Esnaflar 2015 Yılından Umutlu - Karabük Haber Postası
Karabük
İmsak 05:27
Güneş 06:52
Öğle 13:03
İkindi 16:24
Akşam 19:05
Yatsı 20:24
İftara son --:--
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Ocak, 2015 16:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Esnaflar 2015 Yılından Umutlu

Karabük Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Atilla Aygün, “2014 yılında küçük esnaf için toplamda 10 Milyon TL finansman kredi desteği sağlandı” dedi
Karabük Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Atilla Aygün, Esnafların 2015 yılından umutlu olduğunu söyledi.
Küçük esnafın özel bankalardan kredi çekmede zorlandığını ifade eden Aygün, kooperatif olarak sağladıkları finansman desteğiyle bunu azaltmaya çalıştıklarını ifade etti.
2014 yılı içinde küçük esnaf için toplamda 10 Milyon TL finansman kredi desteği sağladıklarını belirten Başkan Atilla Aygün, 2015 yılı için daha umutlu olduklarını belirterek “Esnaflarımız, 2014 yılında Türkiye genelinde belli sıkıntıları yaşayan bir grup oldu. Biz kooperatif olarak, esnafımıza elimizden gelen bütün finansal desteği vermeye çalışıyoruz. 2014 yılında 10 Milyon TL civarında bir kredi dağıttık. Bundan 270 civarı bir esnafımız istifade etti. Gönlümüz istiyor ki daha fazlasını yapalım. Küçük esnafımızın, Devlet ve hazine destekli bu krediler olmasa özel bankalardan kredi kullanması çok zor. Bildiğiniz gibi bankacılıkta skorlama, geçmişi yargılama var. Bunlar olduğu için esnafımızın kredi alması çok zor. Krediyi ancak Esnaf Kefalet Kooperatifimiz kanalıyla kullanabiliyorlar. Tabi bu da imkan meselesi. 2014 yılının Aralık ayında finansmanlar durmuştu. Türkiye genelindeki bine yakın kooperatifte bu finansmanlar durmuştu. Ocak ayı itibariyle finansmanlar yeniden açıldı, ancak yeterli düzeyde olmadı. Bu finansman bugün için sadece üç veya dört arkadaşımızın kredisini karşılayabilecek düzeyde. Bu finansman biraz daha geliştirilirse ki gelişeceğine inanıyoruz, küçük esnafımıza daha çok yararlı olacağız. Esnafımıza rahat kredi kullanmayı sağlamaya gayret ediyoruz. 2015 yılından biraz daha umutluyuz. Bildiğiniz gibi seçim dönemi var. Bu zamanlarda verilen vaatler artar. Öyle olacağını sanıyoruz.” dedi.
Küçük esnafın gün geçtikçe daha büyük sıkıntılar çektiğini belirten Aygün “Sektör sektör baktığımızda bütün esnafımızın sorunları var. Bunların teker teker ele alınarak çözülmesi gerekiyor. Küçük esnafın artık rekabet gücü kalmadı. Bu sorunların biran önce çözülmesi ve küçük esnafa yeterli desteğin ve kolaylığın gösterilmesi gerekiyor.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xxx 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
17 Mart, 2026 14:38 tarihinde yayınlandı
0
0

DOMATES, BİBER, PATLICAN… & İRAN, TÜRKİYE

İran dünyanın süper gücü tarafından 2 haftadır aralıksız bombalanıyor. TV lerden görüyoruz. Halk sokaklarda, marketler, manavlar benzinlikler açık. Gıda stoklayan, marketlerde ve benzinliklerde kuyruklar oluşturan insanlar yok. Savaşı bahane edip, gıda fiyatlarına fahiş zam yapan esnaf yok. Vergileri artıran bir yönetim de yok!

40 yıldır tüm dünyanın dışladığı, ağır ambargolar uyguladığı ülke şimdi yerle bir edilmeye çalışılıyor. İran halkının güçlü duruşu, soğuk kanlılığı, metaneti ve mücadele azmi her türlü saygıyı hakkediyor.
Savaşın tüm olumsuz koşullarına rağmen fırsatçılık yapmayan İran esnafını görünce ister istemez bizdekilerle kıyaslıyor ve şaşırıyoruz. İran’da domatesin kilogramının bizim paramızla 16 TL olduğu haberleri medyada gündem oldu.
Dünyanın en büyük domates üreticisi ülkeler sıralamasında 3.sıradayız. İran 7. sırada İlk sırada Çin var.
Bizdeki üretim İran’ın tam 2 katı.

Akıl alır gibi değil. Üretim İran’ın iki katı olmasına rağmen bizde domates 6 kat daha pahalı!
Üstelik savaşta da değiliz.
Gıda enflasyonunda dünya lideri olmamıza az kaldı. Avrupada ilk sıradayız.
Kendi petrol kaynaklarına sahip olan İran’da akaryakıt gübre gibi maliyetlerin düşük olması savaş gibi olağanüstü durumlarda bile alım gücünü olumsuz etkilemiyor. Demek ki, bir ülke için gıda, tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı olmamak, savaş gibi olağanüstü üstü durumlarda hayati derecede önemli.

“Her ülkeyi kendi ekonomisinde, kendi parasıyla değerlendirmek gerekir” diyeceksiniz. Peki o halde alım gücüne bakalım.
İran’da emekli maaşları 200 dolar yani bizim paramızla güncel kurdan 8800 TL. İran’da bir emekli, maaşının tamamı ile 550 kg domates alabiliyor.
Bizde emekli maaşı 20 bin TL
Bizim emeklimiz maaşının tamamı ile 200 kg domates alabiliyor. Savaşta olan İran!
Bizim domates üretimimiz İran’ın 2 katı. Buna rağmen domatesi 6 kat daha pahalı alıyoruz.

İthalata dayalı bir gıda ekonomisi kuran Türkiye’de durum içler acısı. İran’daki savaştan daha şimdiden en çok etkilenen ülke biz olduk. Sebze fiyatları yüzde 35’e varan oranlarda zamlandı.
Örnekler çok. Ukrayna, Rusya yıllardır savaşıyor. Araştırın, bakın. Gıda fiyatlarında, gıda enflasyonunda bizden kat kat iyi durumdalar.

Türkiye’deki hayat pahalılığı savaştaki ülkelerde bile yaşanmayan bir seviyeye çıktı.
Savaş uzar, petrol fiyatları yükselmeye devam ederse, enflasyon tamamen kontrolden çıkar, hayat pahalılığı hepimizin yaşamını derinden etkiler.
Akaryakıta gelen her kuruş zammı olduğu gibi sebzenin meyvenin ve her türlü gıda ürünün üzerine koyan bir zihniyet var.
Daha önce ki bir yazımda; rakamlarla, nakliye kamyonu üzerinden örnek vermiştim. Antalya’dan Karadeniz bölgesine sebze meyve nakleden 30 tonluk bir kamyon için, motorin 60 TL den 100 TL ye çıksa bile, bunun taşıdığı ürüne kg başına etkisi 40 kuruş oluyor demiştim. Bizim uyanık, aç gözlüler, motorinin litresine gelen 40 TL zammı olduğu gibi ürünün kilogram fiyatına yansıtıyor. Oysaki, 40 kuruş koymaları gerekiyor. Şoförün yevmiyesi, yemesi içmesi, amortisman masrafları da dahil hadi 50 kuruş etki etsin.

☆ Ekonomik belirsizlik ortamında insanlar kısa vadeli, çıkarcı ve etik dışı davranışlara eğilim gösterirler.

☆ Enflasyonist ortamda parası olanlar yüksek reel faizlerle servetini korurken, düşük gelirli kesim yoksullaşır.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyür.

☆ Arzın sınırlı olduğu temel ürünlerde kâr hırsıyla yapılan fiyat artışları, insanların gıda ve ilaç gibi yaşamsal ihtiyaçlara erişimini zorlaştırır.
Toplumda huzursuzluk artar.

☆ Gelecek kaygısının artması, gençlerin umutsuzluğu ve “aldatılma” hissiyatı toplumsal yozlaşmayı hızlandırır.

Toplumda, ahlak beka sorunu olmuşsa, sözün bittiği yerdeyiz.

Savaşın rüzgarından bile etkileniyoruz. Allah korusun, savaşta olsak halimiz nice olur?

İlyas Erbay