karabuk
İmsak 06:02
Güneş 07:27
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:39
Yatsı 19:59
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Kasım, 2025 12:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Endonezya’dan Trabzon’a uzanan son yolculuk

Endonezya’dan tatil için Türkiye’ye gelen 64 yaşındaki Karyono Tarbo Suljadı, Trabzon’da geçirdiği rahatsızlık sonucu ömrünü yitirdi. Suljadı, ailesinin isteği üzerine Trabzon’da defnedildi.
Endonezya’nın Yogyakarta kentinde yaşayan kuru temizleme işletmecisi Karyono Tarbo Suljadı (64), eşi Devi Amertara Sarant (60), oğlu Kautsar Paramahasta (27) ve kızı Ayu Candra Dewi (23) ile birlikte Türkiye’ye tatile geldi. Ailesiyle birlikte İstanbul ve Kapadokya’yı gezen Suljadı’nın son durağı Trabzon oldu. Kente geldikten iki gün sonra rahatsızlanan Suljadı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada ağır bakım ünitesinde 13 gün süren tedaviye karşın Suljadı kurtarılamadı. Suljadı’nın ailesi, Trabzon’daki Endonezya Trabzon Fahri Konsolosu Kadem Çakıroğlu ile irtibata geçerek, merhumun Trabzon’da defnedilmesini istedi. Ailenin isteği üzerine yapılan süreçlerin akabinde Suljadı için Ortahisar ilçesindeki İskenderpaşa Camii’nde cenaze namazı kılındı. Karyono Tarbo Suljadı, kılınan cenaze namazının akabinde Uğurlu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

"Babamın buradaki son günleri çok hoş geçti"
Karyono Tarbo Suljadı’nin oğlu Kautsar Paramahasta, bu kararın kendileri için kolay olmadığını belirterek, "Babamla birlikte buraya gelmiştik ancak babamı burada bırakmak zorundayız. Bu süreçte buradaki insanların âlâ niyetiyle karşılaştığımız için bu türlü bir karar aldık. Babamın buradaki son günleri çok hoş geçti. Bizim dinimizde seyahat yapan şahıslar hayatını nerede kaybettiyse bir an evvel orada defnedilmesi gerekiyor. Benim için bu en yeterli karardı. Bu süreçte Endonezya Ankara Büyükelçiliği ile irtibata geçtik. Sonrasında Kadem Bey ile tanıştık. Babamın hayatını kaybetmesinin akabinde hastanedeki süreçleri Kadem Bey’in yardımıyla halledebildik" dedi.

"Eşimin son günlerini burada yeterli geçirmesi nedeniyle buraya defnedilmesine karar verdik"
Devi Amertara Sarant ise eşinin son günlerinin Trabzon’da yeterli geçmesi nedeniyle defin sürecini yaptıklarını lisana getirerek, "Oğlum Türkiye’den bahsetmişti. Araştırınca Trabzon’un çok hoş bir yer olduğunu gördük. Eşimin de çok güzeline gitmişti. Trabzon’a geldiğimizde eşim rahatsızlandı. Tedavisi için hastaneye kaldırdık. O süreçte Trabzonlular çok ilgi gösterdi, yardımcı oldular. Bize dua ettiler. O dualar benim için çok kıymetliydi. Eşimin durumu berbata gidince düşünmeye başladık. Eşimin son günlerini burada âlâ geçirmesi nedeniyle buraya defnedilmesine karar verdik. Kızım babasının burada defnedileceğini duyduğunda itiraz etti lakin kızımı ikna ettim. Burası çok hoş bir yer. Müslüman bir ülke. Burada ezanlar okunuyor. İnşallah tekrar buraya geleceğiz" halinde konuştu.

Fahri Konsolos Kadem Çakıroğlu: "Aile Trabzon’u çok sevdiği için cenazeyi ülkelerine getirmek istemediler"
Endonezya’nın Trabzon Fahri Konsolosu Kadem Çakıroğlu da, ailenin Trabzon’u çok sevdiği için cenazeyi ülkelerine götürmek istemediklerini kaydederek, "Bir müddet evvel Endonezya’dan Türkiye’ye turistik hedefli bir ailemiz ziyarete geldi. Ziyaretlerinin son durağını Trabzon olarak belirleyen aile kentimize geldiler. Aileden bir kişi rahatsızlanınca KTÜ Farabi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ağır bakım ünitesinde 10 gün boyunca tedavi gördü. Bu süreç sonrası maalesef konuğumuzu kaybettik. Aile Trabzon’u çok sevdiği için cenazeyi ülkelerine getirmek istemediler. Trabzon’da defnetmek istediler. Merhumu burada toprağa verdik. Aile ülkelerine geri dönecek ancak ilerleyen süreçlerde tekrar Trabzon’a geleceklerini söylediler. Hastane süreçlerinde Trabzonluların ağır ilgisiyle karşılaştılar, çok şad kaldılar" sözlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Şubat, 2026 10:51 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Meslek lisesi öğrencilerinin el emeği ürünleri döner sermayeye kazandırılacak

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.

Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor.

Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor.
Okul Müdürü Muammer Demirtaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi.

Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu.

Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.

Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi.

Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti.

Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu.

Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti.

Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin