GGK İstişare Toplantısına Bartın TSO Ev Sahipliği Yaptı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Ekim, 2015 08:30 tarihinde yayınlandı
0
0

GGK İstişare Toplantısına Bartın TSO Ev Sahipliği Yaptı

BARTIN Karadeniz Bölgesinden 6 ilin ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genç Girişimciler Kurulu (GGK) üyelerinin katılımıyla yapılan ‘Karadeniz İl Genç Girişimciler Kurul Başkanları İstişare Toplantısı’ Bartın Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleşti.
Bartın TSO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Çakır’ın katılım sağlayarak görüş ve önerilerini aktardığı, ortak proje üreterek bölge ekonomisine katkı sağlanması yönünde karaların alındığı istişare toplantısına Bartın Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Cem Yıldız, Bartın GGK Başkan Yardımcısı Necmi Balık, Bartın GGK Başkan Yardımcısı Onur Aldatmaz, Bartın GGK Üyesi Aykut Oktay Ulu, Karadeniz GGK Temsilcsi Tayfun Özlü, TOBB’dan Oguz Vural, Kastamonu GGK Başkanı İhsan Kaşgül, Rize GGK Başkanı Fatih Çomoğlu, Zong GGK Başkanı İdil Papila, TOBB KG Üst Kurul Üyesi Günseli Özen Ocakoğlu ile Bartın TSO Genel Sekreteri Mustafa Soyal katıldı.
Bartın GGK Başkanı Cem Yıldız yaptığı açılış konuşmasında, “Genç Girişimciler Kurulu olarak sizlerin katılımıyla bu bölge toplantısına ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluluğumuzu ifade etmek isterim. 2013 yılından beri kurulumuzdaki bir çok arkadaşımızla birlikte tecrübe ettiğimiz GİAD ayağımız var. GGK ile GİAD örtüşen konularını birleştirmeye çalışıyoruz. Üst yönetimimizden bize her zaman siz yapın bir her türlü yanınızdayız şeklinde desteğimizi arkamıza almış bulunuyoruz. Ayrıca TOBB’un da GGK na büyük desteği var. Yapılan toplantı ve organizasyonlar buna en iyi örnek. Biz bu toplantılar sonucunda ortak akıl ile güzel projeler yapabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.
Toplantıda, kurul başkanları illerinde yaptıkları çalışmaları diğer üyelerle paylaşılması ile başlayan toplantı Karadeniz bölgesindeki genç girişimcilerle bir araya gelip, bölgede girişimcilik konusunda neler yapıldığının ve neler yapılması gerektiği konusunda görüş alışverişinde bulunması ile devam etti. Üyeler ile profesyonel bir yönetim sistemi oluşturulmasının önemli olduğunun vurgulayan kurul üyelerince 2016 yılı için ilin gelişimine yönelik projelerin en kısa zamanda planlanarak hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi. Yapılan G3 Forum zirvelerinde işinde başarılar elde etmiş kişilerin deneyimlerinin aktarılmasının sağlanması, her ilin özelliğine göre lokal çalışmaların yapılması ve bu konularda eğitimlerin verilmesinin girişimciliğin özendireceği ve ilin gelişimine katkı sağlayacağı görüşü paylaşıldı.
ÇAKIR: “GİRİŞİMCİLİĞİN YAYILMASINDA ÖNCÜ OLACAKSINIZ”
Türkiye’nin ekonomik büyümesinde girişimciliğin önemine vurgu yapan Bartın TSO Başkanı Cihat Çakır, “Türkiye’deki nitelikli girişimci sayısının artması ve geleceğin iş insanlarını oluşturacak gençlerin ekonomi ve iş dünyasına katılmasına öncülük eden yapılardan biri olan TOBB Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitelerinin tüm desteğimiz ile yanlarında olduğumuzu belirtmek isterim. Genç Girişimciler olarak sizler Karadeniz bölgesinde yenilikçilik yetileriniz ile yeni fikirlerin oluşturulmasında, yayılmasında ve uygulamasında öncü olacaksınız. Dolayısı ile genç girişimciler olarak ülke geleceğimizin şekillenmesinde, ekonomik faaliyetlerin düzenlenmesinde, istihdam oluşturulmasında ve üretim faaliyetlerinde kritik bir önem taşımaktasınız.
Kadın ve genç girişimciler olarak sizler ülke kalkınmasının ve sosyal fayda oluşturulmasının temel alanı olarak öne çıkmaktasınız. İstişare etmek, ortak akıl üretmek bizim yönetim anlayışımızın temel ilkesidir. Beraber ortak akıl üreterek bölgemize çok faydalı işler yapacağımıza inanıyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay