blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Aralık, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Evlerini kenevir serasına çevirdiler, kendilerini ’hastalığıma iyi geliyordu’ diyerek savundular

Kastamonu’da çiftlik evlerinde kenevir yetiştiren ve jandarma ekiplerinin operasyonu ile yakalanan şahıslar hakim karşısına çıkartıldı. Savunma yapan sanıklar, hastalıklarına iyi geldiği için uyuşturucu madde yetiştirdiklerini söyledi.
Ola, 25 Nisan’da Kastamonu Kastamonu’nun Daday ve Araç ilçelerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, uyuşturucu üreterek sattıkları belirlenen E.A., H.E.A., U.İ., P.G.İ. ve C.E.T. isimli şahıslara ait çiftlik evlerine operasyon düzenlendi. Operasyonda çiftlik evlerinde yapılan aramada iklimlendirme sistemi kurularak yetiştirilen 27 kilogram kubar esrar, 42 kök kenevir, suçtan elde edildiği değerlendirilen 3 bin 771 dolar ile 20 bin TL para, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 9 adet uyuşturucu madde öğütme aparatı ve sera ortamı oluşturmak amacı ile çok sayıda malzeme ele geçirildi. Şahısların çiftlik evlerine kurulan düzenek sayesinde uyuşturucu elde ederek, bunu İstanbul ve Ankara’da sattıkları belirlendi.
Operasyonda gözaltına alınan E.A. ile U.İ. tutuklanırken, H.E.A. ve P.G.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüpheli C.E.T.’nin de yakalanması için çalışmalar devam ediyor. Olayın ardından sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

“Kalp büyümesine ve tansiyona iyi geliyor, bu yüzden kullanıyordum”
Davada kendisini savunan E.A., psikolog olduğunu belirterek, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptığını söyledi. Ele geçirilen maddeleri ektiğini itiraf eden E.A., “Ben, sağlık sorunlarımdan kurtulmak için Karabük’e yerleştim. Buralara düştüğüm için özür diliyorum. Ben bunu ektim, kendim kullanıyorum. Kimseyi tanımadığım için ektim. Bana arkadaş geldi, kendisi de ekmek istediğini söyledi. Ben de onlara nasıl ekildiğini gösteren videolar gönderdim” dedi.
Evde ele geçirilen 7 bin 770 dolar parayı bir arkadaşından borç aldığını söyleyen E.A., “Evde yakalanan o para borç aldığım paradır. Maddi durumum kötü, uyuşturucu satsaydım durumum kötü olmazdı” diye konuştu.
Kullandığı esrarın kalp büyümesine ve tansiyona iyi geldiğini belirte E.A., “Tarımsal zirai dikim yapıyorum. Hayvanlarımı beslemek amacıyla ekimlerimiz oldu. Annemin kanser, ben tansiyon hastasıyım. CBD isimli bir madde var, bu madde kalp büyümesine ve tansiyona iyi geliyordu bu yüzden kullanıyordum” şeklinde konuştu.
Jandarmanın operasyonu sırasında evde esrar içerken yakalandığını belirten E.A., “Her gün 10 gram civarı esrar içiyordum” dedi.

“Panik atak rahatsızlığım var, bunun için esrar kullanıyordum”
Muğla’dan Araç ilçesinde gelerek yerleştiğini söyleyen elektronik teknisyeni U.İ. ise, “20 yaşımdan beri doğada yaşama hayalim vardı. İstanbul’dan İzmir’e taşındık. Ardından Muğla’ya gittik. Turistik yer olduğu için Muğla’da duramadık. Biz de E.A. ile görüşüp Kastamonu’ya geldik. Panik atak rahatsızlığım var. Bunun için esrar kullanıyordum. Evde ele geçirilen keneviri kimseye satmadım. Kendim kullanıyordum” diye konuştu.
Her gün 5 gram civarında esrar içtiğini anlatan U.İ., “Arkadaşımın ektiğini biliyordum ama hiç görmedim. Ben güneş enerjisi sistemlerinde çalışıyorum. Güneş enerjisi yapıp satıyorum. Evimde bulunan cihazları da kendim yaptım. Bir tanesini de çocuğum için kullanıyordum. Odanın nemini, sıcaklığını falan ölçüyordum. Bu şekilde bir duruma düştüğüm için çok pişmanım. Cezaevinde olduğum için maddi sıkıntı yaşamaktayım. Daha öncesinde önünden bile geçmemiştim. Tahliyemi istiyorum” şeklinde konuştu.

“Eşim esrar temin edemediği için bu maddeyi yetiştirmeye başladı”
E.A.’nın eşi H.A., “Eşim E.A., nişanlıyken bu maddeyi kullanıyordu. Evlendikten sonra da eşim esrar temin edemediği için yetiştirmeye başladı. Ben serada ata tohumu ekimi yapıyordum. Domates, salatalık, biber ekiyordum. Benim eşimin esrar yetiştirmesine bir müdahalem olmadı. Ben eşimin bırakmasını istiyordum. Kolayı, alkolü ve sigarayı bıraktı, uyuşturucuyu da bırakacağını söyledi. Çocuk istiyordu. Ben esrar içmeyi bırakmadan çocuk yapmayacağımı söyledim" ifadelerini kullandı.

“Eşim kendisi ekip bu maddeyi içti ama kimseye satmadı”
U.İ.’nin eşi muhasebeci P.G.İ. de, “Eşim esrar içiyordu. Eşimi birçok kez uyardım. Hamile kalınca da kendisi yanımda içmedi. Oğlum olunca da içmeye devam etti. Bu yüzden birçok kez kavga ettik. Ben hayvanlara bakıyordum. Eşim elektronik işleri yapıyordu. Komşulara yardımcı oluyordu. Eşimin Muğla’da düzenli bir işi vardı ama Araç’ta doğadan geçimimizi sağlamaya çalışıyorduk. Köy hayatını sevdiğimiz için Araç’a taşındık. 1,5 yaşında oğlumuz var. 7 aylıkken eşim cezaevine girdi. Bebeğimi emzirdiğim için çalışamıyorum. Maddi olarak zor durumdayız. Eşimin yaptıklarını kesinlikle tasvip etmiyorum. Arkadaşımla yaptığım konuşmalar serada yetiştirdiğim salata, domates, biber gibi sebzelerin yetiştiriciliği üzerineydi. Eşim kendisi ekip bu maddeyi içti ama kimseye satmadı” dedi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar E.A. ile U.İ.’nin tutukluluğunun, H.E.A. ile P.G.İ.’nin adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2026 16:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

KBÜ’de “Nübüvvetin İspatı” söyleşisi gerçekleştirildi

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamil Güleç Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Nübüvvetin İspatı" konulu programda konuşmacı olarak Ali Yeşilyurt yer aldı.
Söyleşiye çok sayıda öğrenci ile akademik ve idari personel katılırken, programda İslamiyet’in insan, aile ve toplum hayatına bakışı ile peygamberliğin delilleri çeşitli başlıklar altında ele alındı.
Açılış konuşmasında Yeşilyurt, bu tür programların dini meseleleri anlamak ve sorgulamak adına önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ve ortaya koyduğu mesajın tarihi ve ahlaki yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilyurt, peygamberliğin yalnızca bir inanç meselesi değil, insanlığa sunulan hakikatlerin güvenilirliği anlamına da geldiğini söyledi.
Mağara hadisesine değinen Yeşilyurt, zorlu şartlar altında gösterilen teslimiyet ve kararlılığa dikkat çekerek, "Lâ tahzen, innallâhe me‘anâ." sözünü aktardı. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı boyunca doğruluk ve güvenilirlik vasfıyla tanındığını belirten Yeşilyurt, toplum tarafından "El-Emin" olarak nitelendirildiğini hatırlattı ve Hz. Aişe’nin "O’nun ahlakı Kur’an’dı." sözünü paylaştı.
Konuşmasında iman kavramına da değinen Yeşilyurt, "Kâinatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır." ifadelerini kullandı.
Söyleşi, katılımcıların sorularının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin