Karabük Postası tarafından
16 Temmuz, 2014 15:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Gazeteci-Yazar Abbas Güçlü’nün Kaleminden Karabük Üniversitesi

Gazeteci-Yazar Abbas Güçlü her fırsatta Karabük Üniversitesi’nden övgü ile bahseden yazılar kaleme alıyor, İşte Abbas Güçlü’nün 16 Temmuz 2014 tarihinde Milliyet Gazetesinde yayınlanan yazısı ABBAS GÜÇLÜ ile LYS TERCİH REHBERİ, Türkiye Onlara Dar Geliyor Ama! başlıklı yazısı, Karabük Üniversitesi, Son dönemde kurulan üniversiteler içerisinde en hızlı büyüyeni, Ama onlarınki hormonlu büyüme değil. Kentten ve bölgedeki sanayi kuruluşlarından büyük destek gördüler. Öğrenci ve öğretim üyesi memnuniyeti en üst düzeyde olan ender üniversitelerden birisi. Gelecekte kendisinden çok söz ettirecek üniversiteler arasında olacağının sinyallerini veriyor…. Türkiye’nin en büyük eğitim platformu eğitimajansi.com sitesinde 25 Nisan 2013 tarihli    Hangi Üniversiteler Daha İyi ve Karabük Üniversitesi? başlıklı yazısı, Karabük Üniversitesi Önceki gece, Genç Bakış için Karabük Üniversitesi’ndeydik. Henüz 5 yaşında. Ama kırk yıllık üniversitelere taş çıkartırcasına büyük bir atak içerisinde. Öğrenci memnuniyeti de, akademik konularda, şaşırtıcı derecede yüksekti. Kampüsün son halini iki yıl önce görmüştük. O günden bugüne çok şeyler değişmiş. Tıp mühendisliği, Üretim Mühendisliği, Raylı Sistemler Mühendisliği gibi çok farklı ve çok yeni alanlar var. Tercih öncesinde gidip görmenizde yarar olan üniversitelerden birisi olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz… Abbas Güçlü Diyalog 7 Mayıs 2011 tarihli  Hemşireler, Gaziantep, Şanlıurfa ve Karabük başlıklı yazısı, Karabük Üniversitesi‘nin 4 yılda geldiği nokta ise takdire şayandı. Fazla değil 10 yıl içerisinde, göze batan üniversitelerden birisi olursa hiç şaşırmam.  
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Şubat, 2026 20:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanı uyardı: “Zehirli guatr belirtileri ihmal edilmemeli”

Zehirli guatr hakkında uyarılarda bulunan Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet, kas ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr, vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır" dedi.
Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metobolizma Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Tutal, ‘zehirli guatr’ hakkında açıklamalarda bulundu. Tiroit bezinin, T3 ve T4 hormonlarını üreten, boynun ön kısmında yer alan, vücudun en büyük endokrin organı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Esra Tutal, "Tiroit hormonları dokuların büyümesi, beyin gelişimi, kalori harcanması ve oksijen tüketimi gibi hayati görevlerinin yanı sıra kalp, karaciğer, böbrek, iskelet kası ve cilt dokusu üzerinde de etki gösterir. Zehirli guatr vücudun aşırı miktarda tiroit hormonuna maruz kalmasıdır. Bu bazen tiroit bezinden aşırı miktarda tiroit hormonu sentezlenmesinden bazen da tiroit iltihaplarından kaynaklanır" şeklinde konuştu.

Bu belirtilere dikkat
Zehirli guatrın belirtilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Esra Tutal, şu bilgileri paylaştı: "Zehirli guatrın nedenine göre değişmekle beraber çarpıntı, sinirlilik, kolay yorulma, ishal, aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, normal yemeye rağmen kilo kaybı gibi şikâyetler görülebilir. Bazı hastalarda gözde irileşme ve dışarı çıkma gibi göz kaslarının etkilenmesine bağlı bazı belirtiler, bacak derisinde kızarıklık ve deride kalınlaşma gibi belirtiler de olur."

"İlaç tedavisi uygulanabilir"
Hastalığın tanısının muayene sonrası kan tetkikleri ile başlayacağını vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, "Kanda T3, T4, TSH gibi tiroit hormonları, bazı tiroit antikor değerlerine bakılır. Ayrıca ultrason ve sintigrafi de tanıda kullanılan görüntüleme yöntemlerindendir. Günümüz de zehirli guatrın tedavisinde kullanılan 3 yöntem vardır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ameliyat, üçüncüsü ise halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyoaktif iyot tedavisidir. Hangi hastaya hangi tedavinin uygulanacağına hastalığın nedeni, şiddeti ve eşlik eden diğer problemleri göz önünde bulundurularak karar verilir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin