teknik bir destek vererek belli bir alana yoğunlaşmaya çalışıyoruz, bütün hedefimiz bu. Eğer onu tespit edip o yoğunlaştığımız alanda öyle bir araca ulaşırsak zaten arama çalışması amacına ulaşmış olacak. Bu teknik destekle ulaşamazsak zaten şuradaki iş makinalarıyla taranarak sonuca ulaşacağız” dedi.

Batum’a gidememişler
Giresun’dan Batum’a Murat Turhan’ın kullandığı 28 AAB 485 plakalı otomobil ile giden ve kendilerinden yaklaşık 2 gündür haber alınamayan Giresunlu 4 genç ile ilgili soru üzerine ise Vali Turan Ergün “Bizim arkadaşlar böyle bir aracın plakasını tespit ettikten sonra bu aracın kime ait olduğunu, aracın sahibinin yakınlarına ulaşarak onlardan aldıkları teyitlerle bu sonuca varıyoruz. 3 veya 4 kişi olma ihtimali yüksek. Batum sınırına baktık sınır çıkışları yok. Zaten o yüzden biz buralarda olabilir diye şüphemiz çok arttı. Batum’a geçmiş olsa zaten böyle bir arama çalışması yapmayacaktık. Dün akşam burada çalışan personel sayımız 250’ydi. 30 iş makinesi 41 araçla birlikte aynı çalışma zaman zaman bazen 150’ye bazen 100’e yine dağıtarak devam edecek ama yine aynı iş makinelerinin tamamı burada çalışmaya devam edecek” diye konuştu.

Kayıp gençlerin yakınları arama çalışmalarını takip ediyor
Öte yandan Giresun’un Bulancak ilçesinden Gürcistan’a gitmek üzere yola çıkan 4 gençten haber alınamaması üzerine gençlerin aileleri de bölgeye gelerek arama çalışmalarını takip etmeye başladı. Cumartesi günü Giresun’un Bulancak ilçesinden telefon almak için Gürcistan’a gitmek üzere yola çıkan gençlerin bulunduğu aracın gece saatlerinde Artvin’in Arhavi ilçesi Kıyıcık mevkiinde meydana gelen heyelanda toprak altında kalmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ailelerinin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp gençlerin Aykut Tiryaki, Nuri Apaydın, Murat Turhan ve Görkem Özdemir olduğu öğrenildi.
Arama çalışmalarını takip eden Aydın Görkem Özdemir’in amcası Dinçay Özdemir, yaptığı açıklamada “Kızım sosyal medyadan olayı duymuş. Dün polis geldi bize heyelanı gösterdiler. Bu heyelanın altında olabilirler dediler. Bunlar telefon almaya diye çıkmışlar Batum’a gidiyorlarmış. Şu an ulaşamıyoruz, gördüğünüz gibi çalışma büyük ama İnşallah hayırlı haberler gelir ama 4 tane kişiden bir tanesine bile ulaşamıyoruz ki” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Ocak, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Samsun’da mezarlığın altından tarih çıkıyor: Samsun yazılı mezar kitabesi, yeni tarihi mezarlar

Samsun Seyyid Kutbiddin Mezarlığı’nda başlatılan kurtarma kazısında, Samsun yazılı mezar kitabesi ve tarihi mezar taşları bulundu. Kazılarla, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait önemli şahsiyetlerin mezarları gün yüzüne çıkarılıyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Samsun Müze Müdürlüğü iş birliğiyle İlkadım ilçesindeki Şeyh Seyyid Kutbiddin Camii ve Türbesi’nin içinde yer aldığı eski mezarlık alanında kültürel mirası koruma ve gelecek nesillere aktarma hedefiyle kurtarma kazısı ve çevre düzenleme çalışmaları başlatıldı. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar Samsun yazılı mezar kitabesi, yeni bir tarihi mezar ile Gebilizade Mustafa Necip Efendi ve Anadolu Müfettişi Rıza Efendi’nin eşi Fehime Hanım yazılı mezar baş taşları gün yüzüne çıkarıldı.

"Samsun yazılı bir kitabe bulduk"
Samsun Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Eyüp Çakır, kazı çalışmalarının önemine değinerek, "Selçuklu’nun son dönemi ve Osmanlı’nın ilk döneminde önemli şahsiyetler burada yatmaktadır. Şeyh Seyyid Kutbiddin Hazretleri ve çok değerli şahsiyetlere bu mezarlık ev sahipliği yapıyor. Biz de geçmişimize sahip çıkarak şehrimizin tarihine katkı sunmak istiyoruz. Şu ana kadar üzerinde Samsun yazılı bir kitabe bulduk. Bu mezar taşı bizim için çok kıymetli. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Müzeler Müdürlüğü’ne desteklerinden dolayı teşekkür ederiz" dedi.
Seyyid Kutbiddin Cami ve Türbesi, Kökçüoğlu Mahallesi’ndeki mezarlık alanı içerisinde yer alıyor. Abdulkadir Geylani Hazretleri’nin torunu olduğu rivayet edilen Seyyid Kutbiddin’in, 1853 yılında Rus donanmasının Sinop baskını sırasında Samsun’u savunan manevi şahsiyetlerden biri olduğu söyleniyor. Tek katlı, tuğladan yığma olarak inşa edilen cami, kırma çatılı ve Marsilya kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Kuzey ve doğu cephesinde ‘L’ biçimli ahşap kemerli son cemaat yeri bulunuyor. Caminin güneyinde yer alan türbede, M. 1404 tarihli bir Arapça kitabe yer alıyor. Yapının tavan ve taban döşemeleri ahşap olup gömme tavan göbeği mevcut. Son onarımlarda türbe ve cami tuğla duvarları travertenle kaplanmış, son cemaat yeri camekanla çevrilmiş ve ahşap tavan yenilenmiş. Samsun’un en eski mezarlıklarından biri olan bu alan, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait mezar taşları ve yapılarıyla tarihi dokuyu günümüze taşıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin