blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Şubat, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Eski sanal kumar bağımlısının ibret dolu hikayesi

Bolu’da 15 yıllık sanal kumar bağımlılığından kurtulan 34 yaşındaki Ü.A., "Ben küçük oynuyorum" diyerek kendisini kandıranları uyardı. Sistemin önce kazandırıp bağladığını, sonra ise her şeyi geri aldığını belirten Ü.A., "Büyük paralar verdiği zaman daha çok bağlanacaksın. Seni bağladıktan sonra gençliğini vereceksin. Parayı kaybediyordum, eve gidemiyordum. Ben hastanede yattım, parkta yattım, dışarıda yattım, arabada yattım. Bunlar aklıma geldikçe bile çok tuhaf oluyorum, kötü oluyorum. Yol yakından dönün" dedi.
Sanal kumar bağımlılığına bir günde yüksek meblağlar kazanarak adım atan ancak daha sonra her şeyini kaybeden Ü.A., son 1,5 yılda verdiği mücadeleyle hayata yeniden tutundu. Ailesinin desteğiyle Bolu Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne başvuran ve Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’nde (AMATEM) tedavi gören Ü.A., yaşadığı zorlu süreci ve bağımlılığın hayatından neleri çaldığını anlattı.

"İki günde maaşımın 60 katı parayı kumara verdim"
Kumar hikayesinin "büyük bir kazançla" başladığını ancak sonunun hüsran olduğunu belirten Ü.A., "Bir günde maaşımın 40-50 katı kazandım. Ertesi günde para almamam gereken insanlardan tekrar borçlandım, maaşımın 10 katı. İki günde maaşımın 60 katı parayı kumara verdim. Hem aldım hem ekstradan aldığım parayı verdim. Tekrardan gittim başkasından borç alıp kumara verdim iki gün içinde. O iki gün içinde zaten psikolojim iyice alt üst oldu. Üçüncü gün ’Hayatıma artık son vereceğim’ dedim çünkü işin içinden çıkamıyorum başka türlü. Böyle de olmuyor, öyle de olmuyor. Alıyorum da olmuyor, veriyorum da olmuyor" dedi.

"Arkadaşım dostum dediğim kişiler, arkadaşım değilmiş"
Kumar bağımlılığının bir hastalık olduğunu söyleyen Ü.A., bu süreçte sadece ailesinin kendisine destek olduğunu, arkadaşlarının ise sırt çevirdiğini vurgulayarak, "Arkadaşım dostum dediğim kişiler, arkadaşım değilmiş. Tek arkadaşım dostum, ailemmiş. Allah razı olsun. Bir onlar bırakmadı beni. Ailem maddi ve manevi çok etkilendiler. Eşim, annem, babam, kardeşim ve kayınpederime kadar yakın çevremde kim varsa etkilendi. Özellikle de annem, babam ve eşim. Belki de tekrar başlamamanın sebebi ailemdir. Çevremdeki insanlar bunun bir hastalık olduğunu bilmiyorlar. ’Sen bile bile yapıyorsun’ gibisinden konuşuyorlar" dedi.

"Sabah kumar oynamaya başlıyordum"
Kumar oynadığı süre boyunca hayatından birçok şey kaybettiğini aktaran Ü.A., "50 kiloydum. Mesela telefonumdan sabah kumar oynamaya başlıyordum. Akşama kadar çay, sigara. Yemek yemem yoktu, uyku düzenim yoktu. ’Eşim uyusa da ben hemen şurada kumar oynasam’ gibi düşünceler geliyordu. Şu an işten çıkıp eve gitsem uyuyabiliyorum, uyku düzenim var ama o zamanlar işten çıkınca kumar oynamaya gidiyordum, param yoksa eğer para aramaya gidiyordum. Şimdi yemek yiyebiliyorum. İştahım var Allah’a şükür. Uyku düzenim çok iyi, uyuyabiliyorum. Ailemle ilişkim çok iyi" diye konuştu.

"Ben gençliğimi kaybettim"
Gençlere ve hala kumar oynayanlara seslenen Ü.A., "Şu an çoğu kişi bu kumarı oynuyor. ’Oynamayın’ diye uyarıyorum. ’Ben gençliğimi kaybettim’ diyorum. 15 yıl oynadım, gençliğim boşa gitti. Kumar sitelerinden bildirim geliyordu, ayrıca eşim görürse laf söyler diye telefonumu masanın üzerine koyamazdım. Sürekli gizlilik içindeydim. Şu an oynayanlar, ’Ben küçük oynuyorum, 500 liralık oynuyorum, 100 liralık oynuyorum’ diyor. E ben de öyle başlamıştım. 100 lirayla, 200 lirayla ya da 3 lirayla, 5 lirayla benim ilk başladığım zamanlar ama sonrasında ne oldu? Milyonlar gitti, benim gençliğim gitti. Ben 15 yıl boşuna çalışmışım. 15 yıldır aldığım parayı şuradan alıp çöp kutusuna atmışım. Onlar da atacak eğer bırakmazlarsa" ifadelerini kullandı.

"Eve gidemiyordum"
Kaybettiği paralar yüzünden evine gidemediğini ve sokaklarda kaldığını belirten Ü.A., yaşadığı pişmanlığı yineleyerek, "Parayı kaybediyordum, eve gidemiyordum. Evdekilere ne diyeceğim? Ben hastanede yattım, parkta yattım, dışarıda yattım, arabada yattım. Bunlar aklıma geldikçe bile çok tuhaf oluyorum, kötü oluyorum. Bunları düşünmemek istiyorum artık. Kumar oynayanların da yol yakınken bırakmaları gerekiyor. Büyük paralar verdiği zaman daha çok bağlanacaksın. Seni bağladıktan sonra gençliğini vereceksin. Yol yakınken bırakmaları gerekiyor" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Şubat, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Sinem’i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı

Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 7 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı.
Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"Denize girip çıkıyordum, karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim"
Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ilk kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti.
Savunmasında olaylara ilişkin anlatımda bulunan Ali Eren Somun, kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ileri sürerek, "Kimseyi öldürme kastım kesinlikle yoktur. Sevgiliyken bile evlilik hayatı yaşadık. Ailesi beni çok seviyordu. Ne olduğunu anlamadım akrabasına söz verdiği için benden boşanmak istedi. Benimle sıkıntısı, sorunu olmadığını söylüyordu. Olay günü Sinem çok sarhoştu. Eşimle konuşmak için eve gittim. Silahla merdiven boşluğuna ateş ettim. Öldürme kastım yoktu. Korkarak olay yerinden motosikletle uzaklaştım. Beni herkes tanıyordu olayla ilişkin kimse bana bir şey sormasın diye saçımı kestim. Sinop’ta deniz kenarında kaldım. Denize girip çıkıyordum. Karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" dedi.

"Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım"
Ali Eren Somun, hakimin Sinem Somun’un sosyal medyada yaptığı "Türkiye’de 102 günde 132 kadın öldürüldü" paylaşımına neden "133" yorumunu yazdığına dair sorusuna, uğurlu sayısı olduğunu için böyle bir paylaşım yaptığını söyledi. Sanık, ifadesinin devamında, "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" şeklinde konuştu.

Yaralanan bekçi: "Yere düşen Sinem’i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım"
Olayda yaralanan bekçi E.E., duruşmada yaşananları anlatarak, "Saat 22.30 sıralarında Sinem eve geldi. Bir süre sonra apartmandan gelen sesler üzerine komşular durumu bize bildirdi. Kapıyı çalmadan önce içeriden tartışma sesleri geliyordu. Sinem kapıyı açmak üzereyken arka arkaya iki el silah sesi duyduk. Yere düşen Sinem’i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım. Ali Eren balkondan çıkarken, biz Sinem’e müdahalede bulunduk" ifadelerini kullandı.

Duruşma sonrası anneanne fenalaştı
Duruşmanın ardından adliye binası önünde anneanne Gülnaz Topaloğlu rahatsızlandı. Yakınlarının yardımıyla oturtulan Topaloğlu, ihbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Topaloğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirdi.
Duruşma 13 Mart 2026 tarihine ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.