Erbakan Vakfı Gençlik Kolları Karabük İl Başkanı Sezgin Ergün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet (KKTC) müzakereleri ile ilgili basın açıklaması yaptı. Ergün yaptığı açıklamada; “Erbakan Vakfı Karabük Gençlik Kolları olarak Kıbrıs’ta yaşanan ve bizler tarafından tasvip edilmeyen Müzakere Süreci ile ilgili kamuoyuna konu hakkında bir basın açıklaması sunma zorunluluğu hissettik. Biz bu açıklamayı şehitlerimizin ve Erbakan hocamızın bize emaneti karşısında vicdani sorumluluk hissettiğimiz için açıklıyoruz. 18 Ocak’ta her iki tarafın sunacağı şartlarda Türk Tarafının hiçbir kazanımı olmayacaktır. Tek bir farkla! O da Türk tarafının sunduğu şartlarda Türkler daha az kaybedecektir. Yani Kıbrıslı Türkler her hâlükârda kaybedecektir! Kıbrıs Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise buna göz yummakta zafer kazandığını zannetmektedir. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın 1974 yılında fethettiği Kıbrıs’ı bir hiç uğruna ve karşılıksız olarak sırf Rum tarafının gönlü hoş olsun Avrupa ile ilişkilerimiz iyi olsun diyerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu stratejik, jeopolitik ve ekonomik olarak elverişli yerleşim bölgelerini tabiri caizse “hibe” edilmesi, öncelikle orada şehit düşen Kıbrıs Şehitlerimiz olmak üzere tüm Türk milletine ihanet ve de Erbakan Hocamızın mirasına da saygısızlıktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden bugüne Hatay’dan sonra kazanılan ikinci toprak parçası unvanına sahip Kıbrıs ile olan bağlarımız sadece 1974 yılına dayanmamakta,1573 yılına kadar gitmektedir. 1571 yılında İnebahtı Deniz Muharebesi’nde donanmasını kaybeden Osmanlı, 1573 yılında Osmanlı Padişahı Sultan II. Selim tarafından Venedik toprağı olan Kıbrıs adasını fethederek tarihi bir zafer ve de aynı zamanda tarihe geçen dev bir sözün ev sahipliğini yapmıştır. Bu zaferde Osmanlı Sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa’nın büyük payı olmuş ve kendisi bu zafer sonrasında Venedik Büyükelçisi Barbaro’ya tarihe geçen şu sözleri sarf etmiştir ”Biz sizden Kıbrıs’ı alarak kolunuzu kestik. Siz ise bizim İnebahtı’da donanmamızı yakarak bizim sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kol yerine gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür büyür!” Bugün biz onların sakalını dahi kesemiyoruz, onlar ise bırakın kolumuzu, bacaklarımızı da kesiyorlar. Üstelik koltuk değneği bile vermeden! Şanlı tarihimizden ders alınmalıdır. Geçmişimize, şehitlerimize ihanet edilmemelidir. Kıbrıs’ta Türkler azınlık olarak kalmamalıdır. İkinci sınıf vatandaş muamelesi görmemelidir. “Türk tarafının yönetimde 1 yıl, Rum tarafının yönetimde 2 yıl söz sahibi olmalı. Âdil olan budur.” sözü bizi en derinden yaralamış, hayrete ve şaşkınlığa uğratmıştır. Bunun neresi adalettir? Kuzey Kıbrıs’tan değil bir şehir, bir karış toprak bile Rumlara verilmemelidir! Kıbrıs’ta “Türk askerinin bir kısmı kalacaktır” demek bir kısmının gidecek olduğunu göstermektedir. O her karış toprakta 1573 yılından itibaren ve de yakın tarihimiz olan 1974 yılında Necmettin Erbakan hocamızın verdiği korkusuzca emir ile yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı ile adanın bir kısmının yeniden kazanıldığı mücadelede şehit düşen kahraman askerlerimizin hala kurumamış kanları durmaktadır. Ey Erbakan Hocam! Keşke Kıbrıs’ın tamamını alsaydın da istemeye cesaretleri bile olmasaydı. Rauf Denktaş demiştir ki ”Kıbrıs’ı zulümden kurtaran Erbakan’dır”. Bu vesileyle Kıbrıs’ın ilk Cumhurbaşkanı olan ve Kıbrıs için büyük emekleri olan vatanperver merhum Rauf Denktaş’ı ve Kıbrıs’taki Türkleri Rumların zulmünden kurtaran efsane lider Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı rahmetle anıyor, Kuzey Kıbrıs için -umutsuzca- güzel günler diliyoruz. En büyük temennimiz ise 18 Ocaktaki müzakerelerin sonuçsuz kalarak çözüme ulaşamamasıdır. Şuan Kuzey Kıbrıs ve Türkiye için en kârlı ve geçici çözüm budur” dedi.
